Sular bitiyor mu?

Doğal Çevre 08 Oca 2021 Contributor
Güncel
sular bitiyor mu
Jonatan Pie-Unsplash

Bilinçli bireyler tarafından doğa hakkında sorulan soruların başında, sular bitiyor mu sorusu gelir. Bu sorunun ardından da suyun yokluğunda dünyada ne gibi değişiklikler olabileceği tartışılmaya başlar.

İnsan, fıtratı gereği savurgan ve israf yapmaya eğilimli bir varlıktır. Bu bakımdan Allahü Teala’nın vermiş olduğu nimetlerin çoğu zaman şuursuzca harcandığı görülür. Yaşamın temel kaynağı olan su da, israfı günden güne artan nimetlerden biridir.

Gerçekten su kaynakları ve sular bitiyor mu?

Su kıtlığı, dünyada zaman zaman görülen felaketlerin başında yer alır. Suyun yokluğuna bağlı olarak yiyecek besin maddeleri azalır, hatta hijyen yokluğunda bazı salgın hastalıkların ortaya çıktığı görülür. Bu bakımdan, dünyamızda içilebilir olarak isimlendirilen su kaynakları belirli aralıklarla takip edilmektedir.

Hidrologlar tarafından yapılan son araştırmalarda yeraltı su kaynakları fosil ve modern olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Buna göre fosil kaynaklar milyonlarca yıl önce oluşurken; modern kaynaklar su döngüsünün bir parçası olarak meydana gelmiştir.

Araştırma neticesindeyse su kaynaklarının tüketim hızının, yenilenme sürecinden daha hızlı olduğuna erişilmiştir. Yani böyle giderse su kaynaklarının tükenmesi an meselesidir.

Dünyada su kıtlığı çekilen bölgeler nereler?

Birleşmiş Milletler tarafından sunulan bir araştırma raporuna göre, dünya genelinde 1 milyarı aşkın insanın suya ulaşımda sıkıntı yaşadığı belirtiliyor. Su kıtlığının insan için gerekli yaşam koşullarını da bir hayli düşürdüğüne dikkat çekiliyor. Kişi başı düşen su miktarının en fazla düştüğü bölgeler ise Kuzey Afrika ve Batı Asya şeklinde.

Su tüketimine önlem alınmadığı ve su yönetimin doğru yapılmadığı takdirde, bu listeye hiç beklenmeyen ülkelerin eklenmesi de mümkün. Bu sebeple, su tasarrufunun bireysel olarak başlayıp, toplumsal önlemlerle artırılması gerekir.

Tasarruf yapmanın yolları nelerdir?

TÜİK verileri incelendiğinde Türkiye, su stresi çeken, yani su azlığı yaşayan ülkeler arasında sayılıyor. Bunun anlamı, tasarrufa yönelme yapılmadığı takdirde ülkemizin de su fakiri olabileceğidir. Bu bakımdan sular bitiyor mu sorusunun yerini, suyu nasıl koruruz almalıdır.

Ülke çapındaki tasarrufların başını, evde atılan ufak adımlar alır. Bu bakımdan, bilinçli yetişkinlerden gelecek nesillere de su bırakmak adına bazı önlemler alması beklenmektedir. Su tasarrufu yapmak açısından en uygun alanlar mutfak ve banyodur.

Bulaşıkları makinede yıkamak, makineyi tam dolmadan çalıştırmamak, meyve ve sebzeleri musluk altında değil de bir kabın içerisinde yıkamak; ufak tasarruf adımlarıdır. Su tasarrufu amaçlı tasarlanan musluk başlıkları da bu konuda yardım alınabilecek aparatlardır.

Duş süresini kısaltmak, diş fırçalarken ve tıraş olurken musluğu kapatmak ve sifon kullanımına dikkat etmek de banyo önlemleri arasındadır. Çamaşır makinelerini de tıpkı bulaşık makinelerinde olduğu gibi tam doldurmadan çalıştırmamak gerekir. Görünüşte küçük ve uygulamada basit olan bu eylemler uzun vadede ciddi bir tasarruf sağlar. Bu tasarruf su kaynaklarının israf edilmesine engel olduğu gibi, faturalarınızı da hafifletmeye yardımcı olur.

Tasarruflu anne ve babalar, israftan kaçınan genç nesillerin yetiştirilmesi demektir. Çocukların anne ve babalarını taklit etme eğiliminde oldukları düşünülürse, su tasarrufu için atılan her bir adımda yeni bir destekçi kazanılır. Suyun varlığı yaşamın devamlılığı demektir ve bu devamlılığı korumak yediden yetmişe hepimizin görevidir.

Suyun yokluğu; besin kıtlığı, salgın hastalık ve yaşamın sonu demektir. Bu tip felaketlerle karşılaşmak istemiyorsak tasarruf yapmaya bugünden başlamamız gerekir. Unutmamalıyız ki, büyük değişimlerin birçoğu küçük adımlarla başlar.

YAZI: İPEK ATACAN