Ölüyü 3 şey takip eder. Nedir bunlar?

İslam 11 Mar 2021 Contributor
ölüyü üç şey takip eder
Rodion Kutsaev-Unsplash

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bir hadisinde yer aldığı üzere ölüyü 3 şey takip eder. Bunların ne olduğu da Müslümanlar tarafından araştırılan bir konudur. Çünkü dünya yaşamı fanidir ve türlü aldatmacalarla doludur. Ahirette yanımıza götürebileceklerimizse oldukça azdır.

Hz. Muhammed ölüyü 3 şey takip eder hadisinde ne buyurur?

Hadisi şerifler, Müslümanların dünya ve ahiret yaşamına ışık olabilecek birer yol göstericilerdir. Bu bakımdan sahih hadislerden alınabilecek pek çok ibret ve ders olduğu kabul edilir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ölümle ilgili hadislerinden birinde şöyle buyrulur:

“Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır.” (Buhari, Müslim)

Bu hadisten anlaşıldığı üzere kişinin henüz hayattayken yaptığı şeylerin bir kısmı ölümden sonra kalmaz ve hiçbir fayda sağlamaz. Çocuklarımız ve mallarımız ancak biz gömülene kadar yanımızda bulunabilirler. Sonrasında ölen kişi dünya yaşamında yapmış olduğu iyi ve kötü amellerle baş başa kalır.

Söz konusu hadisten alınması gereken dersler nelerdir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in her bir hadisi anlayanlar için bir ders niteliğindedir. Konuyla alakalı olan ölüyü 3 şey takip eder hadisi de böyledir. Dünya yaşamını mal ve mülk gibi hırslarla doldurmak ahirette bir işe yaramaz. Çoluk ve çocukla övünmek, kibre kapılmak da kişiye öldükten sonra bir fayda sağlamaz. Kabir ve ahiret yaşamını belirleyen tek unsur kişinin kendi amelidir. Bu hadisten alınması gereken yegane ders de budur.

Ölüm ve ölüye kalanlarla alakalı farklı hadislerle karşılaşmak da mümkündür. Bunlardan çıkarılacak ana fikirse kişinin dünyada edindiği mali birikimi yine dünyalılara bıraktığı yönündedir. Yani ölünün yediği ve harcadığı dışında kalan malı, ölümden sonra mirasçılarına kalır. Dinimizde zengin ve fakir ayrımının olmadığı da bu noktada anlaşılır. Yani kişi amellerinden ve amelleriyle hesaba çekilir. Bu bakımdan asıl zenginlik mal ve mülkle değil; işlenen ve yapılan salih amellerle belirlenir.

Geriye kalanların ölen kimse için nasıl faydası olur?

Ölen kimsenin geride kalan aile ve yakınlarının sonrasından hayırda bulunup bulunamayacağı oldukça merak edilen bir konudur. Dinimizde bedeni ve mali olmak üzere kişiye farz kılınan birtakım ibadetler vardır. İslami kaynaklarda yer verildiği üzere ölen kişinin namaz ve oruç gibi bedeni ibadetlerinin bir başkası tarafından yapılması mümkün değildir. Ancak mali ibadet ve borçlar için bundan farklı bir durum söz konusudur. Yani, zekat gibi mali ibadetten kalan borçların ölen kimsenin yakınları tarafından ödenmesi mümkündür.

Geride kalanların yapmış oldukları ibadetin sevabını ölüye bağışlaması da mümkün olan bir durumdur. İslam alimleri ölen kimsenin bu bağıştan faydalanacağı yönündeki bir hükmü benimsemişlerdir.

Kısacası, dünya insana fani bir yaşamın verildiği sınavdan başka bir şey değildir. Ömür boyunca peşinde koşulan mal ve zenginliğin yaşarken dokunan faydası ölümle birlikte son bulur. Hatta, burada yetiştirdiğimiz evlatlar da ancak kabre kadar bize eşlik edebilirler. Hesap vakti gelip çattığında kişi amelleriyle baş başa kalır ve kendisine bundan başka hiçbir yaptığının faydası dokunmaz.

Bedeni ibadetler için olmasa da mali birtakım ibadetin ölünün adına sonradan yapılıp ödenmesi mümkündür. Yine ölen kimseye sevabını bağışlamak suretiyle ibadet yapılması da kabul görmüş bir iştir. Öyleyse bizlere düşen, ne zaman sonlanacağını bilmediğimiz ömrü ibadet ve salih amel peşinde geçirmektir.

YAZI: İPEK ATACAN