Rabiatül Adeviyye Hatun kimdir?

Önemli Şahsiyetler 22 Nis 2021 Şebnem Kırcı
kır çiçeği. Rabiatül Adeviyye.
Jaric Swart-Unsplash

Tasavvuf alanında zühde yönelen kadınlardan biri de Rabiatül Adeviyye’dir. Zühde yönelmek tasavvufta Allah’a yönelmek için dünyadan elini eteğini çekmek anlamına gelir. Zühde yönelen kadınlar cinsiyetlerinden ayrılırlar. Erkek olarak Kabul edilirler. Zühde yönelen ve erkek olarak anılan ilk kişi Rabiatül Adeviyye bir diğer ismi ile Rabia Hatun’dur.

Rabiatül Adevviye hakkında tarihi bilgi oldukça azdır. Onun Basralı olduğunu biliyoruz. Onunla ilgili pek çok menkıbe vardır. Onu anlatan önemli bir kitapta Feridüttin Attar’ın Tezkiretül Evliya adlı kitabıdır.

Menkıbelerde anlatılan Rabiatül Adeviyye

Bir menkıbeye göre Rabia, para kazanmakiçin yün eğirir, eğirdiği yünleri de iki akçeye satar. Akçeleri aldığı zaman birini sağ diğerini de sol elinde tutar. İkisini üst üste tutarsa kendini adadığı yolda yanlış yapacağına inanır. İki paranın üst üste gelmesini parayı yığmak olarak algılar. Zühd paraya ya da mala sahip olmak değil tam tersidir. Malın insane sahip olmasını engellemek gerekir.

İslam coğrafyası genişledikçe zenginleşmiş ve lüks artmıştır. Bu durum gelir seviyelerinde de farklılıkların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu dönemde zühde yönelen kişiler de bölgeye göre farklı isimler akmaya başlar. Sufi isminin de böyle doğduğu söylenir. Sufi sözcüğünün ilk defa Küfe ve Basra’da ortaya çıkmıştır. Zühd kavramının ortaya çıkmasının sebeplerinden biri de Emevi devletinin dünyeviliği, zenginliği, sefahati önemsemesidir. Zühdün ortaya çıkışı sivil halkın bir tepkisidir.

Sevginin temsilcisi…

Rabia sevgi kelimesi ile özdeşleşen bir kişi olmuştur. Allah’ın ezeli güzelliğini önemsemiş, bu güzelliğe dahil olmak için sevgiyi esas almıştır. Onun öğretisinin temelinde sevgi ve umut vardır. Rabia hiç bir zaman cennete gitmek için  ya da cehennem korkusundan ibadet etmemiştir, onun arzusu Allah’ın sevgisini kazanmaktır.

Rabia bir köledir. Efendisi bir gece onun duasına tanık olur. Duasında “Seninle hemhal olamıyorum her an, beni bir mahlukun emrine verdin.” der. Bu duayı ederken çevresinde bir ışık belirmiştir. Onu bu kanağı belirsiz ışık içinde gören efendisi, onu azat eder. Önce bir boşluğa düşerek rakkaselik, sazendelik ve neyzenlik yapar.

Daha sonra gittiği bir camide Rebah bin Am rile tanışır. Dergaha girmek ister ama kadın olduğu için kabul edilmez. Onun için cehennem Allah’tan ayrı düşeceği bir yer olduğu için kabul edilemez. Cennet ise bir tevhiddir, cennetin sunduğu güzelliklerle değil Allah’a kavuşmak ile ilgilidir.

Kadın olarak anılmayan ve kutsallaşan iki kişi Rabia ve Meryem’dir. Rabia hiç bir zaman evlenmedi. Pek çok önemli ve zengin kişi onunla evlenmek istedi ama o Kabul etemedi. O kendi bedeninin oladığını tek amacının Allah’la bir olmak olduğunu söylemiştir. Bu anlamda kendini cinsiyetsiz kabul eder. Rabia sevgi ekolünün temsilcisi olmuştur. Rabia Avrupa’da bilinin biri olmuştur. Fransa Kralı IX. Louis’nin elçisi Joinville, Rabia ile  ilgili hikayeleri Avrupa’ya sokmuştur.

Fransız yazar Camus’un (v.1653) Cariteeou la vraie Charite (1644) adlı kitabında tam olarak ismi ile anılmasa da ondan söz edilir. Rabia hayatıyla da filmlere konu oldu. Türk sinemasında Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit Rabia karakterini canlandırdılar. Hayatı boyunca kefenini yanında taşıdığı ve namazını onun üzerinde kıldığı söylenir. O hayatı boyunca en azla yetindi ve ona yardım etmek isteyenlerin tekliflerini reddetti. Pek çok gününü oruç tutarak geçirdi.