Osmanlı Padişahlarının Ehli Beyt Kavramına Karşı Duyduğu Muhabbet Nasıldır?

dreamstime_s_32865992

Ehli beyt! Tarihin önemli bir bölümünde Osmanlı padişahları, dünyadaki Müslümanlar adına bazı çalışmalar yapmış ve Osmanlı devleti olarak İslam’ı önemli ölçüde yaymışlardır. Bir İslam devleti olarak hüküm süren Osmanlı, ehli beyte karşı da derin bir muhabbet duymuştur. Onların bu muhabbetlerini yerine getirdikleri dini vazifelerden anlamak mümkündür.

Osmanlı padişahlarının dini vazifeleri nelerdir? Halifelik, Ridaniye Savaşı’ndan sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı için bir görev haline gelmiştir. Böylelikle Osmanlı padişahları babadan oğula halifeliği üstlenmiş, devlet adına dini çalışmalarda bulunmuşlardır.

Siyasi, sosyal, ekonomik, eğitim, spor, bilim gibi pek çok alanda kendini öne çıkaran Osmanlı, en çok dini konularda ilerleme kat etmiştir. Osmanlı padişahları kendilerine verilen dini vazifelerle hem ferdi hem de ülke bazında sorumluluk almışlardır.

Osmanlı padişahlarının ehli beytten olanlara karşı duyduğu muhabbet nasıldır? Salih Müslümanların en belirgin özelliği Hz. Muhammed’in sevmenin yanı sıra ehli beytten olanları da sevmektir.  Tarih incelendiğinde Osmanlı padişahları tarafından da Hz. Muhammed’e ve ehli beyte karşı sevgi duyulduğu anlaşılır.

Osmanlı ve din ilişkisi nasıldı?

Ehli beyte olan sevgi ve gösterilen hürmet, Hz. Muhammed’e yapılmış olan sevgi ve hürmettir. Osmanlı padişahları, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ve ailesinden kalan alışkanlıkları dini bir vazife olarak kabul etmiş, bunların yayılması için de büyük bir çaba vermişlerdir.

Allah’a ve Hz. Muhammed’e karşı duyulan muhabbet, Osmanlı padişahları tarafından dikkat edilen bir husustur. Buna göre, yalnızca İslam hukukuna bağlı kalınmamış aynı zamanda yapılan her davranışta ehli beyte uygun hareketler edilmiştir.

Osmanlı devleti yönetiminde hangi dini vazifeler öncelikli olmuştur?

Çeşitli politikalarıyla İslam’ın yayılmasını sağlayan Osmanlı devleti, dinin içerdiği her emri uygulamaya çalışmıştır. Bu esnada bazı düzenlemeler getirilerek gayrimüslim halkın hakları da gözetilmiştir.

İslam, dünyadaki pek çok coğrafyada Osmanlı devleti adı altında ve Osmanlı padişahları tarafından yönetilmiştir. Bu durumlarda sayıca kalabalık, coğrafi olarak geniş bölgelerde İslam’ı yaşamak ve yaşatmak da önem kazanmıştır. Halifelik görevinin ardından Osmanlı devleti için İslam’a uygun yaşamak da zorlaşmış, yeni kurallara gerek duyulmuştur.

Osmanlı padişahları, yönetimde adaletten şaşmamışlardır. Buna göre, Hz. Muhammed’in devlet yönetiminde uyguladığı çoğu politika Osmanlı devleti içerisinde de uygulanmıştır. Azınlıklarla beraber Müslümanların birlik ve beraberlik içinde kalabilmeleri adına çalışmalar yapılmıştır.

Osmanlı devleti ilim ve bilime önem veren bir devlettir. Yapılan bilim çalışmalarında Osmanlı padişahları tarafından desteklenen ve gerekli yardımlar alan İslam alimleri çok büyük çalışmalarda bulunmuşlardır.

Toplum içindeki düzeni sağlamak adına Osmanlı padişahları tarafından yapılan çalışmalardan biri de zulmü önlemek olmuştur. Para, itibar, mal ve mülk sahibi olan kişilerin maddi durumu kötü olan bireyleri ezmemesi adına çeşitli çalışmalar yapılmıştır.

Hz. Muhammed’in vefatının ardından ortaya çıkan halifelik görevi pek çok kişi tarafından üstlenilmiştir. Verilmesi gereken önemli kararlarda, sefer sırasında, toplumu ilgilendiren ciddi konularda İslam’a uygun karar vermek de halife olan Osmanlı padişahları için bir görev olmuştur.

Ehli beyt ve Osmanlı

Allah’ın emir ve yasaklarına uygun düzenlemeler sayesinde Osmanlı padişahları, ülkenin pek çok yerinde ibadethaneler açmıştır. Saray sultanları da bütçeleri ile çeşmeler, kervansaraylar yaptırarak Osmanlı padişahları tarafından yapılan çalışmalara destek olmuşlardır. İbadet etmek kolaylaştırılmış, namaz vakitlerinde de çalışan kesimlere kolaylıklar sağlanmıştır.

Sonuç olarak, Osmanlı döneminde ehli beyte olan muhabbetin derinliği çok fazla olmuştur. Hz. Muhammed’e ve ehli beytine olan sevgilerini her alanda anlatan Osmanlı padişahları ve ünlü yazarlar, kasidelerle kendilerine övgü dolu sözlerde bulunmuşlardır. Ehli beyte duyulan sevgi, Hz. Muhammed’e duyulan sevginin bir göstergesi halini almıştır.

İlgili makaleler
Gül bahçesi Tarih Demet Demriok 28-Eki-2020 Hz Muhammed’in Doğumu Mevlid-i Nebi Mezopotamya Uygarlığı, Mardin. Tarih Şebnem Kırcı 20-Eki-2020 Mezopotamya Uygarlıkları Nelerdir? diego-jimenez-VDOHQLuYwy8-unsplash Tarih Şebnem Kırcı 12-Eki-2020 Çin’de İslamiyet ve İslam Dini Tarihi
Görüş
Görüş 30-Eyl-2020
İpek Atacan
Yazar

Kuran-ı Kerim, İslamiyet’in temel unsurudur ve ayetlerin tefsir yorumlaması yapılırken tarihten faydalanılır. Tarih, insan toplumlarının geçmişten bugüne taşıdıkları olay ve tecrübeler bütünüdür.

Devamı Devamı