On sekiz bin alem ve derin manası nedir?

Felsefe Contributor
manzaraya bakan erkek
Judyshin-Dreamstime

Bazı kaynaklara göre Allah’ın on sekiz bin alem yarattığı ileri sürülür. Ancak bu sayı yalnızca fazla bir miktar olduğunu göstermek için kullanılır. Aslında Allah’ın yarattığı alemler sayılamayacak kadar fazladır. Sadece canlılar ve cansızlar alemi olarak ikiye ayrılsa bile alt gruplarına bakıldığında bu sayının ne kadar fazla olduğu anlaşılır.

İslam’a göre alem nedir?

Kelime anlamıyla alem kavramı, uzayda bulunan her şeyi temsil eder. Dünya, hayvanlar, bitkiler, koşullar, yaşanılan ortamlar, duygu ve düşünceler de birer alem niteliği taşır. Ancak İslam’a göre alem kavramı, Allah’ın varlığına işaret eden alametler için kullanılır.

Genel olarak alemler canlı, cansız ve yarı canlı olarak üçe ayrılır. Ancak canlılar ve cansızlar olarak ayrılması da mümkündür. Bu alemlerin her birinde Allah’ın yarattığı düzen mevcuttur. Tüm alemler birbiriyle etkileşim içinde olduğu için birinde yaşanan sorunlar bir diğerinin yok olmasına neden olabilir. Allah’ın yarattığı alemleri koruma görevi her Müslümana verilmiş bir görevdir.

Kur’an-ı Kerim’de alem kelimesi çoğul haliyle, yani alemin şeklinde kullanılır. Toplamda 73 kez geçerek bir kısmında alemlerin yaratıcısı olan Allah’ın gücü vurgulanır. Ayrıca alemin, o güne kadar gelmiş ve gelecek tüm varlıkları da nitelemek için kullanılır.

Allah’ın yarattığı on sekiz bin alem neyi temsil eder?

Gücü ve kudreti sonsuz olan Allah’ın yarattığı alemleri saymak mümkün değildir. Ancak on sekiz bin alem yarattığı hakkında bazı sözler mevcuttur. Bunların kaynağı Arap edebiyatından ve matematiğinden kaynaklandığı için belirtilen sayının tek amacı çokluk belirtmektir.

Arapçada 7 ve 7’nin on katlarıyla beraber on sekiz bin, yirmi sekiz bin gibi sayılar çokluğu ifade eder. Yaratılan alemlerin ne kadar fazla olduğunu göstermek için de bu sayılar kullanılır. Ancak hali hazırda sayılan, Allah’ın yarattığı söylenen alemler bu sayıdan kat kat fazladır.

Canlılar aleminde bulunan en küçük parça hücredir ancak her bir hücre diğerinden farklı olduğu için bir alem olarak kabul edilebilir. Hücreler alem olmasa dahi içinde bulundukları gruplar birer alemdir. Yaşayan ve yaşamayan tüm varlıkların Allah tarafından yaratılması, ne kadar kalabalık bir dünyada yaşandığını gösterir.

Allah’ın alemlerin Rabbi olması, Hz. Muhammed’in alemlere rahmet olarak gönderilmesi durumlarında bahsedilen alem, tüm varlıkları kapsar. Bu nedenle sayılara aldanmak yerine asıl bahsedilen durumun çokluk olduğunu kavramak oldukça önemlidir.

Kainat kaç günde yaratıldı?

Evren, içinde her şeyi bulunduran bir büyüklüğü ifade eder. Bu büyüklüğü yaratan Allah, binlerce alemi yaratarak denge ve düzen içinde varlıklarını devam ettirmesini sağlar. Çevresine görmek için bakan her insan Allah’ın yarattığı düzeni fark ederek iman eder. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır. Onsuz size ne bir dost ne bir şefaatçi bulunur. Hala düşünüp ders almaz mısınız?” (Secde, 32/4)

Ayette söylendiği gibi Allah’ın gücü öyle çoktur ki kainatın yaratılması onun için yalnızca altı gündür. Bahsedilen günler dünyadaki gibi 24 saatten oluşan günler olmasa da Allah için oldukça kısa süren bir zaman dilimidir. Yarattığı her varlık da Allah’a iman etmekle yükümlü olduğu için dünyada bulunur. Yalnızca akıl ve irade sahibi olan kısımsa Allah’a olan imanından dolayı ahirette sorguya çekilir. Bu nedenle kainatta bulunan diğer varlıklar gibi insanların da Allah’a iman etmesi, onun için ibadet etmesi oldukça önemlidir.