Ramazan ayının ruhu ve faziletleri nelerdir?

Oruç Contributor
Ramazan sofrası
Dotschock-Dreamstime

Müslüman toplumlarda Ramazan ayının ruhu bir başka yaşanır ve dışarıdan da bu ruh hemen fark edilebilir. Oruç ibadetiyle tanınan bu ayın, hakkıyla yaşamasını bilen insanlara türlü getirileri vardır.

Ramazan ayının ruhu ne şekilde anlatılabilir?

Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı mukaddes bir zaman dilimidir. İslam inancına göre bu zaman dilimi hem maddi hem de manevi bir terbiyenin anahtarıdır. Dolayısıyla Ramazan ayının ruhu her sene Müslümanlar tarafından dört gözle beklenir.

Bu ay, yıl içerisinde yapılmayan türlü ibadetlerin orucun yanında yoğunlaştığı bir zamandır. Bu bakımdan oruç yalnızca fiziksel bir açlığı ifade etmez. Aynı zamanda ibadete yönelmeyi, toplumsal olarak dayanışmayı da ifade eder. Neticede, Ramazan ayının hem dünyevi hem de uhrevi bazı getirileri olduğu rahatlıkla görülebilir.

Dünyevi getirileri ne şekilde sıralanabilir?

Oruç, İslam inancında Müslüman kimselere farz kılınmış bir ibadet biçimidir. Bu ibadeti yapan kimse bir taraftan nefsini terbiye ederken diğer taraftan da insan ilişkilerinde empati kurmayı öğrenir. Oruçlu kişide güçlenen merhamet ve şefkat duygusu, ahlaki bir gelişimi destekler.

Bazı hadisi şeriflerde ve bilimsel araştırmalarda da bahsi geçtiği üzere orucun fiziksel faydaları da saymakla bitmez. Bu faydaların başında aylarca yorulan sindirim sisteminin ve özellikle midenin dinlendirilmesi yer alır.

Oruç ibadetinin bir dünyevi getirisi de insanlar arasındaki yardımlaşma ve paylaşımın artmasıdır. Çünkü gün boyu açlık ve susuzluk çeken kimse, gerçekten yoksullukla mücadele eden ve evine yemek götüremeyenlerin halini anlar. Bu hissin bir nebze bile yaşandığı yerde de vicdani duygular ön plana çıkar. Dolayısıyla yardıma muhtaç olan kimselerin desteğine koşulur.

Oruç tutmanın ve Ramazan ayına erişmenin manevi getirileri neler?

Ramazan ayı, öyle bir zaman dilimidir ki bu ayda hem ibadetler yoğunlaşır hem de insanlar arasındaki diğer bağlar güçlenir. Orucun kişiye kazandırdığı en büyük manevi getiri nefsin terbiye edilmesidir. Dini bakımdan yükümlü sayılanların bu ibadeti yerine getirmesinin aynı zamanda ahirette de bir mükafatı vardır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bu konuyla alakalı pek çok hadisi şerif buyurmuştur. Bu hadislerden birinde şöyle buyrulur:

“Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki, Mahşer Günü oradan ancak oruç tutmuş olanlar girecek, onlardan başka hiç kimse o kapıdan giremeyecektir. ‘Oruçlular Nerede?’ diye çağrı yapılacak, onlar da kalkıp oradan cennete girecekler. Oruçlular girdikten sonra o kapı kapanacak ve bir daha oradan hiç kimse giremeyecektir.” (Buhari)

Orucun manevi bir boyutu da iradenin kontrol altına alınmasıdır. Oruçluyken yeme ve içme gibi temel istekler baskılanarak nefis terbiyesi yapılır. Dolayısıyla da kişi kendine hakim olmayı ve iradesini kontrol altında tutmayı öğrenir.

Kısacası, Ramazan ayı maddi ve manevi bakımdan gelişme açısından farklı bir ruha sahiptir. Müslümanlar bu zaman diliminde hem dünya hem de ahiret iyilikleri için türlü yatırımlarda bulunabilirler. Ramazan ayının maddi bakımından temel getirisi sağlığın korunması ve insanlar arasında anlayışın gelişmesidir.

Bir ay boyunca ibadetle geçirilen Ramazan ayının yalnızca maddi getirilerinden bahsetmek mümkün değildir. Buna göre, Ramazan ayıyla birlikte Müslümanlara ahiretin türlü nimetleri açılır. Kişi farz ibadetini yerine getirmiş olur ve nefis terbiyesi sağlanır. Yani, Ramazan ayını huşu içerisinde ifa etmenin salih bir kul açısından her yönlü getirisi vardır. Bizlere düşense bu vaktin kıymetini bilmek ve layığı ile yaşamaktır.

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.