SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Pandemi; çocuğun sağlıklı büyümesi için öneri

Fiziksel Sağlık 01 Oca 2021
dreamstime_s_31104322
@petro Dreamtimes

Yetişkinlik döneminde güçlü bir fiziksel ve ruhsal yapıya sahip olunması ancak çocukların sağlıklı büyümesi ile mümkündür. Çocukların sağlığını korumak sıradan dönemlerde bile titizlik gerektiren bir durum. Pandemi döneminin bir getirisi olarak insanlar mecburi olarak yaşam alışkanlıklarını değiştirmeye başladı. Dolayısıyla çocuklar içinde alışılmamış bir döneme girildi ve onların sağlığını korumak da farklı bir boyuta taşınmış oldu.

Kısıtlamalara uyarak çocukların sağlıklı büyümesi için neler yapılabilir?

Diğer salgın hastalıklara benzer şekilde Covid-19 d görülmeye başladığı tarihten bu yana oldukça fazla insana bulaştı. Bu yayılımı azaltmak içinse yaşamımıza; maske, mesafe ve sokağa çıkma yasağı tarzında yeni terimler girdi. Ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi bir hastalığa neden olan Covid-19 virüsü, genç ya da yaşlı demeden herkesi etkisi altına aldı. Bu süreç boyunca yasaklara uyum göstererek çocukların sağlıklı büyümesi için bir adım atmak mümkün.

Covid-19 önlemleri kapsamında dünyanın büyük bir bölümünde okullara ara verildi. Bunun bir sonucu olarak da çocuklar sosyal yaşamlarından uzaklaşarak evlerde izole oldular. Ancak anne ve babalar, iş ve alışveriş gibi zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıkmak durumundalar. Bu da çocukların izole yaşamı için risk oluşturabilecek bir unsur.

Eve gelindiği zaman, eller dezenfekte edilmeden önce çocukla temas kurulmaması, onları korumak açısından oldukça önemli. Bu sürede dışarı çıkıp çıkılmadığına bakılmaksızın aile bireylerin ellerini ve evde sık kullanılan yerleri sıklıkla temizlemesi de gerekir. Covid-19’a karşı %70 ve daha yüksek oranda alkol içeren kolonyaların kullanılması tavsiye ediliyor. Ancak bu içerikteki ürünler uzun vadeli kullanımlarda çocuklar için tahriş edici olabilir.

Salgının çocukların psikolojisi üzerindeki etkileri nelerdir?

Covid-19 ve getirdiği yasaklar, fiziksel sağlığı etkilediği gibi psikolojik sağlığı da etkiler bir düzeydedir. Sosyal çevreden uzaklaşmak, tatil dönemlerini evde geçirmek ve diğer ekonomik sebepler; bu etkinin en büyük nedenleridir. Çocukların okuldan ve eğitimden uzak kalmasıyla psikolojilerinin negatif yönde değiştiği durumlarla karşılaşmak da mümkündür. Bu noktada en büyük sorumluluk ebeveynlere düşüyor.

Pandemi dolayısıyla oluşan kaygıyı çocuklara hissettirmek, onların ruhsal sağlığı açısından oldukça önemlidir. Durumu ve uymamız gereken yasakları çocuklarınıza masal diliyle anlatmanız iyi bir başlangıç olabilir. Buna ek olarak evde yapılabilecek farklı aktivitelerle çocuklarınızın can sıkıntısını biraz olsun gidermeniz mümkündür.

Puzzle, jenga ve isim şehir gibi masa oyunları ailecek vakit geçirmenize destek verirken, çocukların can sıkıntısını da bir nebze azaltabilir. Bu süreçte yalnızlık hisseden çocuklarla ufak sohbetler etmekte de oldukça fayda vardır.

Covid-19 ve teknoloji bağımlılığı arasındaki ilişki nasıldır?

Covid-19 salgını sebebiyle hem yetişkinler hem de çocuklar evlerde daha fazla vakit geçirmeye başladı. Yapılan bazı araştırmalar evde vakit geçirmeye başlayan çocuk ve gençlerin teknolojik alet kullanımın arttığını gösteriyor. Bu durumun teknolojik bağımlılık boyutuna taşınması ise oldukça olasıdır. Bu bakımdan yetişkinlerin daha soğukkanlı bir tavır takınması ve çocuklarla olan iletişimlerine özen göstermeleri gerekir.

Özellikle küçük yaş grubundaki çocukların kendilerini yetişkinler gibi ifade edemedikleri bilinmelidir. Onlar can sıkıntılarını; öfke, ağlama krizleri, küsme, uyuma ya da hiç uyumama şeklinde gösterebilirler. Bu gibi durumlara önlem alınmadığında ise içlerine kapanabilir ve yalnızca teknolojik cihazlarla vakit geçirmeye başlayabilirler. Anne ve babalara düşen vazife, pandemi kaygılarını bir süreliğine de olsa susturup, çocuklarına olan ilgi ve alakayı olabildiğince artırır.

YAZI: İPEK ATACAN