Osmanlı kadınlarının güzellik sırları neler?

Kültür Contributor
anne-nygard-T1qTRav_KGA-unsplash

Düzgün, edepli, derli toplu görünebilmek Osmanlı kadınlarının güzellik sırları arasında ilk sıralarda gelirdi. Ayrıca şüphesiz olarak hamam bulunuyor. Osmanlı’da siyah saç oldukça makbulmüş saçları siyah olmayanlar bile siyaha boyarlarmış. Osmanlı dönemi kadınlarına yönelik yapılan bir araştırmada karşımıza beyaz ten, iri kaş ve göz, belirgin kirpik, uzun örgülü saçlar çıkıyor.

Günümüzde de kaşların ve kirpiklerin yeniden güzellik trendi olarak karşımızda olduğunu biliyoruz. 16. yüzyıl seyyahlarından Canaye’de  Osmanlı kadınlarının siyah gözlü, siyah saçlı olduklarını yazıyor.  O dönem kadınlarını ud çalan, ince zevke sahip kişiler olarak da tanımlıyor. Osmanlı kadınları için güzellik kavramının önemli olduğunu 1700’lerin sonunda eşinin işi sebebi ile bir sene İstanbul’a gelip kalmış olan Lady Montegu tarafından tespit ediliyor.

Temizlik en başta!

Geçmişe dönük bir araştırma yaptığımızda karşımıza ilginç bir dergi çıkıyor. Bu dergi kadınlara güzel demek için nelerin gerektiğini tanımlayan bir yazı yayınlıyor. Bu derginin o dönem asıl mesleği defterdarlık olan Ahmed b. Mahmud’a ait olduğunu öğreniyoruz. O dönem için bir kadının güzel sayılması kuralları arasında beyaz ten ve beyaz diş karşımıza çıkıyor. Divan Edebiyatı’ndan da çok iyi hatırlayacağımız kaş, göz ve saç karalığı yine övgüye layık bulunan özellikler.

El ve ayakların küçük olması da o dönemin estetik anlayışı arasında yer alıyor. Güzellik kavramına buradan baktığımızda bazı kodların belki de genetiğimize işlediğini söylemek mümkün.

Osmanlı kadınlarının güzellik sırları; hamam kültürü

Osmanlı kadınları için hamam kültürü oldukça önemli. Her kadın mutlaka hamama gidiyor, hamam düzenli olarak yapılan bir temizlik ve güzellik alışkanlığı kadar sosyalleşmenin de merkezi. Kapalı bir yapıda yaşayan pek çok kadın hamamda sosyal bir ortamda bulunuyordu. Hamam uzun saatlerin geçirildiği, keyif ve sohbet de içeren bir ritüeldi.

Osmanlı’da kadınlar sabun kullanıyordu. Kendisine özel sabun ürettiren kadınların sayısı bir hayli fazlaydı. Ebegümeci ve hatmi çiçeğinden yapılan yağlar saç bakımında kullanılıyordu. Bu yağlar hem saçı yumuşatıyor hem de bakım yapıyordu.

Yüz bakımı için kili keşfetmişlerdi. Kili su ile karıştırıyor ve yüzlerine sürüyorlardı. Bugünden baktığımızda kozmetik sektöründe hala kullanılan kilin cilt temizliği için önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz.

Keseden sonra yine cildin kurmaması için yağlanmak da adetti. Güzel kokulu yağlar hem cildi yumuşatıyor hem de güzel koku yayıyordu. Badem yağı da en çok kullanılan yağlardan biriydi. Gül suyu o dönemin en çok beğenilen ve en sevilen kokusuydu, tabii pahalı olduğu için en çok saray çevresi gül suyunu kullanabiliyordu.

Beyaz tenli olmanın bu kadar önemli bir değer görüldüğü toplumda cildi beyazlatmak için bir formülleri vardı; o da limon suyuydu. Beyaz teni önemseyen her kadın limon suyunu kullanıyordu.

Kirazı hiç böyle düşünmemişsinizdir!

Meyvelerden kirazda Osmanlı kadınlarının beslenmedeki güzellik sırrıydı. Lady Montegu anılarında Osmanlı kadınları için boylu poslu ifadesini kullanıyor. Kadınların hepsinin saçının örgülü olduğunu da belirtiyor. Bir hamam anısını anlatırken kadınların kibarlıklarını bozmadıklarını ve saçlarının da örgülü olduğunu tasvir ediyor.

Osmanlı kadınları sokağa çıkarken çarşafa sarınarak kendilerini gizleseler de ev haytalarında giyimlerine oldukça özen gösteriyorlardı.  Kışın çuhadan, yazın ince veya ipekli bir kumaştan yapılan feraceleri olmadan dışarıya çıkmıyorlardı. O dönemin tespitlerinden bir tanesi de kadınların ekonomik durumları çok yüksek olmasa bile giyimlerine dikkat ettikleri üzerine.

Kadınlar kendi aralarında toplandıklarında eğer cariyeleri var ise ona müzik aleti çaldırarak eğleniyorlar. Anne olmanın ve doğurganlığın önemi kadınlar için birinci sırada geliyor.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.