Peygamberler Geçimlerini Sağlamak İçin Hangi Meslekleri Yapmışlardır?

waldemar-brandt-sycOtFg3SBc-unsplash
Fotoğraf: Waldemar Brandt-Unsplash

Kur’an-ı Kerim ayetleri ve hadisi şerifler de sık sık tekrar edilen peygamber terimi, kelime manası ile “haber getiren, haberci” anlamına gelir. İslami kaynaklarda peygamber sözcüğünden farklı olarak; nebi, resul ve Mürsel kavramları ile karşılaşmak da mümkündür. Kur’an-ı Kerim’de ismi zikredilen toplamda 25 peygamber bulunur. Peygamberin hepsi Allah tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmiştir. Bunlardan bir kısmına kitap da indirilmiştir.

Peygamberlik nedir? Peygamberlik, Allah ile kulları arasında elçilik görevi üstlenilen bir mertebedir. Bu bağlamda, kendisi için Allah tarafından bir kitap indirilen peygamberler Resul olarak nitelendirilirler. Kendisi için bir kitap indirilmeyen, ancak daha önceki peygamberlere uyanlara da Nebi denir. Peygamberlik mertebesi vehbidir. Yani insanın çalışıp çabalayarak bu mertebeye erişmesinin imkanı yoktur. Bu vazife yalnızca Allah tarafından verilebilir. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılır: “Onlara bir ayet geldiğinde (okunduğunda), ‘Allah’ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız’ dediler. Allah, elçiliğini kime vereceğini çok iyi bilir.” (En’am Suresi, 124. Ayet)

Peygamberlerin görevleri: Peygamberler Allah ile insan arasında bir köprü gibidir. Bu bağlamda peygamberlik görevleri; tebliğ, beyan ve davet olmak üzere üç başlık altına alınabilir. Tebliğ, Allah’tan gelen emirlerin ve ilahi mesajların insanlara tam olarak aktarılmasıdır. Tebliğ; yalnızca görev değil, aynı zamanda peygamberler için bir vasıftır. Kur’an-ı Kerim’de tebliğ ile alakalı şöyle buyrulur: “Peygamberin görevi, tebliğ etmekten ibarettir. Allah ise açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.” (Maide Suresi, 99. Ayet)

Beyan, peygamberlerin tebliğ vazifesini yerine getirdikten sonra vahiyleri insanlar için açıklamalarıdır. Bu bağlamda, Allah tarafından gönderilen emir ve yasaklar insanlar için anlaşılabilir bir hale getirilir ve uygulamalı olarak gösterilir. Namaz kılınmasının emri Kur’an-ı Kerim’de yer alır, ancak namazın kılınışı hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmez. Peygamber Efendimiz’in “Namazı benden gördüğünüz gibi kılın.” (Buhari) demesi ve bunu insanlara öğretmesi; beyan için bir örnektir.

Davet ise peygamberlerin, içinde bulundukları toplumu Allah’a iman etmeye çağırmasıdır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz de ümmetini İslam’a davet etmiş ve yalnızca Allah’a kulluk yapmaya çağırmıştır. Peygamberlerin davet görevi içerisinde iman etmenin dışında farklı konular da vardır. Buna göre; kişiyi güzel ahlaklı olması için teşvik etmek, ibadete devamlılığı sağlamak ve salih amel işlemeye tembihlemek de birer davet örneğidir.

Peygamberler dünya geçimlerini nasıl sağlamıştır? Peygamberler, gönderildikleri kavime liderlik yapmış ve onları Allah’a iman etmeye davet emişlerdir. Ancak bahsi geçen peygamberlerin tümü, aynı zamanda dünya işleri ile meşgul olmuş ve geçimlerini bu şekilde sağlamışlardır. Bu bağlamda, İslam’ın son peygamberi olan Hz. Muhammed çocukluk çağlarında çobanlık ile meşgul olmuş daha sonra da ticaret yapmıştır.

Hz. Musa ve Hz. İshak da tıpkı peygamber Efendimiz gibi çobanlık yapmıştır. Hz. Adem, Hz. Eyüp ve Hz. Şuayb ise ziraat ile uğraşmıştır. Hz. Davud; demiri işleyip bundan zırh yapmış ve ordusuna komutanlık etmiştir. Hz. İdris tarihin ilk terzisidir. Kendisi iğneyi bulmuş ve onun içine bir delik açmıştır. Hz. Nuh; marangoz, gemici ve aynı zamanda da denizcidir. Hz. İbrahim Kabe’yi inşa etmiştir. Bununla da Hz. Süleyman’a ve sonrasında gelen büyük mimarlara örnek olmuştur. Bu örnekler giderek artırılabilir. Buradan anlaşılacağı üzere peygamberlik vazifesi ile dünya işleri iki ayrı konudur. Peygamberler tebliğ görevini yerine getirirken, dünya işlerini bir kenara atmamış ya da peygamber olmalarından herhangi bir menfaat beklememişlerdir.

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!