Allah ile Aldatmak Nedir?

Photo 111517535 © Vladimir Grigorev - Dreamstime.com

Şeytan işi Allah ile aldatmak nedir? İnsan ömrü boyunca içindeki iyi ve kötü (Şeytan) duygularla mücadele içindedir. Kur’an maneviyat bağlamında birbiriyle zıt iki ayrı kutuplu varlık tasavvurunu vurgular. Melek, şeytan ve bir yanda da bu iki manevi boyutu içinde barındıran insan. Peki, Allah ile aldatmak nedir? İnsan iç dünyasındaki hayır ve şer kuvvetlerin mücadelesi bağlamında kendi tekamülünü sağlar; bilinçli ya da bilinçsiz bu gerilimi ömür boyu yaşar.

Melek, Allah inancına teslim olmanın, itaatin, O’nu tespih etmenin ve yüceltmenin bir sembolüdür. Diğer boyutu ise şeytan temsil eder. Şeytan, başta İblis olmak üzere tüm kötü ve karanlık güçleri ifade eder. Şeytan varoluş amacını, insanı Allah yolundan saptırmak olarak belirler. Her an bu amaca kodlanmış olarak, insan varoluşunu kulluğa hizmet gayesinden ve hayırdan uzaklaştırmaya gayret eder. Şeytan, Allah yolunda yürüyüş gayesindeki en önemli engeldir. Kur’an’da yüze yakın ayette bu durum farklı yönleri ile işlenir.

Şeytan işi şerden nasıl korunacağız?

İblis insan üzerindeki gayesini çoğunlukla sinsi bir şekilde fark ettirmeden yürütmektedir. İnsan kendine göre düşünce ve davranışlarını makul görüp haklı gerekçelerle hareket etmektedir. Neml Suresi 24. Ayetinde buyurulduğu gibi insan bu aldanışını amellerinin kendine süslü ve güzel gösterilmesi ile yaşamaktadır. Kur’an her fırsatta şer olanın şeytan aldatmacası ile nasıl kamufle edildiğini, güzel gösterildiğini hatırlatır. Oysa bunlar tamamen insan için kurulmuş güzel görünümlü şer tuzaklarıdır.

Yüce Allah Araf Suresi 27. ayetinde şeytan ve kabilesinin bizi izlediğini ancak bizim onları göremediğimizi bildirmektedir. Ancak Allah rızasına kodlanmış, içindeki melek yönü ağır basan farkındalığı yüksek kişiler bu tuzaklara düşme konusunda daha dikkatlidirler. Salih insan manevi dünyasında yaşadığı melek ve şeytan yani hayır ve şer mücadelesinin hangi kaynaktan geldiği konusunda bilinçlidirler. Manevi derinliği olan kimseler, şeytana ait çağrıların farkına varmakta daha duyarlıdırlar.

Allah ile aldatmak nedir? Nasıl olur?

İnsan manevi yolculuğunda karmaşık çetrefilli engellemelerle karşılaşabilmektedir. Bu yüzden de iç dünyası karmaşık bir yapıdadır. Şeytan her an bizim iç dünyamızı manipüle ederek doğrulardan uzaklaştırmaya çalışır. Ancak insan, şeytan tuzaklarını görmese de onun yarattığı vesveselerin farkına varabilir. Namaz kılarken bir anda beliren alakasız bir konu ile zihnimizin meşgul edilmesi gibi. Allah huzurundayken dünyevi duygularla meşgul olmanın tuzağına düştüğümüzde yaşadığımız ruh hali ve suçluluk duygusu gibi. İnsan ancak maneviyatını zenginliği ile Allah yolunda sapmadan yürüyebilir.

Allah Teala, Fatır Suresi’nin 5. ayetinde rahmeti ile şeytanın bizi aldatmasından sakınmamızı buyurmaktadır. Şeytan bazen yaptığımız ibadetler ya da iyi amellerle kibre kapılma halinde bize tuzak kurar. Allah rızasını kazanmak üzere yaptığımız ibadetleri yapmayanları kınar, kendimizin ise cennete layık olduğumuzu düşünürüz. Şeytanın oyunları bitmez; ayette buyurulduğu gibi Allah inancımızı O’na bağlılığımızı bile kullanır.

Bazen de tam tersine Allah affedicidir, bağışlayandır, merhametlidir diyerek O’nun rahmetine sığınır sorumluluklarımızı unutur veya ihmal ederiz. Bu duyguya kendimizi kaptırınca günah işlemenin bir zararı olmadığı gafletine ve nasıl olsa Allah bizi affedecek diyerek bu dünyanın kandırmacasına kapılırız.

İbadetlerin insan için külfet olduğu, saçma olduğu, Allah yüceliği sebebiyle bunlara ihtiyacı olmadığı gafleti ile en büyük tuzağın içinde kayboluruz. Dünyevi hazlar gözümüzün önünde dururken ahirette vaat edilen nimetler için çabalamanın boşuna olduğu vesvesesi ile boğuşur tuzağa düşenler. Oysa şeytan, insana aldatmaktan başka bir şey vaat etmemektedir. Nitekim Allah, İbrahim Suresi’nin 22. Ayetinde; hüküm gerçekleştiğinde şeytanın her şeyi itiraf edeceğini, onun bize çağrıda bulunduğunu bizimse o çağrıya uyduğumuzu ve onun artık bizi kurtaramayacağını bildirmektedir.