Söz Gümüşse Sükut Altındır

vsevolod-PUOQLdE0T6w-unsplash
Fotoğraf: Vsevolod-Unsplash

Akıl, düşünme yetisi ve konuşma; insana dünya yaşamında sunulan en büyük nimetlerdir. Ancak kişi bu nimetleri gerektiği şekilde kullanmaz ise iyiliğin yanında kötülüğe de bulaşabilir. Özellikle dilin, bu konudaki etkisi oldukça büyüktür. Çünkü insanın diğer organları ile yapabileceği işlerin bir sınırı vardır. Gözler görür, kulaklar duyar iken dil; dilediğince konuşabilme yetisine sahiptir.

Dil üzerine nesiller boyunca aktarılan sayısız nasihat vardır. Bunların her biri kişinin konuşmadan önce dikkatlice düşünmesini tavsiye eder. Çünkü, ağızdan çıkan her bir söz kişinin hem dünya yaşamına hem de amel defterine işler.

Peygamber Efendimiz az konuşmanın önemini nasıl anlatır? Peygamber Efendimiz, bir hadisi şerifinde “Kim, insanların kalbini çelmek için kelamın kullanılışını öğrenir, sözü gereğinden fazla uzatırsa, Allah kıyamet günü ondan ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez.” (Ebu Davud) buyurur. Buradan anlaşılacağı üzere, dilin ne şekilde kullanıldığı İslam açısından büyük bir öneme sahiptir. Kişi, dili ile ibadet edebileceği gibi ilahi gazaba da erişebilir. Bu hadisten anlaşılan bir diğer hususta dil ile ne yapıldığıdır. Bu bağlamda, sözlerini bir kimseyi kendine çekmek için kullanmak da çok konuşmak kadar tehlikeli bir durumdur. Buna göre, konuşmaları fazla uzatmadan bitirmek ve kısa bir anlatım tercih etmek gerekir.

Az konuşup, çok dinlemenin faydaları nelerdir? Bir işi az yapmak; yemek, uyumak ve konuşmak konularında nefsi terbiye etmenin en büyük yoludur. Bu bağlamda, bu işleri az yapmak salih kimselerde görülen bir adettir. Çok konuşup, çevresini dinlemeyen kimse dinimizce gaflete düşmüş sayılır. Peygamber Efendimiz’in konuşma noktasında ümmetine yaptığı tavsiyeler aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

“Hayırlı şeyler konuşmak sükuttan daha iyidir; sükut da kötü şeyler konuşmaktan daha iyidir.” (Hakim)

“Allah katında en kötü kimse, ağzının bozukluğundan dolayı insanların kendisiyle buluşmayı ve görüşmeyi terk ettiği kimsedir.” (Buhari)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhari)

Bu hadisi şeriflerden anlaşılacağı üzere az miktarda ve faydalı konuşmak, kişinin hem dünya hem de ahiret yaşamına etki eder. Faydasız ve kötü konuşan insanlar, zaman içerisinde çevrelerinden dışlanır ve sosyal yaşamdan uzaklaştırılırlar. Bu davranış biçimi Allahü Teala tarafından da hoş karşılanmaz.

İslam ve konuşma adabı… İslami kaynaklarda yer alan hadisler incelendiğinde kişinin hayır, yardımlaşma ve dostluğa yönelik yaptığı konuşmalar faydalı kabul edilir. Bunlar dışında kalan konularda uzun uzun konuşurken dikkatlice düşünmek gerekir. Din alimleri de dinen faydası olmayan işler konuşulduğunda, bunun kişiye bir faydası olmadığına dikkat çeker. Çünkü, bu konuşmalara devam edildiğinde; gıybet ve dedikoduya bulaşılması ihtimali büyüktür.

İslam’ın konuşma adabında öncelikle işe besmele çekerek başlamak yer alır. Sonrasında da kişinin her hali için Allah’a şükretmesi gerekir. Bu şekilde başlanan bir konuşmada şeytanın vesvesesine düşerek günaha bulaşma riski asgari düzeye indirilmiş olur. Peygamber Efendimiz’in hadislerinden yola çıkılarak konuşma adabının temel kurallarını şu şekilde sıralamak mümkündür: Açık, anlaşılır ve karşıdaki kişinin anlayabileceği şekilde cümleler kurmak gerekir. Karşıdaki insanı küçümseyecek ve kendini üstün gösterecek biçimde konuşmamak. Alaycılık yapmamak ve başka kimselere, onların utanacakları lakapları takmamak. Ses tonunun herkesin duyabileceği düzeyde tutulması, ancak bağırma olacak şekilde de yüksek konuşmamak. Ortamdaki diğer kimseleri dışlayacak şekilde fısıldaşmamak. Lafı fazla uzatmadan, olabildiğince kısa ve öz konuşmak. Maddi ya da manevi kazanç elde edilmeyen konularda konuşmaktan kaçınmak.