Sanat Terapisi ile Kendinizi Yeniden Keşfedebilirsiniz

ID 66817342 © Anna Balabanova | Dreamstime.com
ID 66817342 © Anna Balabanova | Dreamstime.com

Son yıllarda dünyada giderek yaygınlaşan psikoloji ve sanatın buluşmasıyla insanlar hem kişisel gelişimlerini hem de sanata yatkınlıklarını keşfediyor. Sanat terapisi, bir sanat eğitmeni ile terapistin ortak çalışmasını gerektiren, tedavi sürecinin sanatla sürdürülmesine dayanan bir terapi yöntemidir.

Sanat kişilerin kendilerini ifade etmesi için temel bir lisandır. Resim, drama, müzik, seramik, kolaj gibi yöntemlerle kişi kendini keşfederken duygu ve düşüncelerini aktarmak için özgün bir yol bulur. Sanat terapisinde kimseden bir sanat eseri ortaya koyması beklenmez, sanat sadece bir araç olarak kullanılır. Bireylerin günlük streslerini, endişelerini ve atlatmaya çalıştıkları travmatik olayların etkilerini azaltmak üzere geliştirilmiş bir yöntemdir. Kişinin kendisini tanıması ve tanımlamasının yanı sıra var olan yeteneklerini keşfetmesi ve ifade etmesinde de bu çalışmalar etkilidir. Sanat terapisi, çeşitli tekniklerle farklı sanat malzemelerinin kullanımı ile gerçekleşir. Katılımcılara, yaratıcılık becerilerini deneyimlerken kendilerini ifade etmek için de özgür, güvenli ve verimli bir ortam sunar. Kendini ifade etme gücünü artırma, günlük yaşamda karşılaşılan tıkanıklıklara karşı yenilikçi ve yapıcı çözümler getirmeyi sağlar.

Bilinçaltımıza kayıtlı, kimi olumsuz inanç ve duygular, kendi potansiyelimizi açığa çıkarmamız konusunda engelleyicidir. Bu bilinçaltı kirliliği, hayatımızın her anını olumsuz etkileyebilir. Sanat terapisi, kendi kişisel güçlerini keşfetme ve hayata geçirmesi konusunda bilinçli farkındalık sürecini hızlandırır. Böylece kendini keşfetme sürecini başlatır. Sanat terapisinde metaforlar ve semboller sıkça kullanılır. Yani ortaya çıkan ürünler, problemi birebir yansıtmak zorunda değildir. Kişilerin kendi acılarıyla yüzleşmesi imkansız ya da çok zorsa bu yöntem etkin bir şekilde kullanılabilir.

Konuşarak kelimelere dökemediğimiz duygu ve düşünceler, sanatta kullanılan ifadelerle daha esnek ve özgür bir alan bulur. Duyguların karmaşıklığı kelimelere yansıyamadığı kadar bir fırça darbesine veya kullanılan bir renge yansıyabilir. Kafa karıştırıcı, baskılanan unsurların ortaya çıkmasına izin vererek, adeta benliğimizi oluşturan duyguları gözlemleme imkanı bulunur. Sanat terapisinde katılımcılar, kendilerini yansıtan ‘duygusal ayna’ çalışmaları ile hem keyif alırlar hem de rahatlama hissine kavuşurlar. Sanat, tıkanıklık oluşturan duyguları tahliye etmeye mucizevi bir şekilde yardımcı olur. Ve tüm bu yaratıcılık süreci, içten gelen bir şifalanmanın kaynağı haline gelir.

Bilinçaltında bastırılan problemleri olan ve bunların olumsuz etkilerini yaşayan, günlük hayatta baş edemediği stresi olan, geçmişte yaşadığı travmaları olan bireylerde başarılı sonuçlar elde edilir. Geçmişte trajik bir olay ve büyük kayıplar yaşamış konuşma güçlüğü çeken, anksiyete, panik atak sorunları yaşayan kişilerin tedavisinde de kullanılabilir. Sorunlarla baş etme becerisi kazandırılmak üzere kullanılan bir psiko-terapi yöntemi olan sanat terapisi, aslında hemen herkes için uygun bir yöntemdir. Örneğin çocukların yaşadığı çekingenlik, utangaçlık, dikkat eksikliği, asosyallik, okula adaptasyon gibi günümüzün yaygın sorunlarında oldukça etkilidir.

Günümüzde müzik terapi ile ilgili, otizmli ve dikkat eksikliği olan çocuklarda yapılan araştırmalara göre, zihinsel sorunları çözmede müziğin en etkin tedavi yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca müziğin zekanın kalitesini artırdığı da saptanmıştır. Şizofreni hastaları ile yapılan bir çalışmada, müzikle yapılan tedavide müziğin içe kapanıklığı, dürtüselliği azalttığı, gevşeme sağladığı görülmüştür.

Modern tıbbın babası olarak anılan İbn-i Sina, musikinin tedavide oynadığı rolü şöyle tanımlamıştır: “Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini artırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir. Ses varlığımız için zaruridir ve ses tonu değişiklikleri insanın ruh hallerini yansıtabilir. Müzik bestelerini bize hoş gösteren işitme gücümüz değil, o besteden çeşitli telkinler çıkarmamızı sağlayan idrak yeteneğimizdir.” demiştir. Yaşadığımız çağdan bin yıl önce ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaptırılan hastanelerde musiki makamları tedavi maksatlı kullanılmıştır.

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!