Sakin ve Huzurlu Bir Yaşam için…

sebastian-unrau-sp-p7uuT0tw-unsplash
Fotoğraf: Sebastian Unrau-Unsplash

Öfke sağlıklı her insanın hissettiği normal bir duygudur fakat kontrol edilmediği zaman hem kişiye hem de etrafındaki insanlara zarar vermeye başlar. İş hayatımızda, trafikte, aile veya eşimizle olan ilişkilerimizdeki en ufak bir aksaklık veya çatışmayla karşılaştığımızda öfkeleniriz. Fizyolojik ve biyolojik olarak bizi etkisi altına alan bu duyguyu hissettiğimizde kalp atışımız hızlanır, kan basıncımız yükselir ve adrenalin seviyemiz artar.

Normal bir duygu durumu olmasına karşın aşırı yoğun hissettiğimiz bu duygunun kişiye zarar vermesi durumda bunu kontrol altına alabilmesi çok önemlidir. Öfkelendiğimiz zaman oluşan tehdide karşı iç güdüsel olarak agresif yollu yanıtlar veririz. Kişinin çatışma ya da aksilik yaşadığı bir durum karşısında öfkelenmesi vücudun defansa geçmesine bağlı olarak verdiği bu tepkinin bir miktar olması normaldir fakat bir başka kişinin hak ve özgürlüklerini zedeleyici seviyede aşırı olması anormal bir durumdur.

Öfkelenen kişi bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde öfkesiyle baş etmenin yollarını denerler. Genellikle bazıları öfkelerini belli etseler de bazıları da sessiz kalarak veya baskılayarak bunu gizlemeye çalışırlar. Bastırılmış öfke yaşayan kişiler pasif agresiflik denilen bir tutum sergiler ve dolaylı yoldan yüz yüze gelmeyerek arkadan iş çevirerek öfkelerini belli ederler.

Öfkemizi belli etmek kızdığımız bir konu hakkında karşımızdakine tepki vermek eğer normal düzeyde yaşanıyorsa bir iletişim şekli de sayılabilir. Çünkü çatışma anında karşımızdaki kişiye- kişisel alanımızı korumak için- verilen bu tepkiyi dikkate alması bize olan davranışlarında daha temkinli olmasını sağlar.

Öfkemizi olay hakkında fazla düşünmeyi bırakarak, dikkatimizi başka alana çevirerek ve bizi mutlu edecek pozitif şeyler üzerine yoğunlaşarak kontrol altına alınabiliriz. Aksi halde öfkeyi içselleştiren kişi içe dönük bir öfke yaşar ve bunun sonucunda tansiyon depresyon gibi fiziksel ruhsal hastalıklara davetiye çıkarır. Öfkesini kontrol altına alamayan kişiler sürekli eleştirel bir tavır sergiledikleri, karşısındakinin ruh halini düşürücü tavırlar içinde oldukları için ikili ilişkilerinde zayıf olurlar.

“Öfkesini yeneni, Allahü teala korur ve düşmanını ona boyun eğdirir.” (Buhari)

“Öfkesini yenen Cennete kavuşur.” (Taberani)

“Kim Allah rızası için öfkesini yenerse, Allahü teala da ondan azabını def eder.” (Taberani)

Öfkemizi yenmemizin faziletleri hakkındaki bu hadis-i şeriflerden da anlaşıldığı üzere İslam dininde öfkesini yenenin Allah katında derecesinin artacağı apaçık ortadadır. Bir başka hadiste de “Mümin tez kızar, tez barışır.” (Tirmizi) denmiştir. Yani insanın öfkelenmesi normal bir durumdur; ancak mümin öfkesini kontrol altına almasını bilmelidir. Çünkü öfkeyi yenen kişi, kibrinin ve nefsinin eseri olmaktan kendisini kurtaran ve Allah’ın sabrını gösteren kişidir.

Öfkelendiğimiz zaman Allah’ın isimlerini zikretmekte büyük fayda vardır. Zira Allah’ı anan kişi Allah korkusunu bildiği için bu ona bağışlama duygusunu hatırlatır ve sakinlik verir. Allah’ın affediciliği ve bağışlayıcı olduğunu hatırlayan kişi de karşındakini affetme yoluna gider. Kızgınlığını giderip affedici olmak karşındakinin sevgi ve saygısını kazanmasına sebep olur, kızgınlığın yarattığı şiddetin kötü neticesine sabretmek başka büyük musibetlerin yol açmasını engeller. Çünkü “Keskin sirke küpüne zarar” misali öfkeli insan öfke anında normal düşünemez ve o anda yapılan her eylem sonradan kişiye büyük zarar ve pişmanlık verir.

İslam dini yumuşak güzel huylu olmayı emreder. Onun içindir ki mümin işlerini kızgınlıkla halletmemelidir. Öfkeli insanın işleri de ters gider, rızkı kesilir. Her işte önce Allah’ı anarak ve sakinlikle yapmak işleri yoluna koyar. Öfke anından Allah’a sığınmak ve Allah’tan yardım istemek gerekir. Öfkeli insan nefsine hakim olamayan aciz insandır. Öfke duyduğumuz zaman onu kontrol altına almak için bunun nefsimizin oyunu olduğunu ve Allah’ın affedici oluşunu hatırlamak kendimizi telkin etmek için en yeterli bir düşünce olacaktır.