Görüş 26-May-2020

Sosyal İzolasyon ve Ruh Halimiz

Author
Ceren Yılmaz
Yazar

“Kul azmadıkça Allah musibet yazmaz.” (Mevlana)

Çin’de ortaya çıkıp tüm dünyayı saran bir virüs girdi hayatımıza ve tüm düzenimiz alt üst oldu. Ev hayatı, iş hayatı, okul hayatı, sosyal ilişkiler, ekonomik dengeler kısaca hayata dair akıp giden ne varsa durdu ve başka bir şekil aldı. Korona virüsle birlikte; kişisel hijyen, sosyal mesafe, maske, eldiven, kolonya, dezenfektan, küresel ekonomik kriz kelimeleri yaşantımızın ayrılmaz parçaları haline geldi. Okullarda eğitime ara verildi, camiler ibadete kapatıldı, yaşlıların ve ardından da gençlerin sokağa çıkması yasaklandı, restoranlar, kafeler, alışveriş merkezleri kapatıldı. Şehirlerarası yolculuklar yasaklandı ve zorunlu haller dışında evlerimizden çıkamaz olduk. Adeta hayat durdu. Tüm bunları gerçekten biz mi yaşıyoruz, kimsenin inanası gelmiyor.

Her insanın stresli durumlarla baş etmek için gücü ve iç kaynakları olduğu muhakkak. Ancak kaygı, olumsuz duygular veya olumsuz koşullar söz konusu olduğunda gücümüzü ve iç kaynaklarımızı kullanamayacakmışız ya da bitmiş, tükenmiş gibi hissedebiliyoruz.

Kimimiz belki de hayatımızda ilk defa tüm aile bireylerinin sürekli bir arada olmasıyla ortaya çıkan yeni hallere uyum sağlamaya çalışıyor kimimiz ise çalışmak zorunda olduğumuzdan hastalanma ya da sevdiklerine hastalığı taşıma kaygısıyla sınanıyoruz. Her koşulda hepimiz bu durumun yabancısı ve acemisiyiz. Beden sağlığımız için virüsten kaçarken ruh sağlığımızı da salgının sebep olduğu korku ve kaygılardan korumaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki beden sağlığı ve ruh sağlığı bir bütün; ruhumuzdaki sıkıntı bedenimizi, bedenimizdeki sıkıntı ruhumuzu etkiliyor.

Toplumsal ve bireysel olarak psikolojik dayanıklılığımız, biyolojik bağışıklığımız kadar önemli. Korku ve kaygının yayılma hızı ve etkisi virüsünkinden az değil. Çaresizlik, karamsarlık, ümitsizlik gibi duygular ve korkularla baş etmeye çalışıyoruz. Birden bire, sahip olduğumuz birçok şey elimizin altından kayıp gidiyor. Sağlık endişesiyle ölüm korkusuyla yüzleşmeye başladık. Bu kadar duygusal yoğunluğu beklemiyorduk.

Sözüm ona medeniyetin zirvesindeyken, uzay çalışmaları, teknoloji hızla ilerlerken, robotlarımız yapay zekalarımız varken nereden nasıl geldiği hala muamma bir virüsle tüm insanlık sınanıyor. Bu en zengin için de en yoksul için de en ünlü ya da sıradan herkes için geçerli. Böyle bir korkuyla iç içeyiz.

Bu durumlarda sağlam bir inancımızın olması, manevi değerlerimizin güçlü olması en büyük dayanağımız. Bu kainatı yaratan bir yaratıcı var. O bunu görüyor bir hikmeti var diye düşünmek gerekiyor. Mevlana “Kul azmadıkça Allah musibet yazmaz.” demiş. Bu kadar savaş, bu kadar hırs, adaletsizlik, vicdansızlık, bu kadar acımasızlıktan sonra başka ne bekliyorduk.

İnancı sağlam olanlar bu gibi durumlarda daha şanslı. Tedbir alarak elimizden geleni yapıp tevekkülü ondan sonra yapacağız. Bunu başarabilirsek ümitsizlik ve karamsarlık oluşmaz. Çünkü Allah’ın rahmetinden ümit kesmek olmaz. Sağlam bir inançla bu günlerin üstesinden geleceğiz. Şu anda fiziksel olarak mesafeli de olsak ailemizle, sevdiklerimizle bir birlerimize yalnız olmadığımızı hissettirmemiz gerek. Böyle durumlarda bu zorlu anı beraber aşacağız duygusunu paylaşmak gerekiyor. Birlik, beraberlik içinde Tevhid inancını asıl şu anda yaşama ve yaşatma zamanı. İnsanlık zor bir dönem geçiriyor. Tevhidin gücünde ‘Allah bize şah damarımızdan daha yakındır’ anlayışı vardır. Gerçekten iman etmiş insanlar, Allah’ı vekil tayin eder ve O’na güvenir. Mümin insanı böyle zor durumlarda iki sihirli kelime ayakta tutar; biri sabır diğeri ise şükür. Sabır ve şükür kelimelerine bugünlerde daha çok sarılalım, bu bizi hem teselli eder hem de yaşadığımızın bu sınavın anlamını daha iyi idrak etmemizi sağlar.

 

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 31-Ağu-2020
no-woman-photo-150x150
Ceren Yılmaz
Yazar

Şiddet, türü ne olursa olsun şüphesiz ki bir travmadır. Travmalar bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkileyen ve çaresiz hissettiren olaylardır. Psikolojik veya fiziksel şiddetin etkileri ruhsal yapıyı derinden sarsar. Travmanın tipi ve şiddeti, bireyde yaratacağı etki üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahipse; kimin tarafından oluşturulduğu da o kadar önemlidir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 26-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

Allah’a iman, insanları başka hiçbir koşulda elde edemedikleri huzurlu ve mutlu bir yaşama kavuşturur. Mutluluğu ruha hissettiren Allah’tır ve Allah bu hissi yalnızca razı olduğu kullarına verir. Allah’ın rızasından uzak yaşayan birisi kendisini maddi sebepler kullanarak mutlu etmeye çalışabilir ve geçici bir süre için kendini mutlu hissettiğini de zannedebilir. Ancak bu kişi gerçekte bir aldanma içerisindedir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 25-Ağu-2020
Ceren Yılmaz
Yazar

Tüp bebek (IVF) yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlere uygulanan ve uzun süredir kullanılan bir yardımcı üreme tekniğidir. Günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında “Tüp bebek” geliyor.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 20-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

İslam’da zorluk ve kolaylık meselesi; inanç ve amel olmak üzere iki kısımdır. “Dinde zorlama yoktur. Doğruluk ile sapıklık birbirinden kesinlikle ayrılmıştır. Kim tağutu, azgınlığı reddederek Allah’a inanırsa kopması mümkün olmayan, sapa sağlam bir kulpa yapışmıştır. Hiç şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” (Bakara, 256. Ayet) buyrulmaktadır.

Devamı Devamı