Propolis Mucizesi

bee-naturalles-2CzwhEKU4WY-unsplash
Fotoğraf: Bee Naturalles-Unsplash

Propolis, bal arılarının kendi tükürüklerini, ağaçlardan, bitki özlerinden, çiçeklerden topladığı maddelerle birleştirerek ürettiği reçineli bir karışımdır. Arılar propolisi, yılan, kertenkele gibi istilacılardan korumak için kovanlardaki küçük çatlakları doldurmak, aynı zamanda mantar, bakteri oluşumlarını önlemek için kullanır.

Bilim insanları propolisin kimyasal bileşiminde 300’den fazla doğal bileşik bulunduğunu bildiriyor. Dünyada bilinen en güçlü antioksidanlar arasında yer alan propolisi sağlığa olan yararlarını saymakla bitiremeyeceğimiz, doğanın değerli bir armağanı olarak da niteleyebiliriz. Yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlar, propolisin birçok hastalığı önlediğini de çarpıcı bir gerçek olarak ortaya koyuyor. Yüce kitabımız Kur’an’da, Allah’ın arıya nasıl vahiy ettiği ve insanlara şifa olarak bal yapmasını emrettiği Nahl Suresi, 68 ve 69. Ayetlerde açıklanmakta; “Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.’’ buyurulmaktadır.

Binlerce yıl boyunca bu arı tutkalı, geleneksel tıp uzmanları tarafından yaraların iyileştirilmesi, apse ve enfeksiyonlarla mücadele gibi çeşitli tedavilerde kullanılmış. Antik Mısırlılar, Antik Yunanlılar ve Asurlular propolise; yara ve tümör iyileştirici özellikleri nedeniyle çok önem vermişler ve mumyalama sürecinde de kullanmışlar.

Propolis son yıllarda özellikle kanser tedavisine olan desteği yönüyle anılan ve bu konuda binlerce üniversite araştırmasına konu olan çok değerli bir arı ürünü. Özellikle kavak propolisindeki “kafeik asit fenetil ester” ve Baccharis bitkisinin propolisindeki “Artepillin C” polifenollerinin en etkili anti-tümör ajanları olduğu belirtiliyor.

Bilim insanları, propolisin hem hayvan modellerinde hem de insan hücre kültürlerinde kanser gelişimini önleme kabiliyetinin ve tümör hücrelerinde DNA sentezini yok etme kabiliyetinin yüksek olduğunu bildiriyor. Antibiyotik olmadığı halde çok yüksek antibiyotik etki gösterebilmesi ve bu etkileri sadece enfeksiyona ya da hastalıklı dokuya yöneltmesi en dikkat çekici özelliklerindendir.

Antibiyotik direnci, genellikle antibiyotik ilacının aşırı kullanımı nedeniyle, tıbbın büyüyen bir problemidir. Antibiyotik alan kişilere genellikle bağırsaklarda iyi bakterilerin korunmasına yardımcı olmak için probiyotik almaları tavsiye edilir.

Propolis antiviral ve antibakteriyeldir. Propolisin gücü coğrafyaya göre değişse de, koruyucu faydaları değişmeyen bir gerçek. Diş sağlığı, deri hastalıkları, sindirim sistemi sorunlarının çözülmesine katkıları vardır. Pek çok zararlı bakteri ve mantar çeşidini engelleyici özelliktedir.

Bu mucize ürünün, solunum sistemi rahatsızlıklarında, ağızda çıkan yaralar, aftlar, uçuklarda, mide bağırsak rahatsızlıklarında kullanım alanının bulunduğu ve kansere karşı koruyucu etkilerinin olduğu yapılan bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Ayrıca, bu  çalışmalarda propolisin vücutta sağlıklı ve canlı hücre sayısını arttırdığı da ortaya konulmuştur.

Propolisin tırnak mantar enfeksiyonlarına karşı kullanımını inceleyen laboratuvar testleri, propolisin popüler olarak reçete edilen bir ilaca kıyasla daha fazla koruma sağladığı sonucuna varmıştır. Özellikle günümüzde korona virüsten korunmak için bağışıklı sistemimizin güçlü olmasına dikkat çekiliyor. Propolis, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle bu noktada da öne çıkıyor.

Tabii ki her üründe olduğu gibi propolisi kullanırken bir uzmana danışmak ve bazı konulara dikkat etmek de yarar var. Örneğin, bal, arı poleni, arı sütü, kozalaklı ağaç veya kavak ağacı alerjisi olan kişiler ilk olarak bir alerji uzmanı tarafından test edilmedikçe propolis kullanmamalıdır. Propolis kan sulandırma ilaçları alan veya kanama bozukluğu olan insanlarda kanama riskini artırabilir. Hamileyseniz veya emziriyorsanız, propolis almadan önce doktorunuza danışmalısınız.