Öz Denetimli Çocuklar Yetiştirmek

أهل أبناء أطفال
İllustrasyon: © Artisticco Llc | Dreamstime.com

Öz denetim en genel haliyle duyguların kontrol edilmesi manasına gelir. Bu kontrol mekanizması, çocuğa küçük yaşlarda verilmesi gereken bir eğitimdir. Çocuğun davranışlarında sorumluluk sahibi olan aileye öz denetim konusunda da oldukça önemli bir pay düşüyor: Örnek olmak!

1960’lı yıllarda Stanford Üniversite’sinde çalışan bir profesör çocukların özdenetimi konusunda bir deney yapar. Çikolata tarzı yiyeceklerle ödüllendirilen çocuklar, bunları yemeyip biraz daha sabrettikleri takdirde ödüllerinin iki katını alabilir. Deney sonucu incelendiğinde aşırı hoşgörü gösterilen ve Avrupa kültüründe yetişen çocukların özdenetim gösterme konusunda zorlandığı görünüyor.

İslam, öz denetim konusunda ne söyler? İnsan maneviyatındaki çoğu duygu, çocukluk çağlarında gelişmeye başlar ve olgunluğa erişince de tamamlanır. Öz denetim de bu duyguları kontrol edebilme ve yönetebilme becerisidir. İslam inancında öz denetim “nefis mücadelesi” olarak tasvir edilir. Bu noktada aile, çocuğun referans noktasıdır. Bu sebeple de öz denetimli anne ve baba olmak, öz denetimli çocuklar yetiştirmenin ilk aşamasıdır.

Öz denetimli çocuklar yetiştirmek için neler yapılmalı? Hz. Muhammed’in çocuklarına sevgi ve şefkat ile yaklaşan kadınları övdüğü bilinir. İslam’a uygun öz denetimli çocuklar yetiştirmek de anne ve babanın bir vazifesi. Bu noktada, anne ve babanın öncelikle kendini eğitmesi gerekir. Çünkü, çocuk terbiyesi konusunda yeterli ilme ve bilgiye sahip olmadan çocuklar üzerinde yanlış etkiler bırakılabilir.

Nefis kavramı çocuğa küçükken aşılanması gereken bir olgu. Anne ve babalar dinimizi anlatırken mutlaka emir ve yasaklardan da bahsetmeli. Bu noktada çocuğun her istediğine evet dememek de nefisli bireyler yetiştirmeye yardımcı olur. Nefis eğitimi verirken çocuğun yaşına uygun bir şekilde mükafatlandırma ve cezalandırma yapılabilir. Bu aşamada çocuklara helal ile haram ve cennet ile cehennem kavramlarını da anlatmak gerekir. Tüm bunları uygun bir şekilde dile getirmek, çocuk ile Allah arasında vicdani bir köprü oluşturur. İçerisinde Allah inancı büyüyen çocuk da her istediğine meyil etmez.

Ödül ve ceza yöntemi öz denetim oluşturmaya yardımcı olur mu? Anne ve babanın sorumluluğunda olan dini eğitimin amacı Allah’ın varlığını bilmek ona göre hareket eder. Çocuk kendisini izleyen ve her yaptığından haberdar olan bir varlığı tanıdığında, daha kontrollü davranır ve olumsuz hareketlerden kaçınır. Olumsuz bir hareket yaptığında cezalandırılacağını, tam tersi durumda ise ödüllendirileceğini bilen biri de bu hareketlerden kaçınır. Aslında, ödül ve ceza dinin çocuğa uygun olarak somutlaştırılmış bir halidir. Tabii ki bu noktada seçilen ödüle ve cezaların mutlaka çocuğun yaşına uygun olması gerekir.

Mükafatlandırma ve cezalandırmanın esas gayesi özendirme ile zihinsel şartlandırma oluşur. Bu işleyiş sonucunda beyin bazı davranışların yapılmaması gerektiği konusunda sınırlar koymayı öğrenir. Bunun sonucunda da çocuk duygu kontrolü ve öz denetim becerileri kazanır.

Öz denetim ile ahlak arasındaki ilişki nedir? İnsanı diğer yaratılanlardan ayıran özellik şuurlu olması ve hareketlerini kontrol edebiliyor olmasıdır. Bu bağlamda, kişinin dini öğretilere ve ahlaki davranışlara uygun bir şekilde davranması ancak duygu ve nefsin kontrolü ile mümkün olur. İnsana şuur gibi bir özellik verilmemiş olsaydı duyguların kontrol edilmesi de mümkün olmaz. Kendisini kontrol edemeyen insan ahlaki kuralları önemsemez ve en başta da öfkesine yenik düşer. Bireyle birlikte bozulan bu kontrol mekanizması da zamanla toplumdaki huzuru yok eder.

Peygamber Efendimiz, “Kimin bir çocuğu varsa onunla çocuklaşsın!” (Deylemi) buyurmuştur. Bu nokta da ahlak ve öz denetimi çocuğa uygun bir dille ifade etmek ailenin başlıca vazifesidir. Unutmayalım ki, çocukların bu şekilde yetiştirilmesi hem aile huzuru hem de toplum sağlığı açısından çok önemli…