Sosyal şiddet nedir? Nasıl önlenir?

Toplum Contributor
kaktüs nasıl yetişir
Kyle Glenn-Unsplash

Fiziksel ve psikolojik şiddet kavramlarının yanı sıra sosyal şiddet nedir sorusu da artık sıklıkla gündeme gelmeye başladı. Şiddet, toplum arasında genellikle fiziksel bir manaya bürünürken, günümüzde farklı şiddetlerin olabileceği de kabul edilir bir hal aldı. Bu kapsamda sosyal şiddet de şiddetin diğer türleri gibi karşı tarafa üstünlük kurmak amacıyla başvurulan bir araçtır.

Kapsamlı bir açıklamayla sosyal şiddet nedir?

Geniş bir yaklaşımla sosyal şiddet nedir sorusunu cevaplamak için sosyal medyaya ufak bir giriş yapmak gerekir. Çünkü bu şiddet biçimi çoğunlukla dijital platformlarda görülür. Söz konusu sosyal medya araçları genellikle insanlar tarafından görsel, anı, düşünce ya da bilgi paylaşımı amacıyla kullanılır. Uygulamalarda yer alan beğeni ve yorum seçenekleri sayesinde de insanlar arasında geniş bir etkileşim oluşturulması mümkün olur. Sosyal şiddet, tam olarak bu etkileşimin içinde doğan bir olgudur.

Medya platformlarında yer alan herhangi bir paylaşıma yazılı biçimde güzel tepkiler alınması mümkün olduğu gibi kötü tepkiler alınması da mümkündür. Ancak zaman zaman argo sözcüklere, hakaret içerikli cümlelere ve bazen de küfre uzanan yorumlar nedeniyle sosyal şiddet açığa çıkar. Şiddetin bu türlüsü sanal ortamda yaşanmasına rağmen muhatabı açısından oldukça rahatsız edici olabilir. Üstelik dijital olarak da anılan bu şiddet çocuk veya yetişkin demeden her yaştan insanın başına gelmektedir.

Şiddet nasıl şekillenir?

Şiddet olgusunun tanımlanması ve şekillenmesi konusunda hem kavramsal hem de toplumsal faktörler söz konusudur. Nasreddin Hoca’nın bir hikayesinde yer alan “testi kırılmadan döveceksin” yaklaşımı bu şekillenmeler için akla gelebilecek ilk örnekler arasındadır. Bundan sonra şiddet; fiziksel, psikolojik, sosyal, toplumsal ve ekonomik olmak üzere değişik alt başlıklara ayrılır.

Toplumun ve burada yer alan bireylerin şiddeti meşrulaştırma konusunda büyük bir etkisi vardır. Buna göre toplum geleneklerini şiddet ile bütünleştirmek, bunu normalleştirmenin bir adımıdır. Oysa, şiddetin olduğu herhangi bir yerde bireye saygı ya da huzur gibi kavramlardan bahsedilmesi mümkün değildir.

Şiddet bireysel ve toplumsal anlamda nasıl tetiklenir?

Birey ve toplum birbirinden ayrı düşünülemeyecek iki kavramdır. Dolayısıyla şiddet tarzındaki eğilimler bireyin kendisinden başlayarak toplumdaki diğer insanları da etkisi altına alır. Söz konusu şiddetin fiziksel, psikolojik veya sosyal olmasınınsa bu noktada herhangi bir farkı yoktur.

Bireyin şiddet eğilimi göstermesinin altında yatan ana nedenler; özgüven eksikliği, madde kullanımı, akademik başarısızlık ve öfke kontrol problemleridir. Dışlanmış ve yalnız hissetmekle bazı genetik faktörler de bu eğilimi nadiren de olsa tetikleyen diğer unsurlardır.

Şiddeti bireyden genelleştirerek topluma mal ettiğimizde, şiddet eğilimini etkileyen faktörler de değişir. Medyanın olumsuz etkisi, şiddet içerikli oyun ve filmler, ekonomik nedenler ve eğitim sisteminin yetersizliği; toplumsal bazda şiddetin nedenleri olarak gösterilebilir. Ancak bireysel ya da toplumsal olmasından bağımsız olarak şiddet, olayın taraflarını ve tanıklarını negatif etkileyen bir eylemdir.

Kısacası, şiddet bireyden doğarak topluma dağılan bir olgudur. Bu olgu kimi zaman fiziksel veya psikolojik olarak ortaya çıkarken kimi zaman da sosyal şiddet olarak karşımıza çıkar.

Sosyal şiddet, dijital ortamda yaşanması ve bireyler arasında sanal bir bağ olması yönünden diğerlerinden ayrılır. Ancak şiddetin bu türünün de ortaya çıkmasının altında yatan sebepler diğerleriyle benzerlik gösterir. Sosyal şiddete uğrayan kimsenin hissiyatı da yine diğer şiddet türleriyle neredeyse aynıdır. Giderek artan bu eylemleri biraz olsun azaltmanın yolu ahlaki nitelikli gençler yetiştirmektir.