Görüş 04-Haz-2020

Şiddetin Cevabı Nasıl Olmalı?

Author
Şebnem Kırcı
Yazar

Amerika Birleşik Devletleri’nde siyahi vatandaşın öldürülmesinden sonra başlayan protestolar, polisin vatandaşa gösterdiği şiddetle devam etti. Gördük ki şiddet şiddete yol açtı. Şiddet gösteren polisler kadar vatandaşları polis merkezlerinin önünde dizleri üzerine çökerek saygıyla karşılayan polisler görüldü ve onlardan övgüyle söz edildi. Yaşadığımız olaylara karşı ne tepki vereceğimiz olgunluk seviyemize bağlı olarak değişiyor. Şiddet hangi koşulda olursa olsun insanlığa zarar veriyor.

Müslümanlıkta şiddetin nasıl karşılandığını inceleyelim. “Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler. Ama bundan sonra da onların çoğu yeryüzünde taşkınlık göstermektedirler.” (Maide Suresi, 32. Ayet)

Bu ayet cana kıymanın ne kadar kötü bir şey olduğunu açıkça anlatmaktadır. Sadece Müslümanlıkta değil yeryüzündeki tüm dinlerde insanın canını almak yasaklanmış, kınanmıştır. Müslümanlık bazı kişiler tarafından farklı aktarılarak şiddeti desteklediği gibi aslı olmayan iddialarla anlatılıyor. Maide Suresi canın ne kadar kıymetli olduğunu gözler önüne seriyor. Masum ve savunmasız insanlara karşı yapılan şiddetse hiçbir şekilde kabul edilmiyor. İslam dini insanı çok kıymetli bir varlık olarak addediyor. Bir Müslüman ölüme değil iyiye güzele hizmet etmekle yükümlü. İnsanların birbirine saygı göstermesi ve birbirlerinin hayatını korumaları da esastır. Birinin canına kastedilirken buna şahit olanlar ve engel olmayanlar da suçludur. Şiddete ya da kötülüğe karşı ne yapılması gerektiğine dair Kuran-ı Kerim’den bir cevap aradığımızda karşımıza şu ayet çıkıyor;

“Bir kötülüğün karşılığı, ona denk bir cezadır ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah’a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.” (Şura Suresi, 40. Ayet)

Öfke duymak kötülük yapmak isteği Kuran-ı Kerim’in tavsiye ettiği bir yol değil. Burada yine affedici olmanın önemini görüyoruz. Zaman zaman aile içinde ya da iş yerinde yaşanan olaylar insanın içinde öfke yaratabilir, bu durumlarda sakin davranmakta, affedici olmaya çalışmakta fayda var. Bir de son yıllarda karşımıza daha sık çıkan bir kavram da psikolojik şiddet. Birine bağırmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaret etmek, küçük düşürmek, aşırı kıskançlık, eve kapatmak psikolojik şiddetin sınırları içerisine giriyor. Bu konuda karşımıza bir başka ayet çıkıyor; “ Mümin dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir.” (Tirmizi, Kadir, 1978). Bu konu ile ilgili İbn Abbas’tan bir rivayet öğreniyoruz. Hazreti Muhammed iki kişi arasındaki sövmeye şahit oldu. Bir adam söverken önce diğeri sustu sonra sövüldüğünde o da aynı şekilde sövdü. Hazreti Muhammed bu olayın ardından bulunduğu yerden dışarı çıktı. Ona “Neden çıktınız? Diye sorulduğunda cevabı; “Melekler kalktı, ben de onlarla beraber kalktım. Bu sövülen, sükut ettiği müddet, melekler buna sövene, sözü geri çeviriyorlardı. Ne zaman ki bu adam, sövenin sözünü geri çevirdi, melekler kalktı, gitti.” buyurmuştur. (Ebu Davud, Edeb, II, 572) Bu rivayetten kötü söz söylemenin ve buna karşılık vermenin ne kadar olumsuz bir davranış olduğunu anlıyoruz. Kötü söz edilen yerde melekler durmak istemiyor. Güç göstermenin marifet kabul edildiği günümüz dünyasında asıl önemli olanın sükuneti korumak olduğunu atlamamak gerekiyor.

Psikolojik şiddet özellikle aile içinde sık karşılaşılan bir durum haline geldi. Daha iyi bir dünya için şiddetin her türlüsünden uzak durmak, karşılaştığımız şiddet olaylarına duyarsız kalmadan soğuk kanlı bir biçimde müdahale etmek önemli. Her bir canın ne kadar değerli olduğunu kalplerimizde hissetmek dileğiyle.

 

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 23-May-2020
Author
Şebnem Kırcı
Yazar

Corona virüs, yaşattığı tüm korku ve üzüntünün yanında bir iyiliğe de neden oldu. Hava kirliliği ciddi oranda düştü, deniz trafiği azaldığı için özellikle şehirleri çevreleyen denizler temizlendi.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 22-Nis-2020
Author
Şebnem Kırcı
Yazar

İnsanoğlu her zaman beyninde yarattığı sınırlar ve kalıplar ile kendi cennetini ya da hapishanesini yaratıyor. Siz de elinizin içine sığan bir akıllı telefondan dünyada ne olup bittiğini neredeyse 12 saat takip eder hale mi geldiniz?

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 02-Tem-2020
Author
Neslihan Dilek
Yazar

İnsanın sözü söylemeden önce onu akıl süzgecinden geçirip doğru yerde, zamanda ve uygun şekilde söylemesi gerekir. “Boğaz dokuz boğumdur.” der atalarımız. Lafın gideceği yeri düşünmeden konuşmak mutsuzluk getirir, huzur bozar. “İnsanlar kıyafetleri ile karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır.”  Hz. Mevlana’nın bu sözünden de anlaşıldığı gibi insanın ilmiyle sözü birdir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 01-Tem-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

Epifiz bezi beynimizin içinde, sağ ve sol beyin çizgisi üzerinde ve beynin tam ortasında bezelye büyüklüğünde yaklaşık 6,5 mm çapında, çam kozalağına benzeyen bir organımızdır. Bu benzerlikten dolayı da bilim adamları buna İngilizce’de çam kozalağı anlamına gelen "pineal gland" adını vermişlerdir. Bu küçücük endokrin bezi, uykuyu düzenleyip melatonin üretiyor aynı zamanda da vücuttaki en önemli serotonin kaynağı.

Devamı Devamı