Osmanlı’da Saray Sanatına Bakış

Photo 149419247 © Sjankauskas - Dreamstime.com
Ducarları mozaik kaplı Topkapı Sarayı'nda bir oda. 149419247 © - Dreamstime.com

Osmanlı’da saray sanatı titiz uğraşların eserlerini yansıtır. İmparatorluğu politik olarak da güçlü olmasından ötürü, sanat tarihi için önemli bir yer kaplar. Özellikle Batı Avrupa Devletleri içinde Osmanlı kültürü, Osmanlı saray sanatı etkileşimi gerçekleşti. Halklar kendi aralarında bu kültürel etkileşimi bariz olarak yaşadı.

Osmanlı saray sanatı, Avrupa saray sanatları da birbirlerinden çok farklı özellikler taşısalar da etkileşim gösterdiler. Osmanlı sarayı ve Avrupa sarayları etraflarında şair, müzisyen ve bilim insanı bulunduruyorlardı. İslami bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğu batı ile aynı çizgide ilerleme tercihindeydi.

16 ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da saray sanatı müşterilerinin isteğine göre şekillenen bir sanattı. Alıcı ne isterse sanatçı onu yapma eğilimindeydi. Saray sanatında hükümdar ne derse o yapılıyordu. Saray sanatında sanatçıların adı geri plana atılır ya da hiç belirtilmezdi. Sarayda sanatçılar daha çok emir kulu olarak görülüyordu. Saray sanatında eserler duygu yorumlaması değil ustalık olarak niteleniyordu.

Osmanlı’da saray yaratıcılığı nasıldı?

Saray sanatı için hizmette bulunacak kişilerin teknik bilgilerine bakılır ve bu alanda yeterlilikleri varsa çağırılırlardı. Saray sanatçısı, sanatı için çalışmaz, hükümdarın hediyelerini, kendisinin gücünü göstereceği eserler meydana getirirdi. Bu bağlamda saray sanatçısının görevi bugünkü sanatçı anlayışının tersiydi.

Osmanlı saray sanatında halı, kilim ve nakkaşların eserleri önemli yer kaplıyordu. Osmanlı hükümdarları en iyi sanatkarları saraya davet eder ve orada kalarak üretmelerini isterlerdi. Sarayda ekol oluşur ve bu ekol saraydan tüm ülkeye yayılırdı. Kök aynı olup Herat, Tebriz, Bağdat ekolleri oluşmuştur. Halk edebiyatı, saray sanatının oluşumuna ve bu alnda yeni kurumların var olmasına yol açmıştır.

Osmanlı sarayında Ehl-i Hıref yani sanat ustaları bulunuyordu. Nakkaşlar kendi aralarında dallara ayrılsalar da yine birbirlerinin konularında eser üretme hakkına da sahiplerdi. Nakkaşhane için tasarım merkeziydi demek doğru tanımlama olur.

Nakkaşların birliğinin olması onlarda üslup birliği meydana getirmiştir. Sarayda tasarlanan çini ve halılar Anadolu’ya da giderdi. Anadolu’da Uşak ve Kütahya’da saraydan gelen örnekler göz önünde bulundurularak halı ve çini üretilirdi.

Nakkaşhane ilk kurulduğunda yeterince sanatkar yoktu. Bunun üzerine Hacı İvaz Paşa yurt dışından yabancı ustalar getirerek bu sorunu çözdü. Saraya alınan devşirme çocuklardan yetenekli olanlar da Nakkaşhane’ye seçilirdi. 15. yüzyılda başlayan Osmanlı saray sanatı ekolünü ortaya çıkaran ve yönlendiren Nakkaşhan Cemaati, varlığını 20. yüzyıla kadar sürdürdü.

Osmanlı’da saray hükümdarları yabancı ülkelere hediye göndermeyi önemserlerdi. Saraydan yabancı ülkelere halılar hediye olarak gönderilirdi. Hassa Halı Dokuyanlar Cemaati Osmanlı sarayı için halı dokurdu. Bu halı dokudukları alanın sarayın için de mi yoksa dışında mı faaliyet gösterdiği bilinmiyor.

Ülkelere neden hediye gönderilirdi?

Bugün halıcılar caddesi olarak bilinen caddenin eski adı Kaliçeciler’di. Bu cadde Fatih Medresesi ile Sultan Selim Medresesi arasında kalan caddedir. Sultan I. Selim’in Tebriz ve Kafkasya’nın bir kısmını fethettikten sonra çini ustalarını İstanbul’a getiriyor. Daha sonra Suriye ve Mısır’ı fethettiğindeyse oralardan da ustaları şehre davet ediyor.

Sultan 3. Murat’ın, 1585 tarihli bir fermanla Kahire’den boyanmış yün ipliklerle 11 halı ustasının İstanbul’a gönderilmesini emrettiğini biliyoruz. Hassa Halı Dokuyanlar cemaatinin sarayın ihtiyacına göre nakkaşların çizdiği desenleri dokumakta olduğunu da biliyoruz. Burada sanatlar arası bir iş birliği olduğunu da gözlemliyoruz.

Osmanlı padişahlarının bu vizyonu bugün de takdiri hak ediyor. Sanatın gelişmesi için saray bütçesinden sanatçılara yüksek gelirli bir iş sunuluyor. Bu bağlamda geçmişle zıt bir dönem yaşamaktayız.

 

 

 

 

 

İlgili makaleler
Gül bahçesi Tarih Demet Demriok 28-Eki-2020 Hz Muhammed’in Doğumu Mevlid-i Nebi Mezopotamya Uygarlığı, Mardin. Tarih Şebnem Kırcı 20-Eki-2020 Mezopotamya Uygarlıkları Nelerdir? diego-jimenez-VDOHQLuYwy8-unsplash Tarih Şebnem Kırcı 12-Eki-2020 Çin’de İslamiyet ve İslam Dini Tarihi
Görüş
Görüş 30-Eyl-2020
İpek Atacan
Yazar

Kuran-ı Kerim, İslamiyet’in temel unsurudur ve ayetlerin tefsir yorumlaması yapılırken tarihten faydalanılır. Tarih, insan toplumlarının geçmişten bugüne taşıdıkları olay ve tecrübeler bütünüdür.

Devamı Devamı