Tasarruf Yapılabilecek Basit ve Pratik Adımlar

irina-ba-Aop_-stOpnM-unsplash
Fotoğraf: Irina Ba-Unsplash

İslam; yeme, içme ve harcama konusunda aşırı tüketime gidilmemesini ve bir denge sağlanmasını ister. Kur’an-ı Kerim içerisinde de bu konu açık bir şekilde ifade edilir. Bu bağlamda, bir ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

“Ey Ademoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Araf Suresi, 31. Ayet)

Buradan anlaşılacağı üzere insan helal olan dünya nimetlerinden ihtiyacı kadar faydalanabilir. Bunları israf ederek aşırı tüketmek ise dinimizce hoş görülmez.

İsraf çeşitleri… İslam’da israf konusuna yalnızca dünya nimetleri olarak bakılmaz. Bu bakımdan örnek verilebilecek manevi israflar aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Rızık israfı: Dinimiz insanlara rızık kazanmak için çalışmalarını emreder. Bütün peygamberler de dünya rızkını kazanmak için çeşitli mesleklerle uğraşmıştır. Tembellik ederek, çalışmayı erteleyen ya da çalışmamayı tercih eden kişi, rızkını israf etmiş sayılır.

Hayat israfı: Allah, insanların dünya hayatına yatırım yapmasını ve ahiretini kazanmak için de ibadet etmesini ister. Nefesin ne zaman son bulacağı bilinmediğin, yaşanan her ana kıymet verilmeli ve Allah’ın hoşnut olacağı işler yapılmalıdır. Bunun dışında akıp giden ömür, aynı zamanda israf edilmiş sayılır.

İbadet israfı: İmkanı elverişli olmasına ve sağlığı müsaade etmesine rağmen bir kimse, ibadetini aksatıyorsa, bu da bir israf çeşididir.

İnfak israfı: Yardımlaşma İslam’ın tembih ettiği bir konudur. Ancak daha fazla ihtiyaç sahibi inan beklerken, yalnızca şahsi olarak yakınlık duyulan kişilere destek olmak da bir nevi israftır. Bu bağlamda hayır yapılacak kişinin durumundan ve ihtiyacının büyüklüğünden haberdar olunmalıdır.

Peygamber Efendimiz’in israf karşısındaki tutum ve davranışları nelerdir? Peygamber Efendimiz; yeme, içme ve harcama konusunda her zaman örnek bir kimse olmuştur. Enes bin Malik’ten “Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) bir sa ve nihayet beş müdd su ile gusleder, bir müdd suyla da abdest alırlardı.” (Buhari) ifadesi aktarılır. Buradaki ölçü birimleri günümüze çevrilirse Peygamber Efendimiz’in yaklaşık olarak yarım litre suyla abdest aldığı anlaşılır.

Hz. Muhammed’in su israfına karşı olan hassasiyeti Hz. Ra’d ile olan konuşmasından da anlaşılabilir. Buna göre, Hz. Sa’d bolca suyla abdest alırken, Hz. Muhammed onu görür ve “Bu israf da ne?” diye sorar. Bunun üzerine Hz. Sa’d “Abdestte israf olur mu?” diyerek cevap verir. Peygamber Efendimiz de karşılık olarak “Evet, akan bir nehir kenarında olsan bile!” (İbn-i Mace) buyururlar. Bu kıssadan anlaşılacağı üzere eldeki nimet ne kadar fazla olursa olsun, israfa girilmemelidir.

Kolayca yapılabilecek tasarruf yöntemleri vardır. Günümüz dünyasında ihtiyaç fazlası ürünlere bile ulaşmak oldukça kolay. Bu noktada tasarruf etmek isteyen kişilerin yapması gereken ilk iş, ihtiyaç fazlası ürünlere harcama yapmaktan kaçınmaktır. Bunun dışında evlerde bilmeden yapılan bazı hatalar da fazla su ve enerji harcanmasına neden olur. Aşağıda sıralanan bu davranışlardan sakınmak, dinimizin hoş görmediği israfın önüne geçmeye yardımcı olur.

Kış aylarında yıkanan çamaşırları, kombi petekleri üzerinde kurutmamak. Islak çamaşırlar petekten ısı çıkmasını engeller ve oda sıcaklığının düşmesine neden olur.

Çamaşır ve bulaşık makinelerini çalıştırmadan önce tam olarak dolmalarını beklemek. Çamaşır makinelerinin yalnızca bir seferde 180 litreye yakın su harcadığı bilinir.

Bayatlayan ekmekleri kurutarak, daha sonrasında uygun içeriklerde kullanmak.

Ekmekleri sofraya dilim halinde getirmeye özen göstermek. Ucundan koparılan parçalar, kimse yemek istemediğinden israf olabilir.

Sebze ve meyveleri çeşmede akan suyun altında yıkamamak. Bunun yerine geniş bir kaba su doldurmak ve hepsini burada yıkamak.