Öfkeyi kontrol etmek için ipuçları

Zihinsel Sağlık İpek Atacan
yeşil alanda oturan erkek
Adolfo Felix-Unsplash

Zaman zaman öfkeyi kontrol etmek konusunda zorluk yaşanabilir. Yaşanan olaylar neticesinde sinirlere hakim olunamazsa çevreye çeşitli zararlar verilir. Bu nedenle öfkenin kontrol edilebilir hale gelmesini sağlamak gerekir. Müslümanlar, Hz. Muhammed’in davranışlarını tekrarlayıp Allah’a sığınarak kendilerini daha rahat hissedebilir.

Aşırı öfkeli hissetmenin sebepleri neler olabilir?

Kişiyi doğrudan etkileyen önemli olaylar insanlarda bazı duyguları harekete geçirir. Stres, korku, tehlikede hissetmek, çaresiz ve güçsüz kalma durumları öfkeyi tetikler. Kişinin kendini yeterli görememesi, istediği başarıya ulaşamaması, diğer insanların yanlış davranışlarından kaynaklanan sorunlar öfkelenmeye neden olur.

Yalnız hissetme, dışlanma, beklentiyi karşılayamama durumları aşırı öfke uyandırabilir. Kişiye yapılan saygısızlıklar, hakaret içeren söylemler, hak edilen değeri görememe durumları öfkenin kontrol edilmesini zorlaştırır. Hayatın zorlukları karşısında güçlü olma ihtiyacı hissedildiği zaman öfke ortaya çıkarak kendini belli eder.

Öfkenin sebebi her zaman yaşanan olaylardan kaynaklanmayabilir. Yaşanan bazı ruhsal hastalıklar kişinin daha agresif ve sinirli olmasına neden olur. Ancak bu durumlarda öfkenin kontrol edilmesi oldukça önemlidir. Gerekli durumlarda uzmanların yardımına başvurarak tedavi sürecinin başlatılması gerekir.

Genç yaş gruplarında ve ergenlik döneminde bulunan bireyler öfkeyi kontrol etmek konusunda zorluk yaşarlar. Burada öfkenin asıl sebebi gelişim sürecine ayak uyduramamaktan kaynaklanır. Bireyin kim olduğunu sorgulaması, hedeflerini belirleyememesi, büyümeyi kabullenememesi hissedilen öfkenin aşırı olmasına sebep olur.

Hissedilen öfkeyi kontrol etmek mümkün müdür?

Duyguları kontrol altında tutarak yaşamak hem bireyin hem de çevresinde bulunan kişilerin zarar görmesine engel olur. Şiddetten uzak bir tutumla duyguların yansıtılmasını sağlar. Verilen tepkilerde fevri olmamayı, böylelikle davranışların zararsız olmasını kolaylaştırır.

Aniden gelen öfkenin kontrol altında tutulması daha zordur. Ancak bu durumda bulunan kişiler harekete geçmeden önce kendilerine zaman tanımayı öğrenmelilerdir. En azından bir dakikalık kısa bir süre içinde derin nefesler alınıp verilmeli, öfkenin dışarıya nasıl gösterileceğine karar verilmelidir. Her türlü şiddetten kaçınabilmek için gerekirse içinde bulunulan ortam terk edilmelidir.

Genel anlamda öfkeyle mücadele eden kimseler kendilerine sakinleştirici uğraşlar edinmelidir. Bahçe işleri, spor, hobiler, yeni aktiviteler hissedilen kötü duyguları unutturarak yerine güzellerini getirir. Üstelik bu durum yaşanabilecek öfke nöbetlerini engellediği için daha sakin bir insan olmaya yardımcı olur.

Yaşanan öfkenin asıl sebebini bulmak ve çözmeye çalışmak oldukça önemlidir. Sinirlenmeye başlayan kişiler uğraştıkları iş konusunda mola vererek kendilerine sakinleşecek zaman tanımalıdır. Çeşitli esprilerden yararlanarak gülmek de kişinin öfkesini hafifleten unsurlar arasında bulunur.

Hz. Muhammed öfke hakkında nasıl buyurur?

Peygamberler davranışlarıyla her zaman kendilerine iman eden kimselere örnek teşkil eder. Bu nedenle aşırı şekilde hissedilen duyguları kontrol etme konusunda da örnek olurlar. Öfkenin hakimiyeti konusunda Allah’a yaklaşmayı önerirler. Hz. Muhammed şöyle buyurur:

“İnsanoğlu farklı farklı mertebelerde yaratılmıştır. Kimisi nadiren öfkelenir, çabuk yatışır; kimisi çabuk öfkelenir çabuk yatışır, bazısı çabuk öfkelenir zor teskin edilir ki en şerlileri bunlardır. En hayırlıları ise nadiren öfkelenip çabuk yatışanlardır.” (Tirmizi)

Hadisten anlaşıldığı gibi her insanın mertebesi farklıdır. Bu nedenle hissettikleri duygular ve bu duygulara karşı verdikleri tepkiler de bir değildir. Ancak Allah’ın hayırlı kulları nadiren öfkelenip çabuk sakinleşen kimselerdir. Her müminin erişmesi istenen öfke durumu da az yaşanan, etkisi küçük olandır. Bu bağlamda, öfke ne kadar az hissedilirse Allah’a o kadar çok yaklaşmak mümkün hale gelir. Tüm zamanlarda olduğu gibi duyguları aşırı yaşarken de İslam’a sığınmak gerekir.