Ölünün ardından hangi hayırlar yapılabilir?

Dua Contributor
ifrah-akhter-fh1aFRhRAFk-unsplash (1)
Ifrah Akhter-Unsplash

İslam inancında, ölünün ardından yapılması gereken bazı sorumluluklarla birlikte hayır işleri de vardır. Buna göre, kişiyi uygun şekilde defnetmek; aile, akraba, eş, dost ya da diğer din kardeşlerinin sorumluluğundadır. Ölen kimsenin ardından hayır işlemek ya da iyilik olarak nitelendirilebilecek işler yapmaksa geride kalanların tercihidir.

Hayır bakımından ölünün ardından hangi işler yapılabilir?

Bir kimse vefat ettiğinde, sadaka-i cariye dışındaki tüm işleri için amel defteri kapanır. Ancak geride kalan kişilerin ölünün ardından yapabileceği hayır ve hasenatlar vardır. Bu hayırları; ölünün kalan borçlarını ödemek, ölü için dua etmek ve ölü için sadaka vermek şeklinde sıralamak mümkündür.

Ölen kişinin borcunun ödenmesi, onun için mutlaka yapılması gereken bir iştir. Böylece ölü üzerindeki kul hakların kalkmış olması umulur. Ölen kişi şayet miras bıraktıysa, borçlar bu miras içerisinden de ödenebilir. Burada gönül rızası var olan herkesin, yakınlık bağı fark etmeksizin, ölen kişinin borçlarını ödemesi mümkündür.

Ölen kişi için yapılabilecek diğer hayırlar da dua etmek ve sadaka vermek şeklindedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim ayetlerinde ve bazı hadislerde ölünün arkasından dua edilmesinin faydalı bir iş olduğu belirtilir. Sadaka konusundaysa, sevabını ölen kimseye bağlamak şartıyla maddi ve manevi iyilikler yapılabileceği bilinir.

Vefat eden adına ibadet yapılabilir mi?

Ölen kişi adına bedeni ve mali ibadetlerin yapılıp yapılamayacağı konusunda bazı fikir ayrılıkları vardır. Bu noktada kurban kesmek ya da hac ibadetini yaparak ölüye bağışlamak konusunda fikir birliği vardır. Ancak oruç konusunda birbirinden farklı görüşlerin öne sürüldüğü görülebilir.

İslam alimleri oruç konusuyla alakalı olan hadislerden başlıca iki yorum çıkarmıştır. Bunlardan ilki Ramazan orucu borcuna sahip olarak ölenlerin borç oruçlarının tutulabileceği yönündedir. Ancak bu karşılık, ölü arkasından tutulabilecek orucun yalnızca nezir orucu olduğunu savunan görüşlerle karşılaşmak da mümkündür.

Ölen kişi yerine hac yapılır mı?

Hac ibadeti hem mali hem de bedeni ibadetler arasında sayılabilir. İslam’ın şartları arasında gösterilen hac hem meşakkatli hem de maddiyat gerektiren bir yapıya sahip olduğu için gücü olmayan kimselere şart koşulmaz. Ancak ölen birinin yerine bu ibadeti gerçekleştirip, sevabını da yine ölen kişiye bağışlayabilirsiniz.

Ebu Davud Büreyre’den rivayet edildiği üzere, bir kadın yaşarken hiç hacca gitmeyen annesinin yerine hacca gidip gidemeyeceğini Hz. Muhammed’e sorar. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de “Evet, ona bedel haccet.” buyurular. (Müslim)

Ölünün arkasından ibadet etmekle alakalı buna benzer başka rivayetlerle karşılaşmak da mümkündür. Bu noktada asıl olan; halis niyetlerle ibadet etmek, bu ibadetin sevabını ölen kimseye bağışlamak ve gerisini Allahü Teala’nın takdirine bırakmaktır. Allah, yüce bir şefkat ve merhametin sahibidir. Dilerse gönderilen bu sevap hürmetiyle ibadet borcu olarak ölen kullarını affeder. Bizlere düşen ölen kimsenin bağışlanmasını ve huzur bulmasını isteyerek duaya devam etmektir.

Kısacası, kişi öldükten sonra amel defteri kapanır ve ebedi ahiret yaşamı yolculuğu başlar. Ölüyü layığı ile defnetmek geride kalan tüm Müslümanların vazifesidir. Ancak vefat eden kimselerin affedilmesi adına yapılabilecek hayır ve hasenatlar da bulunur. Bu bağlamda; ölü için dua edilebilir, sadaka verilebilir, sevabını bağışlamak adına kurban kesilebilir, oruç tutulabilir ve hacca gidilebilir. Konuyla alakalı hadis yorumlarından çıkarılan ağırlıklı sonuç da budur. Allahü Teala dilerse vefat eden kullarını, geride kalanların işlemiş olduğu hayırlar hürmetine bağışlar.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.