Sürekli Olumsuz Düşünen İnsanlarla Baş Etmenin Bir Yolu Var mı?

ID 162569772 © Olivier Verriest | Dreamstime.com
ID 162569772 © Olivier Verriest | Dreamstime.com

İslam inancında kişiye zarar verme olasılığı bulunan üç temel unsurdan bahsedilir. Bunlar ilki kişinin kendi nefsi, ikincisi şeytanın türlü vesveseleri üçüncüsü de kötü arkadaşlıklardır. Peygamber Efendimiz, bir hadisinde, “Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. Kiminle dost ettiğinize dikkat edin!” (Hakim) diyerek mümin kimseleri bu konuda açıkça uyarır.

Bir başka hadiste de “Kötü arkadaş, demirci körüğü gibidir. Üflenince, ateş kıvılcımları seni yakmazsa da kokusu rahatsız eder.” (Buhari) buyururlar. Buradan anlaşılacağı üzere kötü arkadaş seçimi kişinin tüm yaşamı üzerinde etkilidir.

Salih kimseler, dostlarının dertlerine ortak olmaya ve onların sevinçlerini paylaşmaya çalışırlar. Bu bağlamda, kişi en zor anında bile destek bulduğu ve Allah zikrini kalbinden düşürmeyen insanlarla dost olmaktan fayda sağlar. Sürekli olumsuzluklardan bahseden ve insanın enerjisini düşüren kişiler ise uzun vadede yarardan çok zarar verirler. Bu tarzdaki insanlarla baş etmek içinse izlenebilecek değişik yöntemler vardır.

Bu insanlara karşı gerekli sınırı çizmek: İslam’da insanın hem yaşadığı dünyasına hem de ahiretine zarar verecek işlerden uzak durulması tembih edilir. Sürekli negatif düşünceler yayan ve yalnızca kendi dertlerine odaklanan insanlar da, bu özelliklerinde ısrarcı olmaya devam ederlerse, çevreleri için birer baskı haline gelirler.

Bu tipteki insanlara karşı bazı sınırlar çizmek, aslında kişinin kendini korumasıdır. Bu korumaya da görüşme aralığını olabildiğince az tutmakla başlanabilir. Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse, yanında sigara içilmesinden rahatsız olan bir kimsenin sigara içilen alandan uzak durması gerekir.

Tartışmaya girmekten kaçınmak: Empati, diğer insanların ne hissettiğini anlamanın güzel bir yoludur. Ancak sürekli olumsuz düşünen kimselerin çözüm odaklı hareket etmesi biraz zor bir davranış modelidir. Bu sebeple, empati kurulup kendisine türlü yollar gösterilse bile bunu umursamayabilir ve konuyu tartışma boyutuna getirebilirler.

Böyle durumlarda yapılması gereken en güzel hareket, tartışmadan ve kalp kırmaktan olabildiğince uzak durulmasıdır. Konuyu değiştirmeye çalışmak ya da herhangi bir bahane ile ortamdan uzaklaşmak, tartışmayı geçiştirmek için oldukça iyi adımlardır.

Zaman zaman eleştiride bulunmak: Sürekli olumsuz düşünmek kişinin hem kendisi hem de çevresi için yıpratıcı bir durumdur. Büyüklerimizin değerli bir sözünde “Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir” denir. Buradan yola çıkarak, karşıdaki insanla bağları kaybetmeden önce onu düzeltmeye çalışmak gerekir.

Zaman zaman ve kontrollü bir biçimde yapılan eleştiriler bu noktada işe yarayabilir. Negatifliği hayat tarzı haline getirmiş kimselere bunun iyi bir alışkanlık olmadığı söylenebilir. Sabır, şükür ve bunların mükafatlarından bahsedilebilir.

Sorunlardan değil çözümlerden bahsetmek: Her ne olursa olsun, hatta karşı taraftan tepki gelmese bile, sorunlara odaklanmak yerine çözümlerden bahsetmek daha faydalıdır. Bu konuda ısrarcı olmak, zaman içerisinde olumsuz düşüncelerin kırılmasına ve karşıdaki kimsenin daha pozitif düşüncelere bürünmesine yardımcı olabilir.

Karşı tarafın sorunlarını benimsememek: Arkadaşının derdine ortak olmak ve bu dertleri onunla birlikte yüklenmek, iki kişi arasındaki muhabbetin ve gerçek dostluğun bir göstergesidir. Ancak en ufak problemi bile büyüten ve her durumda en kötü senaryoyu aklına getiren insanlar için bu durum geçerli değildir. Çünkü bir süre sonra onunla birlikte empati yapanlardan da bu olumsuzluklardan etkilenmeye ve daha düşük bir enerji ile yaşamaya başlarlar.

Kişinin sağlığı kendisine emanettir. Bu bağlamda, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını korumak kişinin kendi sorumluluğundadır. Sürekli olumsuz düşünen birinin peşinden gitmek de uzun vadede kişinin kendi ruhuna zarar verir ve şükretmeyi unutturur.