Neden ibadet ederiz?

Namaz 13 Oca 2021 Buket Cengizalp
İbadet
neden ibadet ederiz
Irina Kononova-Dreamstime.com

Tabii ki Allah için! Ancak temeli, amacı ve derin felsefesi nedir bu işin? Biz aciz kullar neden ibadet ederiz? Bu ince ve zengin anlamlar ihtiva eden son derece hassas, müstesna konuyu gelin birlikte inceleyelim.

Şüphesiz Yüce Allah’ın biz müminlerin namaz kılmasına, oruç tutmasına, duasına ihtiyacı yoktur. Ancak bizler aciz kullar olarak yaratılış amacımızın ibadet etmek olduğunu pekala biliriz.

Sorunun yanıtı kendisinde gizli; neden ibadet ederiz?

Allah için. Yüce Rabbimiz kullarının ibadet etmesini emretmiştir. İbadetin en temel amacı, iyi bir insan olabilmektir. Gayemiz iyilik, güzelliktir. İslam dini daima iyiliği, iyi insan olmayı buyurur. İnsan ibadet ettikçe Allah’a yakınlaşır. Yanlış yola sapmaz, şeytana uymaz. Vesveseden uzak durur.

İç huzursuzluğu ibadetle defederiz. Namaz kıldıkça hem bedenimiz hem zihnimiz sıhhatle, huzurla dolar. Oruç tuttukça zihnimiz de bedenimiz de Hakk’a döner. Bittabi Yüce Allah’ın rızasını kazanabilmek ümidiyle, farz olduğu için oruç tutarız. Aynı zamanda da pek tabii sıhhatimiz, iyiliğimiz için oruç tutarız. Empati kurabilmek için oruç tutarız. “Açın halinden anlamak için” oruç tutarız. Yoksulla empati kurup malımızı, mülkümüzü paylaşmanın kıymetini bilmek için oruç tutarız. Nefsimize hükmedebilmek için oruç tutarız. Yüze Rabbimizin emri olduğu için oruç tutarız.

Kur’an-ı Kerim’de ne diyor?

Müminlerin yol göstericisi Kur’an-ı Kerim’de ibadet etmek ile ilgili birçok ayet mevcuttur. Bu ayetlerden bir tanesi de şu şekildedir:

“Ben, insanları ve cinleri, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat Suresi, 56. Ayet)

Bu ayetten de anlayacağımız üzere bir müminin asli görevidir ibadet. İbadet etmek için yaratılmışızdır. Dolayısıyla neden ibadet ederiz; sorusunu sorduğumuzda insan neden yaratılmıştır sorusunu da sormalıyız.

Kur’an-ı Kerim’de de buyrulduğu gibi insanın Yüce Allah tarafından yaratılış gayesi ibadet etmektir. Biz aciz kullar, ibadet ederek Yüce Rabbimize olan bağlılığımızı, Allah’a gönülden imanımızı ibadet ederek sunmayı amaç ediniriz. Allah her zaman inananlarla beraberdir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de de şöyle buyrulmuştur:

“Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf Suresi, 16. Ayet)

Yaradan, her zaman kulun yanındadır. Her lahzadan haberdardır. Daima korur, gözetir ve esirger. Kul olarak Allah’a inancımızı içten gelerek niyaz ettiğimiz ibadetlerimizle ne kadar çok sunabilirsek Allah da biz kullarının bu çabalarının her anını ve her merhalesini şüphesiz görecektir.

Kainatın sahibi, sırrın sahibi Cenabı Hakk, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:

“Biz, her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” (İsra Suresi, 13. Ayet)

Her el açıp Allah’a hayırlı ve içten dualar ettikçe kaderimiz çabalarımıza bağlı olarak oluşacaktır. O, her şeyi bilen ve görendir. Kulunun ibadetlerini, bu dünyaya geliş amacımız olan ibadetlerimizi gören ve işitendir muhakkak.  O nedenle “kader” kavramını doğru tahlil edip, çabalarımızı doğrudan, iyiden ve güzel amellerden yana, ibadetten yana kullanabilmek gerekir.

Ne zaman ibadet etmeli?

İslam’ın şartlarını, kulluk vazifelerini yerine getirmek, yani layıkıyla ibadet edebilmek çok önemlidir. Ancak diyelim ki her ibadeti layığıyla yerine getiremiyoruz. O zaman nasılsa yapmıyoruz gibi kötü bir mantık boş bir vesveseden ibarettir. Yüce Allah affedicidir. Bir anlamda zararın neresinden dönülse kardır. Bir an önce ibadet etmeye başlamak aslında en doğru zamandır. Hiçbir şey için geç değildir.

Örneğin bugüne dek hiç ibadet etmeyen biri için çok geçtir gibi bir cümle doğru değildir. İbadete başlamak için doğru zaman tam da içinde bulunulan o andır. Yüce Rabbimizin hayırla edilen tüm ibadetlerimizi kabul eylemesi duasıyla…