Sıkıntılar günahlara kefaret mi? Nasıl ferahlarız?

Toplum 30 Mar 2021 Contributor
sıkıntılar kefaret mi
Tim Marshall-Unsplash

Dünyada başa gelen musibetlere karşı, sıkıntılar günahlara kefaret mi sorusu sık sık akla gelir. İnsan, geçici ve aldatıcı dünya yaşamında bir sınava tabidir. Ancak fıtratının bir getirisi olarak da günah işlemeye eğilimli bir varlıktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, konuyla alakalı Müslümanlara bazı teselliler vermiş ve orta yolu bulmaları konusunda onları bilgilendirmiştir.

Hadislerde geçtiği üzere sıkıntılar günahlara kefaret mi?

Kaza, bela, hastalık ve buna benzer diğer musibetler, her türlü insanın başına gelebilir. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) tarafından konuyla ilgili bir hadis aktarılmıştır. Söz konusu hadisi şerifte Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, şöyle buyururlar:

“Amellerinizde orta yolu ve doğruyu bulmaya çalışın. Mümine musibet nevinden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur. Musibet, beklenmedik bir hadise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş fark etmez.” (Müslim, Birr)

Bu hadisi şeriften de anlaşılacağı üzere sıkıntılar günahlara kefaret mi sorusunun cevabı evettir. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bir nokta vardır. O da, mümin kişinin doğru yolu ve ameli bulma gayreti göstermesidir. Bundan başka, mümin kişiyi üzen her türlü hadisenin günahlar için bir kefaret olduğu ifade edilmiştir.

İnsanın başına bela ve musibet gelmesinin sebebi nedir?

Dünya yaşamında insanın başına sayısız dert ve bela gelir. Bu dert kimi zaman maddi bir kayıp olurken kimi zaman da amansız bir hastalık olarak baş gösterir. Dolayısıyla sıkıntıya düşen kişi insanın başına bela ve musibetin neden geldiğini sorgulamaya başlar.

İslami kaynaklarda, insana bela ve musibetin neden geldiğine dair türlü yorumlarla karşılaşmak mümkündür. Bunlardan en yaygın olanı dünyanın zevki sefa sürmek için yaratılan bir yer olmadığı yönündedir. Bu bakımdan dünya yaşamının tam zıttı ahiret yaşamıdır. İnsan da dünya yaşamını ibadet ve salih amelle geçirip ahiretini kazanmakla yükümlüdür.

Dünya yaşamı, aldatıcı ve fanidir. Oysa ahiret yaşamı gerçek, uçsuz bucaksız ve sonsuzdur. Dolayısıyla mümin kimsenin başına gelen her türlü musibete karşı, gönlünü ferah tutması ve sabretmekten vazgeçmemesi gerekir.

Günah işlemek, sıkıntı ve musibetlerle karşılaşmaya yol açar mı?

İslami kaynaklarda bahsi geçtiği üzere, insanın bela ve musibetle karşılaşmasının bir sebebi de kulun günah işlemesidir. Bu bakımdan insan günah işleyip, bunda ısrarcı oldukça türlü bela ve musibetlerle karşılaşır. Ancak diğer taraftan bela ve musibetler günahların af edilmesi için bir yoldur.

Hadiste de değinildiği gibi musibetler, günahlar için birer kefarettir. Ancak bu noktada kişinin hüsnü niyetli ve doğru yolda olup olmadığına bakılır. İslam inancında sıklıkla değinilen niyet mevzu, burada dikkat çekilen bir unsurdur. Yani insanın planlayarak ve isteyerek bir günaha bulaşmasıyla, unutarak ya da farkında olmadan bir günaha bulaşması bir değildir.

Tasavvuf alimleri, başlarına gelen musibetlerden genellikle birer nimet olarak bahsederler. Bu bakımdan, insanın yaşadığı sıkıntı ve zorluklar nefs-i kemale ermek için birer adımdır. Kur’an-ı Kerim içerisinde anlatılan peygamber kıssalarında onların da dünya da türlü zahmetler çektiği anlatılır. Buradan da anlaşılacağı üzere, dünya insanlar için bir sınav yeridir.

Kısacası, dünyada karşılaşılan musibetler ve günah olgusu arasında bir bağlantı vardır. Hadislerde geçtiği üzere musibetler günahlar için birere kefarettir. Ancak burada kişinin niyet ve yoluna bakılır. Diğer taraftan da insan günahında ısrarcı olduğu için musibete uğrar.