“Süper Kadın” Hastalığı; Fibromiyalji

ID 121693702 © Anny Ben | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 121693702 © Anny Ben | Dreamstime.com

Modern kadın, hem evde, hem işte mükemmel olmak istiyor. Ancak mükemmeliyetçi kadınları ’süper kadın hastalığı’ olarak bilinen fibromiyalji tehdit ediyor. Ağrı, yorgunluk ve halsizlikle kendini gösteren hastalık, yaşam tarzının değiştirilmesi ile tedavi edilebiliyor. Ancak, stres devreye girdiği an hastalık yeniden tekrarlayabiliyor.

Sabahları yataktan kalkarken zorlanıyor musunuz? Eklem ve kaslarınızda hissettiğiniz ağrılar günlük yaşamınızı sekteye mi uğratıyor? Halsizlik ve yorgunluk hissi artık sizin için bir vazgeçilmez mi oldu? Doktora başvurmadan önce kendinize birkaç dakika ayırın ve düşünün. Aynı anda kaç işi birden yapmaya çalışıyorsunuz? Aslında, siz her şeyin mükemmel olması için uğraşırken sağlığınız alarm veriyor. Fiziksel ve psikolojik durumunuz, günlük hızınıza yetişemiyor. İşte burada devreye Fibromiyalji hastalığı giriyor.

Fibromiyalji (FM); hassas, mükemmeliyetçi kişilerin hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle sırt, boyun, omuz ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın kas-eklem ağrısı, yorgunluk, sabah tutukluğu ile kendini belli eden kronik bir kas iskelet sistemi hastalığı.

Her yaşta ve hem kadın hem de erkeklerde de görülebilmekle birlikte; en sık 30-60 yaş arasında, daha çok sosyoekonomik açıdan daha üst seviyede yaşayan ve stresli bir yaşam temposu olan kadınlarda görülüyor. Her şeye, her yere yetişmeye çalışan bu kadınların çevresindeki insanlardan da birçok beklentisi oluyor. Her şey zamanında ve mükemmele yakın yapılmalı. Bu kişiler, bir o kadar da verici olurlar. İşte bu yüzden, yakın çevresi de onlardan daimi olarak bazı beklenti içerisinde bulunuyor.

Bu belirtilere dikkat: Üç ayı aşkın süredir devam eden yaygın vücut ağrısı. Kaslarda ve eklemlerde hissedilen bu ağrı, vücudun farklı yerlerinde en sık da boyun, bel, kol, göğüs, kalça ve bacaklarda hissediliyor. Soğuk ve nemli havalarda ağrılar şiddetlenebiliyor. Uyku bozuklukları çok sık görülüyor. Sabahları tutukluk ve ilerleyen saatlerde yorgunluk, gerilim veya migren tipi baş ağrısı ile sersemlik hissi yaşanabiliyor.
Konsantrasyon güçlüğü çekiliyor. El, kol, ayak, bacak veya yüzde hissizlik ile karıncalanma hissedilebiliyor. Karın ağrısı, şişlik, kabızlık gibi mide-bağırsak şikayetleri olabiliyor. İdrara sık çıkma gibi şikayetler tek tek görülebileceği gibi hepsi bir arada da yaşanabiliyor.

“Süper kadın” hastalığına yakalanmamak için: Stresi hayatınızdan uzak tutun. Haftada en az dört gün egzersiz yapın. Spor salonuna gitmek için vaktiniz yoksa yürüyün, koşun, bisiklete binin. Bol bol dinlenin ve tatil yapın. Kendinize vakit ayırın. Sağlıklı beslenin.

Hastalığın tedavisi dört aşamada gerçekleşiyor. Önce ağrıyı azaltmak ve uykuyu düzenlemek için ilaç tedavisine başlanıyor. Ardından kasları germek ve kardiyovasküler uyumu artırmak için egzersizlere önem veriliyor. Tedavinin üçüncü aşamada kas spazmını azaltmaya yönelik gevşeme egzersizleri öneriliyor. Son basamak olarak da hastaların, hastalığı anlamaya ve baş etmeye yardımcı eğitim programları veriliyor.

Fibromiyalji hastaları genellikle uygulanan fiziksel ve psikolojik tedavi sonucu hayat alışkanlıklarını ve yaşam kalitelerini değiştirebilirse hastalıktan kurtulabiliyorlar. Ancak hiçbir hasta tamamen stresten uzaklaşmayı başaramadığı için belirli aralıklarla uzman bir fizyoterapist tarafından tedaviye alınıp hayatlarının bazı dönemlerinde ağrılı, bazı dönemlerinde ise ağrısız bir yaşam sürme alışkanlıklarını kabulleniyorlar.

Fibromiyalji hastalığının ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinmiyor. Hastaların çoğunda uzun süreli yanlış postür (duruş) veya hastalık nedeniyle ya da tekrarlayan yaralanmalar sonucunda ağrı yaşanabiliyor. Aşırı stres, düşme, çarpma, özellikle trafik kazası gibi travmaların merkezi sinir sistemine etki ederek FM’e yol açtığı da ileri sürülüyor.

Modern toplum, hem annelik rolünü, hem de başarılı iş kadını ve bir eş rolünü üstlenen kadınlara ‘süper kadın’ algısıyla ağır bir toplumsal sorumluluk yüklüyor. Çalışan kadın; anne olarak yeni doğan bebeğinin veya hasta olan çocuğunun yanında bulunmak isterken, çalışan olarak iş yerinin çalışma saatlerini elinden geldiğince üretken şekilde tamamlamak zorunda kalıyor. Bilgi toplumu bir taraftan bebeğin en temel gereksinimin annesi olduğu söylerken diğer taraftan çağdaş kadının erkekle omuz omuza iş dünyası içindeki mücadelesini de savunur. Modernizm, İslami yaşam anlayışının aksine kadını doğasından apayrı bir konumlandırmayla büyük bir sömürü düzeninin itaatkar başrolü haline getiriyor. İşte Fibromiyalji de bu modern toplumla dayatılan yeni “süper kadın” modelinin bir sonucudur.