Normalleşme Sürecini Çocuklarımıza Nasıl Aktaracağız?

ID 149563964 © Evgenyatamanenko | Dreamstime.com
ID 149563964 © Evgenyatamanenko | Dreamstime.com

Yaşadığımız pandemi dönemi sonrası normalleşmeye ya da yeni terimiyle yeni normale uyum sağlamaya çalışıyoruz. Kimi görüşlere göre artık hiçbir zaman eski yaşamımıza dönmeyeceğiz bir başka görüşe göre de döneceğiz.

Bazı uzmanlar 1918- 1920 yıllarında etkin olan ölümcül virüs, İspanyol gribini hatırlatarak, iki yıllık bir süreçten sonra normal yaşama dönüldüğüne dikkat çekiyor. İspanyol Gribi, 500 milyondan fazla kişiye bulaşarak 18 ay içinde 50 milyon dolayında insanın ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgınlardan biri oldu.

Olaya buradan bakınca durumumuz daha parlak duruyor. Yetişkinler bile yeni normali sorgularken ve adapte olmaya çalışırken çocuklara bu önemli durumu nasıl aktarmalıyız. Uzmanlar çocuklara normalleşmeyi anlatmanın önemi üzerinde duruyor.

Sizin kaygı düzeyiniz çocuğunuzunkini etkiliyor. Bu sebeple tüm kaygınızı onun yanında belli etmemelisiniz. Çocuklara süreçle ilgili tüm bilgilendirmeyi yapmak ve olumlu bir ilişki kurmak önemli.

Her şeyin başında iletişim geliyor. Sağlıklı iletişim birbirlerini dinleyen, anlayan ve çözüm getiren aile üyeleri içinde başlıyor. Sağlıklı iletişim kurabilmek için, iyi bir dinleyici olmak, çocukların ne söylediklerine önem vermek ve konuyu birlikte tartışmak, konuşurken göz teması kurmak, dokunmak, çocukların duygularına önem vermek, onu anladığınızı gösterebilmek, başarıları üzerine konuşmak ve güven vermek, çocukla iş birliği yapmak önemli faktörler.

Çocuklar soyut şeyleri anlamakta zaman zaman zorlanabilirler. Evet bir virüs var ama onu göremiyorlar. Çocuklara virüsün görünmezliğini bu yüzden dikkat edilmesi gerektiği anlatılmalı. Akranlarına, sarılmak ve dokunmak isteyebilirler. Bir süre daha bunu yapmaktan uzak durmaları, çekirdek aile dışında dokunarak iletişim kurmamaları gerektiği izah edilmeli.

Ellerin yıkanması, maske takılması, hapşırma ve öksürme kuralları oyunlarla anlatılabilir. Çocuklar onlara sınır çizilmesinden güven duyar. Bu kuralları bir oyun gibi aktarabiliriz. Nasıl saklambaç oynayan çocuk kural olarak sayması bitene kadar gözünü açmamayı kabul ediyorsa, virüsün getirdiği kuralları da kabul edecektir. Hatta siz ihlal ederseniz sizi uyaracaktır.

Bazı çocuklar değişimlere daha çabuk ayak uydururken bazıları zorlanabilir. Ailesi dışarıya çıkmakta endişe eden bir çocuğun da dışarıya çıkmakta endişe etmesi son derece normal bir durumdur. Çocuğunuza “ Biz iyiyiz, iyi olacağız.” gibi rahatlatıcı söylemlerde bulunmanız onları rahatlatacaktır.

Maske takmak yetişkinler için bile oldukça zorlayan bir zorunlulukken, çocuklar için maske takmak aynı şekilde onları sıkan bir durum. Uzmanlar çocukların maske takmasının çok önemli olduğunu vurguluyor. Çocukların maske takmasını sevimli hale getirmek için sevdikleri çizgi film karakterlerinin üzerinde olduğu maskeler seçilebilir.

Biraz dikiş yeteneğiniz varsa siz de evde bu sevimli maskelerden dikebilirsiniz. Bu dönemde çocukların özellikle açık alanda zaman geçirmesinde fayda var. Çocukların oyuncaklarını paylaşıyor olması da bu dönem için uygun bir alışkanlık değil. Çocuklar bu dönemde kendi oyuncakları ile oynayarak paylaşımda bulunmamalı.

Oyun parkında oynarken elini ağzına götürmemesi için maske bir önlem olabiliyor. Annelerin mümkün olduğunca sık çocukları ellerini yıkamaları için teşvik etmelerinde fayda var. Bu konuda ellerimizi yıkayarak virüsten nasıl korunduğumuzu anlatan videolar da internetten seyrettirilebilir.

Kapalı oyun alanları kesinlikle uzmanların tavsiye etmediği bir zaman geçirme şekli. Kaygısı yüksek çocukları rahatlatma görevi yine anne ve babalara düşüyor. Bu dönemin en sağlıklı biçimde anlatılması, bunun geçici bir süreç olduğunun da belirtilmesi önemli. Yetişkinlerin de oldukça olumsuz psikolojilere girebildiği bu dönemde çocuğunuzun normalden hırçın ve huzursuz olmasını anlayışla karşılamalı ve ona sevgiyle yaklaşmalısınız.