Sadaka Kimlere Verilir?

elaine-casap-qgHGDbbSNm8-unsplash
Fotoğraf: Elaine Casap-Unsplash

Sadaka Allah rızası almak maksadıyla ve hiçbir karşılık beklemeden yapılan maddi ya da manevi her türlü iyilik olarak geçer. Bu bağlamda hem Kur’an-ı Kerim ayetleri hem de bazı hadisi şeriflerde müminlere sadaka vermeleri tembih edilir. Hz. Muhammed, bir hadisinde sadaka vermenin önemini şöyle dile getirir: “Sadaka olarak verilen bir parça ekmek, Allah katında Uhud Dağı kadar büyüktür.” (Buhari)

Sadaka çeşitleri nelerdir? Sadaka toplamda dört ayrı biçimde verilebilir. Bu bağlamda sadaka çeşitlerini; farz, fıtır, nafile ve sadaka-i cariye olarak ele almak doğru olur. Bunlar arasında farz olan sadaka “zekat” manasına gelir. Yani, mecburi mallar dışındaki mülkün bir kısmının Müslümanlara dağıtılmasıdır. Fıtır sadakası, aynı zamanda fitre olarak anılır ve Ramazan ayı içerisinde dağıtılan sadaka çeşididir. Nafile sadakalar adından anlaşılacağı üzere Allah rızası için verilen mal ya da yapılan iyiliktir. Sadaka-i cariye ise kişi öldükten sonra bile amel defterine sevap işleten sadaka türüdür. İnsanların yararına olan yol veya çeşme gibi yapılar bırakmak, sadaka-i cariye olarak kabul edilir. Sadaka çeşitleri incelendiğinde sadakanın yalnızca maddi olarak yapılmadığı anlaşılır. Bu bağlamda, yeri geldiğinde edilen güzel bir söz bile sadaka olarak kabul edilir.

Peki, kimlere sadaka verilir? Sadakanın aile halkına verilip verilmeyeceği sık sık gündeme gelen bir konudur. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz “…İşte bunların içinde sana en çok sevap kazandıracak olanı, ailen için harcadığın paradır.” (Müslim) buyurur. Bu hadisi şeriften anlaşılacağı üzere hane halkına sadaka vermekte herhangi bir sakınca görülmez. Bu bağlamda sadaka vermek için öncelik sırası; anne-baba, akrabalar ve diğer ihtiyaç sahipleri olarak kabul edilir.

Sadaka, yalnızca Allah rızası için verilir. Bu noktada sadaka verirken, karşıdaki kimseyi incitmemeye özen gösterilmedir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Sadakaları açık olarak verirseniz bu ne güzel! Şayet onu yoksullara verirken gizlerseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve sizin bir kısım günahlarınızı düşürür. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Bakara Suresi, 271. Ayet).

Buradan anlaşılacağı üzere sadaka verme açık ya da gizli şekillerde yapılabilir. Ancak bunu gizli yapmak daha hayırlıdır.

Peygamber Efendimiz bir hadisinde farklı özelliklerinden dolayı yedi insanı över. Bunlardan biri de sadaka verip; “Sol elinin verdiğini sağ eli görmeyecek şekilde gizleyen kişidir.” (Buhari) Yani yapılan sadakaların gizli tutmak hem Kur’an ayetlerinde hem Peygamber Efendimiz’in hadislerinde işlenmiştir. Bunu açıktan yapmayan kişiler de övülmüştür.

Sadaka vermenin faziletleri… Helal maldan, karşılık gözetmeden verilen her türlü maddi şey ve yapılan manevi iyilikler sadakadır. Kur’an’da ve hadislerde verilmesi tembih edilen sadaka, içerisinde türlü faziletler barındırır. Bu bağlamda, sadaka vermenin faziletleri şu şekilde sıralanabilir. Sadaka verme alışkanlığı edinmek;

İnsanı cimrilikten kurtarır. Çünkü nefis insanı fakir kalmakla korkutur ve onun yardım yapmasına engel olmaya çalışır. İnsanı sahip olma, kibir ve menfaat duygularına hapsolmaktan kurtarır. Ahirette dünya mallarının hesabını vermeyi kolaylaştırır.

Kıyamet günü geldiğinde kişiyi dehşetten kurtarır. Peygamber Efendimiz, konuyla ilgili bir hadisinde şöyle buyurur: “Sadaka, kabir azabından korur, kıyamette sahibini himayesine alır.” (Beyheki)

Sadaka vermenin faziletlerine bakılınca bu ibadetin hem dünya hem de ahiret yaşamına yardımcı olduğu görülebilir. Bu noktada sadaka veren kişi, yardıma muhtaç bir kimseye el uzatarak ona destek olur. Bunun yanı sıra da hesap günü geldiğinde sadakaları onu hem kabir hem de kıyamet azabından korur. Yani, nefsin vesvese verdiği şekilde sadaka vererek mal azalmaz, aksine kişinin ahireti bereketlenir.