Osmanlı’nın kutsal topraklarda yaptığı hizmetler neler?

Tarih Contributor

Osmanlı Padişahları için kutsal topraklarda hizmet etmek o kadar büyük anlam ve kutsiyet taşıyordu ki diğer unvanlarının yanında “hadimu’l-harameyni şerifeyn” yani “iki kutsal şehrin hizmetkarı” unvanını da mutlaka kullanırlardı. İslam’ın sarsılmaz kalesi olan Osmanlı Devleti, İslam coğrafyasının ve düşüncesinin korunmasında büyük rol üstlendiği gibi İslam medeniyetinin merkezi olan kutsal topraklarda da önemli faaliyetlere imza attı.

Kabe-i Muazzama, İslam’ın doğduğu bölge olan Mekke şehrine, Hz. Muhammed (sav)’in kabrinin ve mescidinin bulunduğu yer olması da Medine’ye kutsallık kazandırmaktadır. İslam kültüründe bu şehirlere ‘iki haram bölgesi’ anlamına gelen “Harameyn” de denmektedir.

Padişahlar “İki kutsal şehrin hizmetkarı” oldular

Osmanlı Devleti, kutsal toprakların korunmasında, bölge halkının ihtiyaçlarının giderilmesinde, Kabe-i Muazzama’nın bakımı ve onarımında büyük önem atfederek hizmetlerini gerçekleştirmiştir. Osmanlı Devleti, her yıl hac mevsiminde gönderdiği para, yiyecek ve giyecekten oluşan hediyelerle Mekke ve Medine halkını ihya etmiştir. Padişahlar, Yavuz Sultan Selim Han’dan itibaren diğer unvanlarıyla birlikte “iki kutsal şehrin hizmetkarı” unvanını kullanmışlardır. Ecdadımız, “iki kutsal şehrin hizmetkarı” unvanın gereği olarak kutsal topraklara ve buralarda yaşayan Müslüman halka büyük katkıda bulundular.

Kutsal topraklarda yardım geleneği; Surre Alayı

İçerisine altın, para ve kıymetli eşyaların konulduğu ‘surre’ler her sene hac zamanı yola çıkan Surre Alayı ile kutsal toprakların güvenliğinden sorumlu olan Mekke emirlerine, ahaliye ve Hicaz bölgesinde yaşayanlara dağıtılırdı. Bu gelenek Osmanlı’da 500 yıl boyunca devam etti. İstanbul’dan dualarla yola çıkan Surre Alayı, Mekke ve Medine’ye giderek zahitlere, emirlere ve ihtiyaç sahibi halka bunları ulaştırırdı. Böylelikle İslam’ın insanlara yardım etme “infak” emri en güzel haliyle yerine getirilmiş olurdu.

Surre geleneğini ilk gerçekleştiren Yıldırım Bayezid ve oğlu Çelebi Mehmet olmuştur. Yıldırım Bayezid, her sene Kurban Bayramı’nda Mekke ve Medine halkı arasında yarı yarıya pay edilmek üzere 14 bin Duka (Venedik’te çıkarılan ve Osmanlı’da da kullanılan altın akçe) surre gönderirdi. II. Murat’ın sürresi  ise Mekke, Medine, Kudüs sancağına bağlı Halilü’r- Rahman’a gönderilen 3500 filoriden (Floransa’da basılan Avrupa ve Osmanlı’da da kullanılan, üzeri zambak çiçekli altın para) oluşmaktaydı.

Osmanlı Devleti, gönderilen yardımları artırmak için “Haremeyn Vakıfları” adıyla birçok vakıf kurdu. Bu vakıflar ayrıca hastane, medrese, yol, aşhane ve hac ibadetinin kolaylaştırılması gibi hizmetleri de gerçekleştirirdi. Kutsal topraklarda yaşayanlar vergiden muaf tutuldu, geçimleri hazine ve vakıflardan sağlandı.

Kabe, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’de yapılan hizmetler

Osmanlılar, imar çalışmalarıyla da kutsal topraklara hizmet ettiler. Kabe’de, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’de tamir, bakım ve genişletme çalışmaları yaptılar. Sultan 4. Murat sel baskını sonucu duvarları yıkılan Kabe’yi, tümüyle yenilenmesi hizmetini üstlenmişti. Kabe’nin örtüsü 1609’dan itibaren İstanbul’da dokundu. Eski örtü İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saadet dairesinde saklandı. Osmanlının Mescid-i Nebevi’ye de hizmetleri oldu. Örneğin Sultan Abdülmecit zamanında Mescid-i Nebevi zemini mermerlerle kaplanarak üzeri kıymetli halılarla döşendi. Tavan kısımlarına çeşitli süslemeler yaptırıldı. İçerisindeki hatlar, İstanbul’un önde gelen hattat ustası Abdullah Zühtü Bey tarafından yazıldı.

Dini mekanların bakım, onarım ve yenilenme çalışmalarının yanı sıra toplumsal alanda da birçok hizmetler yapıldı. Örneğin bölge halkının mağdur olduğu salgın hastalıklar için Hicaz Sağlık Teşkilatı kuruldu. Bulaşıcı hastalıklara sebep olan su kaynaklarının ıslah çalışmaları gerçekleştirildi. On aya yakın süren Hac yolculuğu süresini kısaltmak ve kolaylaştırmak için 20. yüzyılın başında İstanbul’dan Mekke’ye kadar uzanacak Hicaz Demir Yolu yapımına başlandı. Medine’ye kadar tamamlanan bu y demiryolu, Arap isyanları başladığı için Mekke’ye ulaştırılması mümkün olmadı.

Osmanlı Devleti, kutsal toprakların korunması için de büyük hizmetler yapmıştır. Bunun en çarpıcı örneği ise 1. Dünya Savaşı’nda Medine’yi ele geçirmeye çalışan İngilizlere karşı, Fahrettin Paşa komutasındaki Osmanlı askerlerinin 2 yıl 7 ay boyunca başarıyla sürdürdüğü Medine Müdafaası’dır.

 

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.