Reyyanın Anlamı Nedir? Cennet Kapısı!

Photo 98252580 © Rvo233 - Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim’de insanın yapmakla yükümlü olduğu emir ve yasaklar bulunur. Müslümanlar bu emir ve yasakları yerine getirerek ibadet ederler. İbadetler, insanların dünya ve ahiret hayatını güzel geçirmesini sağlar. Yerine getirilen ibadetler için mükafatlar bulunur. Peki reyyanın anlamı nedir?

Oruç ibadeti nedir? Oruç ibadeti İslam’ın beş şartından biri olduğu için Ramazan ayında yapılması farz olan bir ibadettir. Oruç tutan kimseler Allah rızası için niyet ederek, imsak vaktinden güneşin batışına kadar her türlü yemek ve içmekten uzak dururlar. Mükellef olan herkes oruç tutmalıdır.

Ramazan ayında farz olan oruçların dışında başka oruçlar da vardır. Bu oruçlar nafile olarak kişinin isteğine bağlı tutulabilir. Sünnet olarak Muharrem ayında dokuz ve onuncu günlerde veya onuncu ve on birinci günlerde tutulan oruçlar vardır.

Bozulan adakların ve bozulan nafile oruçların yerine tutulan vacip oruçlar da bulunur. Tutulan her oruç, insanlara sevap getirir ve Allah’a olan borcun ödenmesine yardımcı olur. Yalnızca Ramazan Bayramının ilk günü ile Kurban Bayramının tamamında oruç tutmak haramdır.

Reyyanın anlamı nedir?

Oruç ibadetini yerine getirenler için cennetteki Reyyan kapısı nedir? Oruç ibadeti beden ile yapılan ve insanın nefsine hakim olması için yapılan bir ibadettir. Bu ibadeti yerine getiren kimseler için cennette bir Reyyan kapısı bulunur. Oruç tutmayan kimseler Reyyan kapısından geçemeyecektir.

Reyyan kelimesi, susuzluk ihtiyacı hissetmemek anlamına gelir. Oruç tutulurken hissedilen açlık ve susuzluk, Reyyan kapısından geçen kimseler için sonlanacaktır. Bu kimseler yeniden suya ihtiyaç duymayacaklardır. Hz. Muhammed bu durumu, “Kim bu kapıdan girerse, sonsuza dek susuzluk hissi duymaz.” hadisi ile müjdelemiştir. (İbni Mace)

Hz. Muhammed, Reyyan kapısı ile ilgili hadis-i şerifinde “Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. ‘Oruçlular nerede?’ diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” (Buhari) buyurmuştur.

Oruç ibadeti ile ilgili hadis-i şerifler nelerdir? Oruç, Kur’an-ı Kerim ve hadislerde sıkça geçen bir ibadettir. Nefsin hakimiyeti, yoksulluk çeken kimseleri anlamak, toplumda dayanışma sağlamak için yapılan bir ibadettir.

İbadet sabır gerektirir. İmsak vaktinden akşam vaktine kadar vücuda hiçbir şey girmemesi insanların nefsini zorlarlar. Bu sebeple sabırlı olmak gerekir. Hz. Muhammed, hadis-i şerifinde “Oruç sabrın yarısıdır.” buyurarak, bu durumun önemini ifade etmiştir. (Tirmizi)

Aslında oruç tutmak insanları kötülüklerden korur, sevap kazanmasına ve günahlarının silinmesine yardımcı olur. Bu sebeple orucu hakkıyla tutmak gerekir. Hz. Muhammed, “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhari) buyurmuştur.

Oruç tutmak insanlara sağlık ve huzur verir

Yapılan ibadetlerin tamamında olduğu gibi Allah’a yaklaştırır ve onun dostluğunu edinmeye yardımcı olur. Oruçlu kimselerin yaptığı her hareket birer sevap olarak hanesine yazılır. Oruçlu iken yapılan kötü davranışlar ise tutulan orucun değerini azaltır.

Ramazan ayının 30 günü oruç tutulur. Bu ay ile ilgili olarak Hz. Muhammed, “Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah-u Teala,  bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” buyurmuştur.

Oruç, günahların affını sağlar. Oruç tutan kimseler cehennem ateşinden uzak tutulur. Evlerinin bereketi, vücutlarının sağlığı, işlerindeki kazancı, amel defterlerindeki sevapları artar. Oruç tutmak Müslümanları Hz. Muhammed’e ve Allah’a dost eder.