Şaka Yapmanın Dinimizdeki Yeri Nedir?

huyen-nguyen-ccaQyDwMCZ0-unsplash
Fotoğraf: Huyen Nguyen-Unsplash

Şakalaşma, genellikle ortamı yumuşatmak, eğlendirmek ve insanları güldürmek için yapılan sözlü davranışlar olarak nitelendirilir. Peygamber Efendimiz’in de aile bireylerine ve çevresinde bulunan diğer insanlara zaman zaman latife ettiği görülür. Ancak, dinimizde şaka yapmanın da bir adabı vardır. Sınırını ve haddini aşan şakanın, insan ilişkilerini zedelediği görülür.

Şakanın taşıması gereken özellikler: Şaka yaparken dikkat edilmesi gereken başlıca iki nokta vardır. Bunlar, edebi korumak ve şakanın boyutunu ayarlamaktır. Hikmet ehli insanlar şakalaşmayı sürekli hale getirmenin kişinin değerini azaltacağına işaret ederler. Dostlar ile arada bulunan şakalaşmayı tamamen kesmek ise aradaki samimiyetin ve muhabbetin bir miktar azalmasına yol açar. Bu bakımdan, bir kimse şakalaşırken bu davranışının hangi sıklıkta olduğunu durup bir düşünmelidir.

Şaka yapılırken dikkat edilmesi gereken ikinci nokta ise edebin muhafaza edilmesidir. Karşıdaki bir kimseyi üzecek küçük bir sözün, şaka maksadı ile söylense bile, dinimizde yeri yoktur. Bu sebeple şaka yapılırken seçilecek sözlere hassasiyet gösterilmelidir. Şaka; anne baba ya da hoca öğrenci arasındaysa da küçük yaştakilerin bunu suiistimal edip, aradaki saygı sınırını aşmasına müsaade edilmemelidir.

Şakası bile ciddi olan davranışlar var mıdır? Peygamber Efendimiz, şakanın sınırı ve ciddiyeti konusunda Müslümanları uyarır. Bu noktada, Peygamber Efendimiz tarafın ele alınan üç konu vardır. Bunlar; şakadan evlenmek, şaka olsun diye eşini boşamak ve şaka olsun diye köleye azat edildiğini söylemektir.

Peygamber Efendimiz’in buyurduğuna göre; şahitler huzurunda şakadan bile olsa iki kişi evlenirse bu evlilik gerçektir, yine şakan bile olsa kişinin hanımına “seni boşadım” demesi gerçektir. Şakayla azat edildiği söylenen kölenin de azat edilmesi ve sahibinin vermiş olduğu bu sözde durması gerekir. (Dürer)

Peygamber Efendimiz’in yapmış olduğu şakalar: Peygamber Efendimiz, bir kimseye şaka yaptığında; doğruyu söyler, incitici olmaz ve nezih davranışlar sergilerdi. Bir defasında yaşlı bir kadın onun yanına gelerek, cennete girmesi için kendisine dua etmesini rica eder. Peygamber Efendimiz de yaşlı kadına “Cennete yaşlı kadınlar giremez!” diyerek cevap verir. Bunu duyan yaşlı kadın çok üzülür ve ağlar.

Kadının ağladığını gören Peygamber Efendimiz, durumu şöyle izah eder: “Yaşlı kadınlar cennete o halleriyle değil, genç ve güzel olarak girerler. Zira Allahü Teala Kur’an-ı Kerim’de ‘Biz defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler kılmışızdır.’ (Vakıa Suresi, 35 ve 38. Ayetler) buyuruyor.” (Tirmizi)

Şaka yaparken niyetin bir önemi var mı? İslam’da ameller tartılırken, kişinin niyeti de göz önüne alınır. Ancak, günah hangi niyet ile işlenirse işlensin günahtır. Bu bağlamda; şaka yaparken yalan söylenmez, şaka olsun diye Müslüman bir kimse korkutulmaz ve karşıdakinin üzüleceği işler yapılmaz.

Şaka yaparken yapılmayacak bu huşular Peygamber Efendimiz’in hadisi şeriflerinde açıkça belirtilir. Bu hadislerden bazıları şöyledir: “Yalan münafıklık alametidir.” (Buhari), “Bir mümini korkutanı, Allahü Teala da uzunluğu bin yıl olan günde korkutur.” (Deylemi), “Arkadaşınızın bir şeyini ciddi veya şaka olarak da almayın.” (Tirmizi)

Bu bağlamda dinimiz, Peygamber Efendimizin’de bahsettiği ve uyguladığı sınır koşullarda şaka yapılmasına müsaade eder. Kişi, şakasında doğru söylemeli, kelimelerini özenle seçmeli ve bile isteğe bir kimsenin üzülmesine sebep olmamalıdır. Böyle bir duruma düşüldüğünde ise karşıdaki kimseden özür dilenmeli ve helallik istenmelidir. Ancak kişinin sonunda özür dileyeceği bir işe hiç bulaşmaması daha doğru bir davranış şeklidir.