Osmanlı’da Dergicilik

ID 50066039 © Serdar Başak | Dreamstime.com
ID 50066039 © Serdar Başak | Dreamstime.com

Bugün bizlerin dijital ortamda devam ettirdiğimiz, yazarak bilgiyi paylaşma çok eski bir geçmişten kök alıyor. Dergiciliğin kökenleri Osmanlı’ya kadar uzanıyor. 2. Mahmud dönemi basın alanında gelişmelerin yaşandığı bir dönem olarak ortaya çıkıyor.

Osmanlı’da ilk dergi tıp alanına dair bilgiler içeriyor. Vaka-yı Tıbbiye 1849 yılında yayım yapıyor. 1860’lı yıllardan itibaren daha farklı alanlarda da dergicilik örnekleri görülüyor. Özellikle edebiyat ve ziraat sektörü ile ilgili dergiler bulunuyor. 2. Meşrutiyetle birlikte dergicilik altın çağını yaşıyor. Dergilerin ortaya çıkış amacı; belirli bir görüşü ve fikri aktarmak ve bir konuda ayrıntılı ve derinlemesine analizler yapmak.

Osmanlı’da yayımlanan basılı organlar için kullanılan tanımlamalar çeşitlilik göstermiş; gazete, dergi, jurnal, mecmua, mevkute, risale ve ceride gibi isimler verilmişti. Osmanlı’nın  gazete ve dergi gibi süreli yayımlarla tanışmasında rol oynayan ülke  Fransa’dır. Osmanlı’da gazete ve dergilerin yayımı Fransız modeline göre hazırlanmıştı. 1860’lı senelerde gazete ve dergilerin haber vermekten çok bir eğitim aracı olduğu düşüncesi fikri yaygındı. Devlet, gazete ve dergiler bu amaçla hareket ediyordu.

Bazı kaynaklar Tavsir’i Efkar gazetesinin bazı sayılarının 20.000 satıldığını kayıt ediyor. (Tanpınar, 2012, sf 251- 252) 2. Abdülhamit döneminde gazete, dergi ve kitapların fiyatları düşürülerek halk okumaya teşvik edildi. Bu dönemden önce okuma yazma belli bir zümreyi geçemezken, bu dönemde okur yazar sayısında da artış gözlemlendi. I. Meşrutiyet’e kadar; İstanbul’da yayımlanan dergilerin, eğlendirici ve vakit geçirten içeriklere sahip olduğunu gözlemliyoruz. Aynı dönemde İstanbul ve taşra muhabir örgütlenmesi sağlanarak haber akışının hızlı ve doğru bir şekilde yapılması sağlandı.

İlk çıkan dergi Vaka-yı Tıbbiye’den sonra, 1862 senesinde ise Münif Paşa’nın kurduğu Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye Derneği’nin yayım organı olarak yayımlanan Mecmua-ı Fünun dergileri çıkmıştır.

Çıkan dergilerde halkın yabancı olduğu Batılı kavram ve terimlerin Türkçelerinin bulunması ve bunların kullanılması için özel bir çaba harcandı.

Mecmua-ı Fünun’da, yayımlanan makalelerde ele alınan belli başlı konular başta pozitif ilimler olmak üzere tarih, coğrafya, felsefe, arkeoloji, eğitim, iktisat, maliye, sanayi, şehircilik, sağlık, basın, politika ve kısmen edebiyat oldu.

İlk resimli dergi örneğine 1863 yılında rastlıyoruz. Mir’at adlı bu dergi Musrafa Refik tarafından çıkarıldı. Derginin ömrü sadece üç sayı olabildi. İlk askeri dergi Harbiye Nezareti tarafından 1864’de çıkarılan Ceride-i Askeri oldu. Dergide bilimsel yazılar, haberler, askeri bilgiler, kroki, çizelge, resim ve haritalar yer aldı.

Çocuklara yönelik ilk dergi Terakki gazetesinin haftalık eki olarak çıktı. 1869 yılında çıkan bu derginin adı Mümeyyiz’di. Dergide küçük hikayeler, eğitici yazılar, hikayeler, çeşitli okullardan haberler, okuyucu mektupları gibi konular vardı.

Osmanlı’da yayımlanan ilk kadın dergisi de yine Terakki gazetesinin eki olarak çıktı. 1869 senesinde çıkan derginin adı Terakki-i Muhadderat’tı. Dergi, kadınların eğitilmesini amaçladı. Dergide okuyucu mektupları dışındaki yazılarda kadın yazar ismine rastlanmadı.

1872 senesinde Ahmet Mithat Efendi tarafından on beş günde bir yayımlanan Dağarcık dergisi on sayı olarak çıkmıştır. Bu dergide, edebiyat, fen, felsefe gibi konularda tercüme makaleler yayımlandı. Ebuzziya Tevfik tarafından çıkarılan ve 1880-1912 seneleri arasında yayımlanan Mecmua-ı Ebuzziya ilk ciddi edebiyat dergisi olarak karşımıza çıkıyor.

İslam dergileri de Osmanlı da yerini buldu. Eşref Edib’in 1908 senesinde çıkardığı Sırat-ı Müstakim dergisi İslami bir dergiydi. 1912’den sonra derginin adı Sebilürreşad oldu. Dergi, devlet yönetiminde ve toplum hayatında dini esasları ön planda tutan yazılara yer verdi.