Ölüme Hazırlanmak Nasıl Olur? Kur’an-ı Kerim’deki Şifa Ayetleri…

İnanç İpek Atacan 29-Tem-2020
© Ravindran Smith | Dreamstime.com

Allah’ın yarattığı her canlının bir ömrü vardır. Canlıdan canlıya yaşam süreleri değişebilmektedir. İnsanların da ömürleri gibi ölümleri de farklıdır. Ölümler bir kaza, hastalık, intihar gibi olabileceği gibi normal bir zaman dilimde de yaşanabilir. İnsanlar için ölüm mutlak son değildir, sonrasında dünya hayatında yaşananların hesabını vereceği bir ahiret günü vardır.

Ölüm nedir? Ölüm, canlı bedenindeki biyolojik olayların geri dönüşemez şekilde fonksiyonlarını kaybetmesidir. İnsanlarda kalp ve beyin ölümü şeklinde iki ölüm vardır. Kalp durduğu fakat beynin durmadığı zamanlarda bitkisel yaşam, beyin ölümü gerçekleştiği zamanda da gerçek ölüm yaşanır.

İnsanların nerede ya da nasıl öldüğü değişiklik gösterebilir. Bazı durumlarda vefat eden kişilerin günahları ölüm anında affedilir. Şehit düşüldüğü zamanlarda, bu kişilere cennetten özel bir yer ayırıldığı Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde bildirilmektedir.

Ölüme hazırlanmak nasıl olur? İnsanlar, doğdukları günden itibaren onlara verilen ömür kadar yaşarlar. Bu ömrün sonunda ne yaptıkları, vakitlerini nereye harcadıkları, ibadetleri yerine getirip getirmedikleri hakkında ahiret gününde bir sorguya çekilirler. Bu yüzden ölüme hazırlanmak gerekmektedir.

Her Müslüman, öldükten sonra iyi ameller işlerse cennete, kötü ameller işlerse cehenneme gideceğini bilmektedir. Ölümün ne zaman geleceğini yalnızca Allah bildiği için her an ölüme hazır halde beklenmelidir. Vakitli yapılması gereken ibadetler kazaya bırakılmamalı, ölüm yalnızca yaşlı insanlar için varmış gibi düşünülmemelidir.

Ölüm, iyi ameller işleyerek hayırlı işler yapan Müslümanlar için kötü değildir. Bu kimseler ölümden korkmaz aksine, Allah’a kavuşacaklarını bildikleri için ölümü güzel şekilde beklerler. Ayrıca ölümü hatırlamak, insanları iyi davranışlarda bulunmaya teşvik eder. Kötü davranışlardan uzak durmasını sağlar.

Ölüm için hazır beklemek önemli değildir. Önemli olan ölümden sonraki hayat için hazır şekilde beklemektir. Hz. Muhammed, hadis-i şerifinde “En akıllınız, ölümü çok hatırlayan, ahiret için azık toplamakta acele edendir. Ölümü çok hatırlayan dünya ve ahiret saadetine kavuşur.” buyurmaktadır. (Taberani)

Ölümü hatırlayan kimseler hayatlarında daha iyi insanlar haline gelir. Yaptıkları iyi işlerin karşılığını alacağını bilen kimseler daha güzel ameller işlerler. Kötü şeyler yapan insanlar ise ölümü hatırlayarak kendilerini durdururlar. Çünkü yapılan her işin hesabı insana sorulacaktır.

Kur’an-ı Kerim’deki şifa ayetleri nelerdir? Allah, verdiği hastalıklar için şifa da vermiştir. Tedavisi bulunmayan bir hastalık yoktur, tedavisi henüz bulunmamış bir hastalık vardır. Hz. Muhammed hastalıklar için faziletleri çok olan Fatiha suresinin okunmasını tavsiye etmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de şifa ile ilgili birçok ayet bulunmaktadır. Allah, “Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!” Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamından bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır.” buyurur. (Nahl, 16/69)

Allah, dilediğini yapabilecek kudrete sahiptir. Bu nedenle hastalık anında ona dua ederek şifa istemek gerekmektedir. Hastalığı veren Allah olduğu gibi, şifayı veren de o olacaktır. Kur’an-ı Kerim’de “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. Beni yediren ve içirendir. Hastalandığım zaman bana şifa verendir. Canımı alacak olan, sonra beni yeniden diriltecek olandır.” buyrulur. (Şu’ara, 26/78-81)

Ölüm, canlılar için yaşanması doğal olan bir durumdur. Ne zaman geleceği belli değildir. Bu sebeple kişiler hayatlarını her zaman ölebilecekmiş gibi yaşamalıdır. Ölümü hatırlamak kişiyi rahatsız etmemeli aksine rahatlatmalıdır. Yaşanan iyi ve kötü her şey son bulup Allah’a yönelecektir. Yapılan ameller de buna göre yapılmalıdır.