Neden Oruç Tutarız?

ramazan, ramadan
Allah, hepimizin orucunu kabul etsin

Mübarek Ramazan ayı ile birlikte oruç ile ilgili çeşitli bilgiler beslenme şekilleri gibi detayların yayınlandığı birçok yazı, TV programı gündemimizde olacak. Cevaplarını bildiğimiz sorularımıza tekrar cevaplar arayacağız. Çünkü bu mukaddes ayın bu mukaddes ibadetini hakkıyla yerine getirmek en büyük arzumuz olacak.

Yüce Allah’ın Kuran’da kullarına emrettiği oruç Arapça’da “savm” kelimesi ile karşılık bulur. Savm kelimesi “uzak kalmak-durmak, kişinin kendini koruması veya tutması” anlamlarına gelir. Ramazan ayında tutulan oruç ile yeme içmeden uzak kalmakla birlikte manevi olarak da kötülüklerden uzak durma amaçlanır.  İman edenlerin, nefis terbiyesi ile Allah’a yaklaşma yolunda attığı adımların  görünen bir tezahürüdür oruç.

Tüm ibadetlerden sorumlu olunduğu gibi ergenlik çağına erişmiş her Müslüman oruç tutmak ile yükümlüdür. Niyet ile başlanan oruç şükür ile açılır. Ramazan ayında farz kılınan orucun yanında vacib orucu (bozulmuş olan oruç yerine tutulan oruç), sünnet orucu (Muharrem ayında tutulan oruç), mekruh orucu (sadece cuma ve cumartesi günleri tutulan oruç), müstehap orucu (Pazartesi ve perşembe günleri tutulan oruç), nafile orucu (sayılan gün ve zamanların dışında tutulan oruçlar) gibi oruç türleri İslam geleneğinde mevcuttur. Örneğin Allah Resulü Hz. Muhammed’in doğum gününde oruç tuttuğu rivayet edilmiştir.

Aslında hayat yolculuğumuzda Allah’ın rızasını ve güzel bir ahiret yurdu kazanma yolundaki en büyük savaşımız nefsimizledir. Yüce Rabb’imiz de bunu en güzel şekilde bize oruç ile öğretir. İman edenler bu terbiyenin sadece Ramazan ayında değil ömür boyu süren bir terbiye olduğunu bilerek yaşarlar. Kendilerini Ramazan ayı dışında da kötülüklere karşı tutup iyiliklerde yarışırlar.

Kur’an’da oruç ile ilgili 11 adet ayet bulunur. İlki Bakara Suresi’nin 183. Ayet’idir: “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.”

Yine Bakara Suresinin 184. Ayet’inde “Size farz kılınan oruç sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta olan ise diğer günlerde tutamadığı gün sayısınca tutar. İhtiyarlığından, yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyurmaya yetecek fidye gerekir. Bununla beraber kim gönül isteğiyle fidyeyi artırırsa işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda (yemenizden ve fidye vermenizden) hayırlıdır, bilirseniz.”

Görüldüğü üzere gücü olan herkesin orucu tutmasının hayırlı bir sonucu olduğu bildirilir. İnsanın orucu değil orucun insanı tuttuğu hal elbette insana hayr olarak dönecektir. Kur’an’da Ramazan ayı dışında tutulacak oruçlardan da bahsedilir. Nisa Suresi 92. Ayet’te kısaca bir müminin bir mümini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ölenin ailesine diyet olarak azad edeceği bir kölesi ya da verecek maddi diyeti yok ise arka arkaya iki ay Allah rızası için oruç tutması emredilmiştir.

Allah hepimizin oruçlarını kabul etsin.

Orucun nefs terbiyesi yanında elbette insan sağlığı açısından faydaları da sayısız araştırmaya konu olmuştur. En son yapılan çalışmalarda oruçlu olmanın beyaz kan hücrelerini arttırdığı ve bu sayede bağışıklık sistemini epeyce güçlendirdiğini göstermiştir.Maide suresi 89. Ayette ise; “Allah sizi yeminlerinizdeki boş lakırdıdan ötürü hesaba çekmez, ama bilinçli olarak gerçekleştirdiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutar. Böyle bir yeminin keffâreti, ailenize yedirmekte olduğunuzun orta derecesinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydimek, yahut da özgürlüğünden yoksun kalmış bir benliği özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlara imkân bulamayan üç gün oruç tutar. Yemin ettiğinizde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini böyle açıklar ki şükredebilesiniz.”

Oruç tutmanın saymakla bitmeyecek faydaları arasında şunlar da belirtilmektedir:

Kandaki insülin düzeyinin dengelenmesi ile kilo kontrolünün sağlanmasında etkili olduğu, sindirim sistemimizin dinlenmeye geçerken diğer taraftan metabolizmamızın hızlanması, ruhsal olarak stres seviyesinin düşmesi, ülserli kolit hastalığında sakinleşme, tansiyonun dengelenmesi ve bu gibi daha nice faydaları belirtilmektedir.