Refleksoloji Nedir? Nasıl Yapılır?

louisa-potter-0YaUgdjZ7-Y-unsplash
Fotoğraf: Louisa Potter-Unsplash

Kökeni Uzak Doğu’ya uzanan Refleksoloji, vücuttaki gerilimi almak ve nörolojik hastalıklarda destek tedavi sağlamak amacıyla, el, ayak ve kulaklardaki belirli noktalara uygulanan bir masaj tekniğidir.

Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişi olduğu bilinen refreksolojinin ilk uygulama yeri Çin olarak bildiriliyor. Günümüzde tamamlayıcı tıp kategorisinde yer alan Refleksoloji, bedendeki serbest enerji akışını sağlamak amacıyla kullanılan etkili bir yöntem olarak kabul ediliyor. Refleksoloji bir tür “denge” masajı olarak tanımlanıyor ve kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlayarak kişiye doğal dengesini kazandırıyor.

Refleksoloji temelinde vücudun sinir noktalarını uyararak bağlı olduğu bölgedeki enerjinin ortaya çıkmasını sağlamaktır. Sadece ayaklara değil; el ve kulaklar olmak üzere vücudumuzun belirli bölgelerine de baskı yapılarak metobolik hastalıkların tedavisinde tercih ediliyor. Bir bakıma refleksoloji için vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirme yöntemi de diyebiliriz.

Refleksoloji masajında vücuttaki her organın ayaktaki bir sinir dokusuna denk gelir. Hastanın genel sağlığını düzeltmek için ayaktaki bu noktalara masaj uygulanarak iç organlar da dahil olmak üzere tedavi olması sağlanır. Örneğin, ayaktaki karaciğer hassas noktasına yapılan masaj ya da baskı karaciğerin uyarılmasını sağlıyor. Refleksoloji masajının süresi ortalama olarak 30 ila 45 dakika arasında değişiklik gösteriyor. Ayrıca refleksoloji masajı kişiye özel olarak yapıldığı için herkese farklı şekilde uygulanıyor. Masaj planlanırken hastanın yaşı, hastalığın türü, hastanın fiziksel ve psikolojik sağlığı dikkate alınarak uygulanacak noktalara karar veriliyor.

İyi bir refleksoloji masajı; baş ağrısı, uykusuzluk, kronik yorgunluk, baş dönmesi gibi pek çok semptomun hafifletilmesine yardımcı olmanın yanı sıra karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi birçok iç hastalığın altında yatan nedeni tedavi etmeye de yardımcı olur. Yüksek tansiyon da refleksoloji masajı ile tedavi edilen sorunların başında gelir. Ayrıca uyku kalitesini artırma, enerji akışını dengeleme, bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudu toksinlerden arındırma gibi daha birçok yararları bulunuyor.

Beden fonksiyonlarını normalleştirmeye bağlı olarak birçok hastalıkta büyük ilerleme sağlıyor. Başta stres ve anksiyete bozuklukları olmak üzere, panik atak, depresyon, uykusuzluk, bel-boyun fıtığı, otizm, felç, migren, hormon sorunları, romatizma, astım, hazımsızlık, regl ağrıları gibi pek çok hastalıkta destek tedavi olarak kullanılıyor. Amerika’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre refleksolojinin, regl öncesi gerginliği yüzde 45 oranında azalttığı belirtiliyor.

Refleksoloji, batı ülkelerinde en çok kullanılan alternatif tıp alanındaki yöntemlerden biri olarak gösteriliyor. Özellikle engelli çocukların fiziksel ve zihinsel tedavisinde ve de felçli hastalarda yardımcı tedavi olarak yoğun biçimde kullanılıyor. Uygulanan terapi, fizik tedavi çalışmalarındaki verimliliği artırıp, daha çabuk sonuç alınmasını sağlıyor. Kişinin istek ve ihtiyacına göre değişse de terapinin haftada bir uygulanması yeterli görülüyor.

Terapi, hamileliğin ilk 6 ayındakilere, kanser ve damar tıkanıklığı olan hastalara ve varis sorunu yaşayanlarda tavsiye edilmiyor. Uygulanan terapinin rahatlatıcı etkisi oldukça belirgin. Stresi azaltarak kan dolaşımını hızlandırıyor. Detoks etkisi yaparak bedeni toksin ve atık maddelerden arındırıyor. Vücudun kendi doğal ağrı kesici hormonu endorfin üretiminde de oldukça etkili. Bağışıklık sistemini uyararak hastalıklardan korunma sağlıyor. Buna benzer birçok faydası olduğundan bu ve benzeri şikayetleri olan her yaş grubuna gerekli anatomi eğitimini almış uzman kişilerce rahatlıkla uygulanabiliyor.

Refleksolojinin temel prensibi, stresin vücudumuzda yarattığı blokajı ortadan kaldırarak insanın fıtratında bulunan ‘hayat enerjisini’, dengeyi ortaya çıkarmak olarak ifade ediliyor. Şüphesiz ki en büyük şifa kaynağı Kuran’dır. İnsan, İslam’ın ortaya koyduğu değerlere bağlılığı doğrultusunda, dış dünyanın olumsuzluklarından korunarak ruhsal dengesini en üst seviyede yaşar. Alemlerin Rabbi olan Allah, Ya Şafi esması ile her çeşit şifayı kullarına bahşeder.