Özgüveni Yüksek Bireylerin Ortak Özelliği

Fotoğraf: Clark Young-Unsplash

Kişinin başkaları ne der diye değil de kendi değer ve becerilerinin farkında olarak yaşamasına özgüven denir. Kendine inanan, değerini bilen kendine olan öz saygısı gelişmiş kişiler özgüveni yüksek kişilerdir.

Özgüvene sahip olan kişiler kendilerine olan inançları sayesinde yaşamındaki zorlukları kolayca aşmasını bilen, düşünen, konuşan ve harekete geçen kişilerdir. Hepimiz hayatımızda zorluklarla karşılaştığımızda korkuya kapıldığımız için kendimize inancımızı bir an için kaybederiz, ya da bizden daha başarılı bir insan gördüğümüzde “Ben onun gibi olamam!” gibi düşüncelere kapılabiliriz; fakat unutmayın ki zor herkes için zordur ve başarılı insanların hepsi idealine ulaşmak için bir sürü zorluklardan geçmiştir. Burada püf nokta her iki durumda da kendine inanmaktır. İnancı olan insan korkmaz zor olanla savaşır ve başarıya her zaman daha yakın olur. Düşüncelerimizi kendimize güvenmemiz doğrultusunda yönetebiliyor olmamamız gerekiyor; çünkü insan düşünceleri ile var olan bir canlıdır. Her gün kendimize inanmamız yönündeki düşüncelerle telkin etmek bir süre sonra ona dönüşmemize sebep olur.

Beynimiz sinirlerden oluşan bir organdır ve bu sinirlerin birbiriyle olan etkileşimi bizim zihinsel ve davranışsal hareketlerimizi belirler. İnsan beyni saniyede iki milyon sinapsten yani yeni bağlantıdan oluşur. Bir bilgiyi ya da düşünceyi yerleşik hale getirmek veya anlamlandırmak için bütün bu sinaplerin birbiriyle bağlantı kurması gerekir. Eğer biz kendimize inanmamız konusunda sürekli olumlu bir düşünce içinde olursak bir süre sonra bu bizim davranışımız olur. Bu sebeple özgüvenimiz için gerekli olan bu “inancı” yok edici olumsuzluklardan uzak durmamız gerekir.

Kendine güvenen insan risk almaktan korkmayan konfor alanından çıkmasını bilen insandır. Konfor alanından çıkan insan kendisini tekrar etmez yeni şeyler dener ve öğrenir. Öğrenmemiz için denememiz gerekir, deneyen insan riski göze alan hata yapmaktan korkmayan ve hatalarından ders alan kişidir bu da özgüvenin gelişimine yardımcı olur. Kendine güvenen insan yaptıkları işte başkalarının eleştirilerine rağmen gardını düşürmeyen çıktığı yolda ilerleyen insandır. İnsanın sosyal bir varlık olmasından dolayı çevresinden kopuk yaşaması mümkün değildir ancak dış dünyaya bağımlı yaşamak, kişin kontrol mekanizmasına zarar verir bu da özgüvenini sarsıcı bir durumdur.

Kendine güvenen insan pozitif, öz eleştiri yapabilen ve kendi değerini bilen insandır. Özgüvenimizi artırmak için kendimizi hayatımızın merkezine koymamız gerekir, ancak burada bencil olma gibi bir yargıya varmak yanlış bir değerlendirme olur. Kendini merkeze almak ile bencillik arasındaki ince çizgiyi ayırt etmenin yolu şudur. Bencil insan sadece ‘ben’ der, ukaladır, kibirli olur ve negatif bir enerjiye sahiptir. Özgüvenli insan ise; mütevazı, pozitif ve etrafına faydası olandır.

Özgüveni olan kişi ilk evvela nefisine hakim olmayı bilen kişidir. Kibirli bir kişi nefisine yenilendir. Kendine inanmak elbette çok önemlidir ancak onun öncesinde Allah’a güvenmeyi de gerektirir. İçinde Allah inancını barındıran kişi güzel bir sonuç elde ettiği zaman Allah istedi de oldu ben sadece vesileydim gibi alçak gönüllü bir düşünce içinde olmalıdır.

“Her şeyin azı karar, çoğu zarar.” deyişinden yola çıkacak olursak, özgüvenin de dozunda olmasında fayda vardır. İnsan benliğini tevazu ile süslemelidir. O zaman benliği güzelleşir ve yücelir. Aşırı özgüven patlaması yaşayan insanın ayakları yerden kesilirse haddini aşmış olur. Özgüvenin aşırı olması sahibini toplum içinde itici kılar, çirkinleştirir. Özgüvenli insan çok bilse de illa bir bilene danışan, kararlarını kendi doğrularının süzgecinden geçirerek vermesini bilen kişidir. Makul bir özgüvene sahip olmak canımızın her istediği yapmak değildir. Allah’ın helal kıldığı davranışalar çerçevesinde hareket etmesini bilmektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!