Sabırsız olmanın zararları neler?

Felsefe Contributor
sabırsız olmanın zararları
Syed Aoun Abbas-Unsplash

Türk Dil Kurumu’na göre sabır sözcüğünün iki anlamı vardır. İlki haksızlık, acı gibi her tür olumsuz olay karşısında ses çıkarmaksızın o olumsuzlukların geçmesini beklemek anlamında kullanılır. Erdemli bir davranıştır. İkincisi ise sakinliktir. Peki, sabırsız olmanın zararları neler?

Önce sabretmenin faziletlerinden başlayalım

Türk Dil Kurumu’nda ikinci anlamda kullanılan sabır da tabii çok önemlidir. Ancak asıl erdemli bir davranış olarak kabul göreni, ilk anlamıdır. Yani tüm olumsuzluklar karşısında isyan etmeyip, sabırla o zamanların geçmesini beklemektir. Bizler aciz kullar olarak bu fani dünya hayatında yapabileceğimiz en hayırlı amelleri Allah yolunda işleyip, gerisini Yüce Allah’a teslim etmekle yükümlüyüz. Allah’tan bir şeyin olmasını isterken “Hayırlıysa olsun.” diyebilmek de bir sabır göstergesidir.

Sabretmek tevekkül inanışının adeta vücut bulmuş halidir. Bir mümin kendisinin müdahalesiyle değiştiremeyeceği olaylar karşısında sabrederse işte asıl o zaman erdemli bir Müslüman olur.

Fevri davranmak, acılar karşısında isyankar olmak; sabırlı olma davranışına tezat amellerdir. Şeytanın işi yok! Her zaman müminlerin içine vesvese sokup onları kötülüğe sevk etmek için uğraşır. Kendi kötülüğüne çekmeye çalışır durur. O nedenle vesveseden uzak durup sabretmemiz gereken durumlarda sabırla Allah’a sığınıp erdemli ameller işleyen müminlerden olmak en hayırlısıdır.

Kur’an’da ne buyrulmuştur?

Sabır! Es Sabur Esmaül Hüsna’lardan biridir. Çok sabırlı ve aynı zamanda cezayı erteleyen anlamlarına gelmektedir. Bu önemli kavramla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl Suresi, 61. Ayet)

Yüce Allah’ın isimlerinden biri olan sabır için biz aciz kullarının sabır göstermesi şüphesiz en hayırlı davranışlardan biri olacaktır. Olaylar karşısında “Ya sabır” deyip Allah’ın sonsuz kudretine güvenmek her türlü şerri hayırlara çevirmesi için Rabbimize el açıp yalvarıp yakarmak en faziletli davranışların başında gelir.

Kur’an-ı Kerim’de sabırla ilgili birçok ayeti kerime yer alır. Onlardan biri de şu şekildedir:

“Sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Suresi, 46. Ayet)

Bu ayetten de anlaşılacağı üzere bu dünyanın ve öte dünyanın yaratıcısı Cenabı Hakk sabreden müminlerinin her an yanındadır. Sabırla tevekkül edip olayların çözülmesini beklemek en hayırlısıdır.

Sabretmek yanlış anlaşılmamalı!

Sabırlı olmak bir erdemdir, evet. Ancak sabır kavramının içi asla boşaltılmaya çalışılmamalıdır. Sabırlı olmak demek aciz olmak demek değildir. Bizler Yaradan’ın kulları olarak elimizden gelen hayırlı davranışları yapalım, gerisini Allah’a havale edelim. Öte yandan eğer elimizden yapacak bir şey geliyorsa ancak bizler aciz gibi yapmamız gereken davranışı yapmıyorsak bu sabırlı olmak anlamına gelmez. Sabırlı olmak demek, kul olarak yapabileceğimiz tüm hayırlı amelleri yaptıktan sonra gerisini Allah’a havale edip sabırla beklemektir.

Örneğin bizim çalışmamızla çözüme kavuşacak bir iş var. Ancak biz o amelimizi yerine getirmiyoruz sadece olayların bizim çabalamamıza gerek kalmadan çözüme kavuşmasını bekliyoruz. Ve buna da sabırlı olmak diyoruz! Yanlış! Bu, sabırlı davranmak değil; eksik iş yapmaktır bir bakıma. Bizden beklenen hayırlı davranışı yerine getirip ötesi için sabırla beklemekse asıl erdemli bir davranıştır. Bir mümine yakışanı da budur.

İslam dininde bütün yönler tevekküle çıkar. Elimizden ne geliyorsa hayırla yapmak, bizi kul olarak aşan şeyler karşısında ise tevekkül edip sabırla bu olayın, durumun geçmesini beklemek örnek ve kalbi imanla dolu Müslümanların davranışıdır. Öyleyse her zaman ve daima: Ya Sabır!

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.