Peygamberimizin Lisanından Ramazan

meric-dagli-xmZ7nuqK7kg-unsplash
Fotoğraf: Meriç Dağlı-Unsplash

“O öyle bir aydır ki, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azat olmaktır.” buyuruyor sevgili Peygamberimiz Ramazan için.

Her Müslüman, mübarek Ramazan ayına kavuştuğunda mutlaka kendisi, ailesi ve çevresi için birçok şey beklemektedir. Bu beklentiler, elbette dünya hayatıyla ilgili olduğu kadar hatta belki daha da çok ahiret hayatına yöneliktir.

Çünkü mümin için gerçek istikbal, ahirettir.

Peygamber Efendimiz; “Eğer insanlar Ramazan ayının ne olduğunu hakkıyla bilselerdi, senenin tamamının Ramazan olmasını arzu ederlerdi.” (İbni Hüzeyme, 3. 190) diyerek ümmetinin bu mübarek günlerden en üst seviyede fayda sağlamasını öğütlemiştir. “Bu ayda şu üç şeyi de çokça yapın: ‘La ilahe illallah’ diyerek Allah’ın birliğine şehadet edin. Bağışlanma, affedilme dileğinde bulunun. Allah’tan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dileyin.” (İbni Huzeyme, Sahih)

Ramazan; ilmin, inancın, ibadetin, ahlakın, dayanışmanın, kardeşliğin olgunlaştırılabilmesi için Müslümanlar’a sunulmuş bereketli bir mevsim gibidir. Müslümanlar bu zaman diliminde Rab’leriyle, kardeşleriyle, nefsiyle ve şeytanla olan ilişkilerini gözden geçirir, gece gündüz tam bir ay süren yoğun bir eğitim faaliyetinden güçlenerek, arınarak çıkmayı umar.

Ramazan oruç ayıdır, Kur’an ayıdır. Ramazan takva ayıdır. Ramazan Allah’ı yüceltme ayıdır. Şükür ayıdır, doğruyu bulma ayıdır. Ramazan, tevbe ayıdır, Allah’ın koyduğu sınırları gözetme ayıdır. Ramazan, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini içinde saklayan bir aydır.

Şükür ki bizlere sunulan sayısız rızık ve nimetlerin zekat, fitre ve sadaka olarak en fazla paylaşıldığı, ihtiyaç sahiplerine yardım elinin uzatıldığı, iftar ve sahur sofralarında sevgi ve muhabbetin hakim olduğu günlere yeniden kavuştuk. Peygamberimiz, Ramazan ayında rahmet kapıları açılıp cehennem kapılarının kapandığını bildirerek bu ayda bol sadaka verip günahlardan bağışlanma dilememizi istemiştir.

Hayat kılavuzumuz olan Kur’an-ı Kerim de bu ayda indirilmeye başlamış; “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran’ın indirildiği aydır. Öyleyse sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.” (Bakara Suresi, 185. Ayet) buyrulmuştur. Ramazan aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’i okuma, anlama ve ilahi mesajları idrak ederek en güzel şekilde yaşama ayıdır.

Peygamberimiz orucun sabrın yarısı olduğuna işaret etmiştir. Sabır birçok bela ve musibeti def etmenin en güzel yolu olduğu gibi güzel ahlakın da mihenk taşıdır. Ramazan ayı rahmet bereket, mağfiret ve kardeşlik içinde hayırda yarış ayıdır. İslam’ın ilkelerine gönülden bağlanarak Allah’a kul, Resulüne ümmet olma ayıdır.

“Hem oruç tutup, hem yalan söyleyenin, yalan dolanla iş yapanın, yemeyi içmeyi bırakmasına Allah Teala hiç değer vermeyecektir. Orucu oruç gibi tutmayanların eline, aç susuz kalmaktan başka bir şey geçmeyecektedir.” (Buhari)

“Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabb’ine kavuştuğu andır.” (Buhari, Savm 9)

Bu zor günlerde; Muhammed ümmetine yaraşır ahlaka ve üsluba sahip olan, hayatının her karesinde Kur’an ve sünneti referans alarak düşünen, insanlığın dertleri ile dertlenen Müslüman anlayışına ihtiyacımız var.

Mübarek Ramazan ayının tüm müminlere huzur ve bereket getirmesini, yüreklerimizi aydınlatmasını diliyoruz. Hak ve hayır yolunda koşan, orucunu amacına uygun şekilde tutan, hayatını İslam’a, imanın gereklerini yaşam tarzına dönüştüren tüm müminlere selam olsun.