Peygamber inancı dinlerde nedir? Nasıldır?

Yeni Başlayanlar için İslam 08 Nis 2021 Contributor
peygamber inancı nedir
Stephen Leonardi-Unsplash

Tek tanrılı dinler noktasında ortaya atılan ortak bir soru da peygamber inancı nedir şeklinde karşımıza çıkar. Buna göre, peygamber kelime manasıyla “haberci” anlamı taşıyan bir kelimedir. Bu kimselerin dini yaymakla vazifelendirildiği inancı vardır. Bu bağlamda, peygamberler Tanrı’dan aldıkları bilgileri vahiy aracılığıyla alırlar. Ardından da insanlarla paylaşırlar.

İslam’da peygamber inancı nedir?

Peygamberlere iman, dinimizde imanın şartlarından biridir. Bu bakımdan, İslam inancında peygamberler Allahü Teala’nın elçisi olarak kabul edilirler. Kur’an-ı Kerim içerisinde de bazı peygamberlerin isimlerine değinildiği görülür. Kronolojik sıralama göz önüne alındığında bahsi geçen ilk peygamber Hz. Adem’dir. Son peygamber de Hz. Muhammed’dir. Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan bir ayeti kerimede konu hakkında şöyle buyrulur:

“Muhammed yalnızca bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçti. Şimdi o ölür veya öldürürse gerisi geri dönecek misiniz? Kim geri dönerse bilsin ki Allah’a asla bir zarar vermiş olmayacaktır. Allah şükredenleri ödüllendirecektir.” (Al-i İmran Suresi 144. Ayet)

Bu ayetten de anlaşılacağı üzere Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Allahü Teala’nın elçisidir. Kendisinden önce de pek çok peygamber kavmini iman yoluna çağırmakla vazifelendirilmiştir.

İslam inancında peygamberler sahip oldukları bazı nitelikler bakımından ortak özellik gösterirler ve diğer insanlardan ayrılırlar. Buna göre peygamberler; doğrudur, güvenilirdir, fetanet, ismet ve tebliğ vazifelerinin sahibidir.

Yahudilikte nasıl işlenir?

Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet; İbrahimi dinler başlığı altında toplanabilir. Bu dinlerin ortak noktası Tanrı’nın zat ve sıfat bakımından tek olduğuna inanılması ve peygamberler aracılığıyla vahiy gelmesidir. Bu bakımdan İbrahimi dinlerde peygamber inancı nedir sorusu oldukça merak edilir.

İslam inancında peygamber olarak kabul edilen isimler Yahudilikte çoğu zaman din büyüğü olarak kabul edilirler. Bu durum yalnızca İslam için değil, diğer inançlar için de geçerlidir. Yani, Yahudilik’te diğer dinlerde kutsal sayılan kişiler peygamber olarak kabul görmez.

Hristiyanlıkta ne şekildedir?

Yahudilik ve Hristiyanlık, peygamberlik vazifesine bakış açısı konusunda İslamiyet’ten ayrılırlar. Yani, Hristiyanlıkta da Yahudiliğe benzer şekilde din büyüğü yaklaşımı vardır. Hristiyanlık ve İslamiyet’in peygamberlik noktasında ayrı düştüğü bir konu da vahiy inancıdır.

Hristiyanlık inancının kutsal kitabı sayılan İncil, İslam’da Hz. İsa’ya gönderilmiş olarak kabul edilir. Ancak, dinin kendi mensupları bu konuda daha ayrı bir yaklaşıma sahiptir. Buna göre, İncil Hz. İsa çarmıha gerildikten çok sonlarda ortaya çıkmıştır. Dört İncil havariler ve tanrısal ilham aracılığıyla insanlara bildirilmiştir.

Kısacası, peygamberlik inancı hem İbrahimi dinlerde hem de diğer dinlerde yer bulmuş bir konudur. İslam inancına göre tarih boyunca farklı ümmetlere çok sayıda peygamber gönderilmiştir. Bunlar arasında bir kısmına kitap indirilmiştir. Söz konusu peygamberlerin adına da Kur’an-ı Kerim ayetlerinde yer verilmiştir.

İslam’da ve diğer dinlerde peygamberlik noktasında ortak olan tek konu, bu kimselerin vahiy aracılığıyla elçilik vazifesi üstlenmesidir. Bunun dışında Yahudilik ve Hristiyanlıkta peygamberlerin birçoğu bu isimle anılmaz. Ancak Kur’an’da bahsi geçtiği üzere Hz. Adem’den başlayıp Hz. Muhammed’e kadar çok sayıda peygamber gönderilmiştir.

Dinimizde imanın altı temel şartı vardır. Bu şartlardan biri de peygamberlere iman etmeyi gerektirir. Dolayısıyla İslam inancında peygamberlere son derece değer verilir. Onlar farklı nitelikleriyle diğer insanlardan ayrılan ve mucize göstermiş kimselerdir. İnancımızda Allah’ı sevmenin ve bunu göstermenin bir yolu da O’nun peygamberini sevmektir.