Selçuklu imparatorluğu ve kadim medeniyeti

Kültür Contributor
Selçuklu imparatorluğu
Mansour Kiaei-Unsplash

Büyük Türk boyu Oğuzların Kınık boyundan olan Selçuk Bey adındaki kumandan tarafından kurulmuş olan Selçuklu imparatorluğu, tarih sahnesinde epeyce önemli bir yere sahiptir. Bugünkü, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Suriye, Irak, İran’la Doğu ve Güney Anadolu bölgelerinde hüküm sürmüş bir büyük imparatorluk haline gelmiştir. Rum hakimiyetinde olan Anadolu’nun kapılarını Türklere açan öncülerdir. Kınık boyu, önemli hükümdarlar yetiştirmesiyle Türk tarihine adını yazdırmıştır.

Selçuklu imparatorluğu nerede ve ne zaman kurulmuştur?

İmparatorlukların kuruluş öykülerini okurken savaşların nasıl yapıldığı, ne kadar askerin şehit olduğu, uygulanan savaş taktiklerinin günümüz dünyasının son şeklini almasında ne denli önemli olduklarını gösterir. Selçuklu devletinin kurulması da, bütünTürk göçleri ve savaşları gibi, bir türlü boyunduruk altında yaşamayı kabul etmeyen liderlerin başarısıdır. Bu Türklerden Oğuz Devletinin ordu kumandanı Selçuk Bey, Yenikent’ten Cent şehrine gelerek burayı beyliğinin merkezi yapmış ve devlet olma hayali burada başlamıştır.

Selçuk Bey’in 1007 yılında ölümünden sonra tahta Arslan Yabgu geçerek o dönem en güçlü devlet olan Karahanlı Devletiyle ittifak yapıp, Gaznenlilere karşı mücadele etmiştir. Selçuk Bey zamanında çoğu Oğuz beyliği Selçukluya bağlanmıştır. Bu tarihlerde anılan bölgelerde Karahanlılar, Gazneliler ve Selçuklar tarih sahnesinin en güçlü oyuncularıdır. Arslan Yabgu Gazneliler tarafından hileyle esir edilince zindandan yeğenleri Tuğrul ve Çağrı Bey’e haber gönderip Gaznelilere karşı mücadele etmelerini sağlamış, Tuğrul ve Çağrı beylerin başladığı bu mücadele, Selçuklu beyliğinin topraklarının genişleyerek, Gaznelilerin tarih sahnesinden silinmesiyle sonuçlanmıştı.

1040 yılında Dandanakan savaşı sonunda Gazneliler hezimete uğratılarak Tuğrul Bey Horasan’da tahta oturmuş ve Büyük Selçuklu Devletinin ilk hükümdarı olmuştur. Daha sonra kardeşi Çağrı Bey’in emri altındaki topraklarla da birleşerek güçlü bir devlet olma yoluna girmişlerdir. Büyük savaşlar ve mücadelelerin yanında tarihçiler, Selçuklu’nun devlet olma başarısının Tuğrul ve Çağrı Bey kardeşlerin çok iyi anlaşmasının, hiçbir zaman taht kavgasına girişmemelerinin rolünün çok büyük olduğunu belirtmektedirler.

Büyük Selçuklu Devleti nasıl yıkıldı?

1040 ve 1157 yılları arasında yaşamış olan Büyük Selçuklu Devleti, çok büyük mücadelelerle kurulmuş ancak Tuğrul ve Çağrı Bey’lerin dayanışması daha sonraki nesillerde yerini taht kavgalarına bırakmıştır. Tuğrul Bey’in çocuğu olmadığı için vefatından sonra tahta Çağrı Bey’in oğlu Süleyman geçmiş, ancak kardeşi Alparslan onu tanımayıp Kazvin’de kendi hükümdarlığını ilan etmiştir. Alparslan ilk olarak Nizamülmülk’ü vezir tayin ederek devlet yapısını güçlendirmiş, giriştiği mücadeleler sonucu Ceyhun’dan Dicle’ye kadar uzanan bir imparatorluğun hükümdarı olmuştur. Yıllar sonra 1071 yılında Bizanslılarla girdiği Malazgirt Savaşından başarıyla çıkarak Anadolu’yu Türklere açan Sultan Alparslan olmuştur.

Artık Anadolu’nun fethedilen toprakları Oğuzların yeni yurdudur. Sultan Alparslan’nın bir suikastla vefatının ardından tahta geçen oğlu Sultan Melikşah zamanında Selçuklu toprakları en geniş halini alacaktır. Sultan Melikşah babası gibi adaleti ve heybetli duruşu ile nam salmış, vefatı hakimiyeti altındaki topraklarda büyük bir yas tutulmasına sebep olmuştur.

Selçuklu Develeti’nde karmaşık taht kavgaları Sultan Melikşah’tan sonra başlamış,  bu büyük devletin zamanla güç kaybetmesine ve topraklarındaki hakimiyetini kaybetmesine sebep olmuştur. Sultan Melikşah’tan sonra Büyük Selçuklu Devleti’nin tahtına sırasıyla şu hükümdarlar geçmiştir: 1. Mahmut, Berkyaruk, 2. Melikşah, Muhammed Tapar ve Sencer.

Bu büyük devlet taht kavgalarından fırsat bulan Bizans Devleti ve Moğol saldırılarıyla mücadelesinde zamanla yenik düşmüş soyundan gelen Türk boylarına ilham kaynağı olmuştur. Selçuklu hükümdarları arasında Sultan Alparslan, Sulatan Melikşah ve Sulatn Ahmet Sencer tarihçilerce göre zamanlarının en etkili ve en güçlü hükümdarları olmuştur.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP