Görüş 13-Tem-2020

Siz de Helikopter Anne misiniz?

Author
Ceren Yılmaz
Yazar

Helikopter ebeveynler, bir çocuğun hayatında, sorumlu ebeveynlikten fazla aşırı kontrolcü, aşırı korumacı olan ebeveynlerdir. Annesini sürekli başının üzerinde dönen bir helikoptere benzeten küçük bir çocuğun bu tanımı kavramın adını belirlemiştir. Asıl olarak anne ve babaların çocukları için fazlaca endişe duyarak gereksiz bir çaba sarf etmelerini ifade eden bu kavram ailelerin yanlış bir iletişim ile enerji alanlarını negatife çevirmeleri ile sonuçlandırdıkları bir sürece dönüşmektedir.

Özünde gerçek nedenler olmadığı halde çocuğun başına gelebilecek bazı olumsuzluklara daha oluşmadan gardını alıp mücadele eden bir duygu durumunu göstermektedir. Bu anlamsız mücadele aşırı bir özveriyi de beraberinde getirmektedir. Anne ve babalar abartılı bir ebeveyn içinde anlamsız bir enerji tüketmektedirler.

Helikopter ebeveynler kısaca aşırı korumacı, aşırı kontrollü ve çocuğun hayatına dair her şeyden sorumlu olan anne baba modelidir. Çocuğun kendi hayatına dair çok da fazla söz hakkı yoktur. Helikopter ebeveynlik derinlerinde kaygı, korku, eksik yaşanmış çocukluk, diğer anne babalarla yarış hali gibi pek çok detay barındırır. Öyle ki iş görüşmesine gittiğinde olumsuz dönüş alan çocuğu için şirketi arayıp iletişime geçen anne ve babaların olduğu da pek çok araştırmada ortaya çıkan örneklerden biridir.

Çocukların doğdukları an itibarıyla hiçbir fikir, talep, yorum gibi ihtiyaçlarının önemsenmediği, bebeklik döneminde düşme ihtimalinin dahi ortadan kaldırıldığı, okulda başına gelebilecek sıkıntılarda çocuğun değil ebeveynin müdahale ettiği durumlar ne yazık ki çocuklar üzerinde fazlasıyla olumsuz etkiler yaratıyor. Helikopter ebeveynlik çocukların doğduğu ilk yıllarda dünyanın kötülüklerine karşı koruma duygusu ile yapılsa da belli bir noktadan sonra çok daha büyük sorunlara ve müdahale edilmezse de büyük travmalara sebep oluyor.

2013 yılında yayınlanan bir makalede, helikopter ebeveynlere sahip üniversite öğrenciler arasında depresyon oranının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Müdahaleci ebeveynliğin özerklik ve yeterliliğin gelişmesine engel olduğu, bu yüzden helikopter ebeveynliğin, anne baba güdümü olmaksızın bir işi tamamlama becerisinin azalmasına ve bağımlılığın artmasına sebep olduğu söyleniyor.

Yetişkinler, geri çekilip küçük çocuklara problemlerini saptama ve çözme fırsatı verdiklerinde, çocukların öz-düzenleme, empati, problem çözme, yaratıcılık, kararlılık, sabır, azim gibi önemli becerilerini öğrenmelerine ve geliştirmelerine yardım etmiş olurlar. Küçük çocuklarına, bu önemli becerileri geliştirebilmeleri için destekleyici fırsatlar sunarak çocukları ile aralarında sağlıklı ilişki kuran ebeveynler, genelde şu ortak özelliklere sahiptirler: Çocuklarını dinlerler. Ebeveynler, bir tepki formüle etmeden önce çocuklarını dinlediklerinde, çocuklarının kendi bakış açılarını geliştirmelerini sağlamış olurlar. Bu yaklaşım, onlara duygu ve düşüncelerinin bir değerinin olduğunu ve kendilerini ifade edebildiklerini öğretir. Onların yerine konuşmadan önce, çocuklarının düşüncelerini konuşarak ifade etmelerine izin verirler.

Başarısızlık ve hayal kırıklığı, çocukluktan yaşlılığa, hayatın düzenli birer parçasıdır. Çocuklara, sevgi dolu ve destekleyici bir ortamda erken yaşlarda yenilgi ile baş etme fırsatı verildiğinde, ileriki yıllarda yardımcıları olacak beceriler geliştirirler. Bir çocuk oyun kaybettiğinde, sportmenliği öğrenir.

Çocuğunuzu sevmek, onlara yol göstermek, onları korumak ve desteklemek demektir. Onları ilgiyle boğmak, aşırı korumak ya da onlar için, kendi ayakları üstünde durmayı, zorluklarla başa çıkıp hayal kırıklıkları ve başarısızlıkları aşmayı öğrenmelerine engel olacak kadar çok şey yapmak demek değildir.

Uzmanlar anne babaların çocukların davranışlarına değil, duygularına karşılık verebilme özelliğinin kazanılması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Tıpkı cerrahlar gibi anne babaların da çocukların gündelik istekleriyle başa çıkmaları için özel beceriler öğrenmeleri gerekir. Neşter vururken dikkatli olan bir cerrah gibi ebeveynlerin de kelimeleri kullanma becerisine sahip olmaları gerekir. Çünkü kelimeler bıçak gibidir. Kelimeler fiziksel olmasa da duygusal yaralara yol açabilirler.

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 31-Ağu-2020
no-woman-photo-150x150
Ceren Yılmaz
Yazar

Şiddet, türü ne olursa olsun şüphesiz ki bir travmadır. Travmalar bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkileyen ve çaresiz hissettiren olaylardır. Psikolojik veya fiziksel şiddetin etkileri ruhsal yapıyı derinden sarsar. Travmanın tipi ve şiddeti, bireyde yaratacağı etki üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahipse; kimin tarafından oluşturulduğu da o kadar önemlidir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 26-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

Allah’a iman, insanları başka hiçbir koşulda elde edemedikleri huzurlu ve mutlu bir yaşama kavuşturur. Mutluluğu ruha hissettiren Allah’tır ve Allah bu hissi yalnızca razı olduğu kullarına verir. Allah’ın rızasından uzak yaşayan birisi kendisini maddi sebepler kullanarak mutlu etmeye çalışabilir ve geçici bir süre için kendini mutlu hissettiğini de zannedebilir. Ancak bu kişi gerçekte bir aldanma içerisindedir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 25-Ağu-2020
Ceren Yılmaz
Yazar

Tüp bebek (IVF) yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlere uygulanan ve uzun süredir kullanılan bir yardımcı üreme tekniğidir. Günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında “Tüp bebek” geliyor.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 20-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

İslam’da zorluk ve kolaylık meselesi; inanç ve amel olmak üzere iki kısımdır. “Dinde zorlama yoktur. Doğruluk ile sapıklık birbirinden kesinlikle ayrılmıştır. Kim tağutu, azgınlığı reddederek Allah’a inanırsa kopması mümkün olmayan, sapa sağlam bir kulpa yapışmıştır. Hiç şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” (Bakara, 256. Ayet) buyrulmaktadır.

Devamı Devamı