Şehzadeler şehri Manisa; zengin tarih

Seyahat Şebnem Cengizalp
Manisa Salihli
Emiralikokal-Dreamstime

Tarihi kaynaklara göre çok eskilere, Yontma taş devrine uzanan tarihiyle şehzadeler şehri Manisa, Osmanlı Devletinde de önemli yere sahip bir şehirdir. Uzun tarihi boyunca şehzadelere ev sahipliği yapmış, eğitimlerinde önderlik etmiş, topraklarında nice şehzadeler yetiştirmiştir.

Manisa’nın tarihi nasıldır?

Antik tarihi kaynaklar Yunanistan’ın bugünkü Teselya bölgesinden Magnetler’in bu bölgeye göç etmesiyle kurulan bir şehir olduğunu göstermektedir. Şehrin o dönemdeki adı Magnesia olarak geçmektedir. Kurulduğu tarihlerden itibaren Hitit, Frig, Yunan, Lidya, İran, Roma, Bizans, Saruhanlı Beyliği ve son olarak da Osmanlı Devleti himayesinde kalmıştır.

1071 Malazgirt Savaşıyla Anadolu ya giren Selçuklu Devleti otoritesine bağlı Türk beylikleri, Anadolu’nun en ücra köşelerine akınlar tertip etmişlerdir. Bu akınlarda kale ve surlarla çevrili olan Manisa, Türkmen akınlarına karşı uzun süre direnmiştir. Bizans Devletinin Katalanlardan getirttiği paralı askerlere rağmen şehir, 1313 yılında Saruhan Bey tarafından kuşatılarak işgal edilmiştir. Bu tarihten sonra Manisa, Saruhanlı beyliğinin başkenti olmuş, sınırları genişlemiştir.

Saruhan Bey, kurduğu donanmayla Yunan sahillerine kadar seferler düzenlemiş, elde ettiği ganimetlerle camiler, medreseler, tekkeler, kütüphaneler kurdurarak, Manisa’yı bir Türk İslam şehri kimliğine kavuşturmuştur. Saruhan Bey’in hem şehrin fethi, hem sınırlarının genişletilmesi başarılarına, Oğuz boylarından aldığı kuvvet önemli olmuştur. Bu sebepledir ki günümüzde Manisa il sınırları içinde; Karkın, Salur, Avşar, Bayat, Kınık, Kılcanlar, Çiğiller, Çepni, Çavdır, Halkavlu gibi Oğuz boylarının adlarıyla anılan yerleşim birimleri mevcuttur.

Osmanlı hakimiyetine geçişi nasıldır?

Saruhan Beyin 1346 yılında vefatından sonra beyliğin başına sırasıyla İlyas Bey, Muzafferettin İshak bey ve Orhan Bey geçmiştir. Orhan Bey zamanında kardeşi Hızır Bey iktidar mücadelesini kazanmış ve beyliğin başına geçmiştir. 1390 yılında Yıldırım Beyazıt’ın Anadolu’da birliği sağlamak amacıyla düzenlediği seferlerde Hızır Bey, beyliğini Yıldırım Beyazıt’a barış yoluyla teslim etmiştir.

Manisa artık Osmanlı Devletine ait bir şehir haline gelmiştir. Yıldırım Beyazıt’ın Timur’a esir düşerek Osmanlı Devletinin gerilemeye girmesinden sonra, Osmanlı’ya karşı ayaklanan Saruhanlı beyliği, Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu unvanını alan Çelebi Mehmet zamanında Hızır Şah’ın idam edilmesiyle tekrar alınmıştır.

Anadolu birliğinin sağlanmasından sonra eyalet sistemiyle yönetilmeye başlanan Osmanlı Devleti, Anadolu ve Rumeli beylikleri olarak ikiye ayrılmıştı. Manisa, o dönem Anadolu beylikleri merkezi olan Ankara’ya bağlıydı.

Şehzadeler şehri Manisa denmesinin sebebi nedir?

Osmanlı Devleti hakimiyetindeyken Türk İslam şehri olarak oldukça gelişen Manisa, şehzadelerin yöneticilik yaptığı ve en çok şehzadeye ev sahipliği yapan şehir olmuştur. Dönemin padişahı tarafından Manisa’ya vali olarak atanan şehzadeler, burada yönetim becerilerini geliştirmek için eğitilirlerdi.

Bu şehzadelerden en ünlüleri Fatih Sultan Mehmet Han ve Kanuni Sultan Süleyman’dır. Daha birçok şehzade Manisa’da yöneticilik yapsa da, kimi buradan tahta yürümüş, kimi isyan edip boğdurulmuş kimi de şehzade olarak kalıp eceliyle vefat etmiştir.

Şehzadeler sancağı Manisa, şehzadelerin yanı sıra bir çok lala, defterdar, hoca, ruznameci, reisül küttap ve çavuş başı gibi üst düzey bürokratların yanı sıra, dönemin alimleri, sanatkarlarının da ikamet ettiği yer olarak, ilim irfanın ileri düzeye çıktığı bir şehir olmuştur. Günümüzde birçok tarihi eser bulunan Manisa, oldukça etkileyici tarihiyle gezilip görülmesi gereken şehirlerden birisidir.

Evliya Çelebi eserinde Manisa tebasını ; “sanat ehli, kanaat ehli, ibadet ehli ve ziyaret ehlidir” olarak anlatmıştır. Mimar Sinan’ın projelendirdiği eserlerden olan Muradiye Camisiyle birlikte,  Hüsnişah Camisi, Yavuz Sultan Selim’in hanımı Ayşe Hafsa Sultan tarafından yaptırılan Sultan Külliyesi gibi pek çok ihtişamlı eser görülmeye değer sana eserleridir.