Selçuklularda ilim ve Bilim Nasıl Çok İlerideydi?

Selçuklularda ilim! Bu döneme ait Selimiye Camii'nde bulunan Yusuf Ağa Kütüphanesi, Konya.
Selçuklu Dönemi'ne ait Selimiye Camii'nde bulunan Yusuf Ağa Kütüphanesi, Konya. 145799351 © - Dreamstime.com

Selçuklular hem Büyük Selçuklu hem de Anadolu Selçuklularda ilim ve bilime oldukça önem vermiştir. Bu bağlamda, İslam’ın ilk emri olan “Oku!” da yerine getirilmiştir. Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’ya tam olarak yerleşen Türkler, bu dönemde yapılan tüm bilimsel faaliyetleri desteklemişlerdir.

Yapılan bilimsel araştırmalar nelerdir?

Bu dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, Anadolu Beylikleri döneminden kalan faaliyetlerin bir devamı olarak kabul edilir. Bu kapsamda, beylikler döneminde kurulan medrese ve kütüphaneler kullanılmış ve yenileri açılmıştır.

İslam dünyasının kültür merkezlerinin Selçuklu sınırları içerisinde kalması, bilimsel faaliyetlerin gelişimine destek veren bir unsurdur. Buhara, Semerkand, Fergana ve Merv gibi şehirlerde çok sayıda ilim adamı yetişmiştir. Bu insanlar; astronomi, fizik, kimya ve cebir gibi çok sayıda pozitif bilim dalında çalışmalar sürdürmüştür.

Selçuklularda ilim öğretmek için açılan kurumlar nelerdir?

Medrese ve gözlemevi, Selçuklularda ilim öğrenmek için açılan başlıca kurumlardır. Medrese, kelime anlamıyla, öğrencilere ilim öğretilen yer manasına gelir. Buna göre, Selçuklularda ilk medresenin Nizamülmülk tarafından açıldığı kabul edilir. Vezir tarafından Bağdat’ta açılan bu medrese Nizamiye Medresesi olarak kabul edilir. Aynı zamanda dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul görür. İslami açıdan ele alındığı medreseler; Daru’l hadisler, Darü’t tıplar ve daru’l kurralar olmak üzere bazı sınıflara ayrılır.

Günümüzde ulaşılan bazı bilgilerden yola çıkılarak Selçuklu döneminde bir medresenin rasathane olarak kullanıldığını sonucuna varılmaktadır. Buna göre, Caca Bey Medresesi’nin astronomi araştırmak amacıyla kullanıldığı bilinir. Bu medresede yer alan minare benzeri yapının da gözlemevi olduğu söylenir.

Kendi döneminde ün yapan Selçuklu ilim insanları kimlerdir?

Büyük Seçuklu ve Anadolu Selçuklu döneminde ün yapan başlıca bilim adamları; Biruni, İbni Sina, İbni Rüşt ve Er Razi olarak sıralanabilir. Bunlar arasından Biruni, coğrafya bilim dalını Türk- İslam dünyasına tanıtan kişidir. Kendisi coğrafya başta olmak üzere; astronomi, matematik ve felsefe alanında çok sayıda çalışmaya imza atmıştır.

İbni Sina’nın ünüyse Selçuklu sınırlarını aşıp Batılı devletlere kadar ulaşmıştır. Batıda Avicenna olarak tanınan İbni Sina, tıp ve felsefe konusunda çığır açmıştır. Bu sebeple “tıbbın ikinci adamı” olarak kabul edilir. İbni Sina tarafından kaleme alınan El Kanun-u Fit Tıp isimli eser Batı dillerine tercüme edilmiştir. Hatta buradaki üniversitelerin bir kısmında temel kaynak olarak okutulmuştur.

İbni Rüşt, Kurtuba’da doğan ve Fas topraklarında vefat eden bir bilim insanıdır. Kendisi, İslam felsefesinin akım öncülerinden biri olarak kabul edilir. Kendisi Aristo’yu sıfırdan yorumlamış ve Batı’ya tekrar takdim etmiştir. İbni Rüşt’ün çalışmaları yalnızca felsefe ile sınırlı değildir. Buna göre, matematik ve tıp alanında da uzun soluklu işlerle meşgul olduğu bilinir.

Tam ismi Ebu Bekir Muhammed bin Zekeriyya olan Er Razi döneminin en ünlü kimyacısıdır. Gençlik döneminde kuyumculuk yaparak geçimini sağlayan Er Razi günümüzde sülfürik asit olarak bilinen bileşeni bulmuştur. Kendisi iyi bir kimyager olmanın yanı sıra; felsefe, müzik ve eczacılık alanlarına da iyi katkılar sunmuştur.

Sonuç olarak Anadolu Beylikleri döneminde başlayan bilim çalışmaları, Selçuklu döneminde de hız kesmeden devam etmiştir. Bu dönemde çalışmalar yapan ve günümüzde dahi çalışmaları kullanılan ünlü bilim adamları yetişmiştir. Selçuklular döneminde bilime sağlanan katkılar, sonrasında gelişecek olan Osmanlı bilim ve teknolojisinin de temelini oluşturmuştur. Bu nokta da her iki devletin İslam dünyasına sağlamış olduğu katkılar da yadsınamaz birer gerçektir.