Nurlu günlerimiz üç ayların başlangıcı nedir?

İslam 27 Şub 2021 Contributor
üç ayların başlangıcı
Tabitazn-Dreamstime.com

Kalplerin iman ruhuyla dolduğu üç ayların başlangıcı ve devamı, Müslümanlar için büyük önem taşır. Yaşamın en büyük değerlerinden biri manevi olarak tatmin olmuş bir ruha sahip olmak. Manevi varlığımıza hitap eden üç ayların başlangıcı, içimize ve yaradana dönmemizin en güzel vesilesi.

Dünya dertleri aklımızı ve ruhumuzu her zaman meşgul eder, yorar. Hayatın büyük bir mücadele ile geçtiğinin farkındayız. Bu dertler ve koşturmalar bizi içimizden, ruhumuzdan koparma gücüne sahip. Sabahın erken saatlerinden başlayarak gün boyu süren yoğun tempo, ardından yemek sonrası yorgunlukla birlikte, uykuya çekildiğimiz bir hayat sürüyoruz.

Yoğunlukta bedenimizi bile zor dinlendirirken, ruhumuzu unutuyoruz. Aslında üç ayların başlangıcı ruhumuzu dinleyerek yaradana yöneldiğimiz bir dönemin de başlangıcıdır. Üç ayların varlığı hayat tempomuza maneviyat taşır.

Suhur-u salese nedir?

Belki de ilk defa okuyorsunuz ama evet üç ayların bir diğer adı; suhur-ı salese. Mübarek olan üç ayları Recep, Şaban ve Ramazan için söylenen bu tamlama Osmanlıca bir tamlama. Bu aylardaki Regaip, Miraç ve Berat kandilleri de müminler için çölde bulunan vahaları temsil eder. O kadar nadir ve kıymetlidir. Çölde yol almak, seyahat etmek oldukça güçtür.

Kızgın güneş, zorlayıcı hava koşulları yolculuğu gittikçe güçleştirir. Müminlerde yürüdükleri yolda tıpkı çölde yolculuk edenler gibi dinlenecek bir vaha ararlar. Kullar için kandiller bir dinlenme yeridir. Kalpleri ve vicdanları saran kasvetten Allah’a sığınarak kurtulmak mümkündür.

Üç ayların başlangıcı müminlere müjde midir?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, kesinlikle bir müjdedir. Bu aylarda Allah’ın nuru ve hidayeti kullarının üzerindedir. Günahlarımız için tövbe ederek temiz bir sayfa açmamız için bize verilen bir hediyedir. Esasen üç aylar başladıktan sonra Şaban ayından itibaren Hazreti Muhammed’in oruç ibadetini yoğunlaştırdığına dair rivayetler vardır.

Esas olarak üç aylarda Peygamberimizin geceleri ibadet edilmesini öğütlediği rivayeti üzerine, 2. Selim Osmanlı’da üç ayların belli gecelerinde camilerde kandilleri yaktırmıştır. Bugün kandil olarak andığımız o geceler de camilerde ibadet devam etmiştir.

Osmanlı döneminde önemi neydi?

Müslümanlığın en güzel şekliye yaşandığı Osmanlı İmparatorluğu’nda üç aylar her zaman çok önemsenerek yaşandı. Osmanlı’da eğitim bildiğiniz gibi medreselerde veriyordu ve din eğitimi çok önemseniyordu. Medrese öğrencileri üç aylarda dini hizmetlerde bulunmak ve halkı aydınlatmak için kasaba ve köylere gidiyorlardı.

Yaptıkları bu hizmet “cerre çıkmak”, olarak tabir ediliyordu. Bu gelenek Osmanlı İmparatorluğu’nun başından itibaren uygulandı. “cer” bugünden baktığımızda bir sosyal sorumluluk olarak da adlandırılabilir. Cerre çıkan müderris ve öğrenciler halkın aydınlanmasında önemli bir rol oynadılar. Toplumun kültür düzeyinin artmasına katkı sundular. Aynı zamanda halkın ihtiyaçlarını da gördüler.

Osmanlı Sarayı her zaman sarayda ve ülkenin çeşitli yerlerinde Kuran-ı Kerim, Mevlit ve naatlar okuttu. Osmanlı Devleti üç aylarda her zaman Mekke ve Medine’ye çeşitli hediyeler gönderdi. Bu hediyeler oradaki fakirlere dağıtılırdı. Bu seferi gerçekleştirenlere surre alayı adı verilirdi. Bu alay Eskişehir, Seyitgazi, Bayat, Bolvadin, Akşehir, Konya yollarını takip ederek Suriye’ye geçerdi. Alay Topkapı Sarayı’ndan uğurlanırdı. Padişah alayı mutlaka kendi uğurlardı. Bu gelenek 1389 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından başlatıldı. 529 yıl boyunca da kesintisi devam etti.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI