Şeytan ile Nefis Arasındaki Mücadele

Anti bribery and corruption concept, Business man refusing and d
Her zaman doğruluktan, dürüstlükten yana olalım.

Dinimizde sıklıkla kullanılan bir kavram olan şeytan kelime manası ile “uzaklaşmak” anlamı taşır. Bu bağlamda, isyan eden İblis şeytan olarak adlandırılır. Doğrudan ve hak yolundan uzaklaşan diğer varlıklara da şeytan benzetmesinde bulunulduğu görülür. Şeytan, türlü fitnelerle müminleri saptırmaya çalışır. Kur’an-ı Kerim ve hadisi şerifler de kişinin şeytana uymaması gerektiğini tembihler.

İslam’da şeytandan nasıl bahsedilir?

Kur’an-ı Kerim’de ilk şeytan İblis olarak nitelendirilir. İblis, kibir ve hırsı yüzünden Allah’a isyan eder ve huzurdan kovulur. Kovulan şeytan “Şu benden üstün kıldığına bak! Yemin ederim ki eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, az bir kısmı dışında, onun neslini peşime takacağım!” (İsra Suresi, 62. Ayet) der. Bundan sonra da insanları kötülüğe çekmeye ve doğru yoldan saptırmaya çalışır.

Şeytanın günaha sevk ettiği ilk kurbanları Hz. Adem ve Hz. Havva’dır. Şeytana kulak verdikleri için her ikisi de Allah’ın onlar için yarattığı bahçeden çıkarılır. Kur’an-ı Kerim’de bu olay Araf Suresi içerisinde uzun bir biçimde aktarılır. Ayetlerin çoğunda şeytanın müminler için bir düşman olduğundan söz edilir. Müslümanlara da onun sözünü dinlememeleri yönünde telkinlerde bulunulur.

Kur’an-ı Kerim’de şeytanın hangi özelliklerinden söz edilir? Şeytan, insanları türlü günahlara sokmak için onların zaaflarını kullanır. Bu bağlamda, insanları boş vaatler vererek kandırır ve onları şüpheye düşürür. Şeytanın en sık kullandığı hile, insanları fakirlikle korkutup kötülük yapmaya kışkırtmasıdır. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de “Şeytan içinize yoksulluk korkusu düşürür ve çirkin şeyler yapmanızı emreder. Allah ise kendinden bir bağışlama ve lütuf sözü vermektedir.” (Bakara Suresi, 268. Ayet) şeklinde geçer.

Şeytanın insanlara verdiği bir diğer vesvese de Allah’ın yasaklarını güzel göstermeye çalışmaktır. Konuyla ilgili Kur’an’da “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide Suresi, 90. Ayet) buyrulur. Bu noktada şeytanın vesveselerinden uzak durmak için Allah’ın emir ve yasaklarının kesin bir biçimde anlaşılması gerekir.

Şeytan ve nefis arasındaki benzerlik

Şeytan da nefis de kişinin Allah yolunda doğru hareketler sergilemesine mani olurlar. Şeytan kendine verilen imkanlar çerçevesinde insanların zaaflarını kullanır. Nefis ise farklı mertebelerde insanın kendi içindedir. Şeytandan uzak duran ve nefsini kontrol edebilen insanın Allah katındaki mertebesi artar. Mevlana, şeytanla nefis arasındaki bu bağı “Su, geminin içine girdiğinde onu batırır. Altında bulunduğunda da onu yüzdürür.” diyerek oldukça güzel bir şekilde ifade eder. Bu bağlamda, nefsi susturmak ve şeytan vesvesesini duymamak kişinin kendi elindedir.

Şeytandan ve vesveselerinden korunma yolları nelerdir? Şeytan, insanın zayıf yönlerini kullanan bir varlıktır. Ona kulak verenler de sık sık hata yaparlar. Ancak burada bilinmesi gereken önemli bir detay vardır. Bu bağlamda, şeytanın niyetini bozmayan hiçbir insana zarar veremeyeceği bilinmelidir. Şeytanın şerrinden uzak durmak için de insana bazı yükümlülükler düşer. Bunlardan ilki Allahu Teala ve O’nun peygamberi ile iyi bir bağ kurmasıdır. Kur’an’ın emirlerine ve Hz. Muhammed’in sünnetine uyan bir kimsenin şeytan vesvesesini dinlemesi daha zor olur.

Günah işlemekten olabildiğince kaçınmak da şeytandan korunmanın bir diğer yoludur. İşlenen her günahta, insanın nefsinde bir boşluk açılır ve şeytanın buradan vesvese vermesi kolaylaşır. Diğer bir nokta da olabildiğince yalnız kalmamaya özen gösterilmesidir. Çünkü insan toplum içerisinde günah işlemeye kolayca yanaşmaz. Oysa, kişinin yalnız kaldığında günaha meyil etmesi daha kolaydır.