Tasavvuf Bize Ne Anlatıyor?

can-cansa-GTg7qzP-yMM-unsplash
Fotoğraf: Can Cansa-Unspalsh

Tasavvuf genel kapsamda kalp temizliği ve güzel ahlakı konu alan bir düşünce biçimidir. Bunu benimseyen kişilerin ruh olgunluğuna ve manevi zenginliğe önem verdiği görülür. Hicri takvime göre 3. yüzyıldan önce iç dünyasına yönelen kişilere zahid ve abid denildiği görülür. Bu tarihten sonra ise tasavvuf ve sufi gibi terimler ortaya çıkmıştır. Günümüzde de tasavvuf kapsamlı bir ilim ve davranış biçimi olarak ele alınır.

Tasavvuf düşüncede esas amaç müminleri terbiye ederek, manevi açıdan yükseltmektir. Bu amaca ulaşmak ise ancak dünyadan çok ahirete yönelik işler yapmakla mümkün olur. Maddiyattan daha çok maneviyata değer vermek, daha nitelikli ibadetler yapmak ve nefsi terbiye etmek tasavvufun öğretileri arasındadır. Zaten, İslamiyet de müminlerin dünya hayatına dalım gitmemesini tembih eder.

Tasavvufun anlaşılması için neler yapmalı? Tasavvuf, kişinin kendi iç dünyasına dönmesi olarak ifade edilebilir. Bu davranış biçiminin anlaşılabilmesi ise tasavvufi düşüncenin temellerini öğrenmekle başlar. Tasavvuf tarihini incelemek iyi bir başlangıç noktasıdır. Bunun yanı sıra Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Mevlana Celaleddin Rumi gibi tasavvuf öncülerinin düşünlerini içselleştirmek de tasavvufun anlaşılmasına yardımcı olur.

Mesnevi’den aktarıldığı üzere bir gün Hz. İsa’ya “En korktuğunuz şey nedir?” diye sorulur. Hz. İsa da “Allah’ın gazabıdır.” diyerek cevap verir. Bunun üzerine “Peki bundan nasıl korunuruz?” diye sorulduğunda da “Kendi öfkenizi yenerek.” der. Bu kısastan da anlaşılacağı üzere tasavvuf aynı zamanda nefsin terbiye edilmesidir. Tasavvufu anlamak isteyen kişinin de öncelikle kendi arzu ve nefsini kontrol etmesi gerekir.

Tasavvufi düşüncede ele alınan konular neler?

Tasavvufi düşüncelerin hepsinde kalp ön plana çıkarılır. Bu sebeple tasavvufun kalp ilmi olarak ifade edildiğiyle de karşılaşılır. Bu davranış biçiminde ele alınan temel konularsa Allah korkusu ve Allah sevgisi olarak sıralanır. Allah korkusu hem Kur’an-ı Kerim’de hem de Hz. Muhammed’in hadislerinde geniş bir yer kaplar. Burada inanların Allah’tan başka kimseden korkmaması gerektiğinden, günah işleyenlerin de mutlaka cezalandırılacağından bahsedilir.

Başta peygamberler olmak üzere tüm İslam alimlerinin de Allah’tan korktuğu görülür. Tabii buradaki korkma mahiyeti cezalandırılmanın yanında Allah’a olan sevgiden kaynaklanan bir çekinme duygusunu da temsil eder.

Allah sevgisi, ahlak ve ibadetin temelini oluşturur. Müminlerin yaptığı işlerde ancak Allah sevgisi bulunursa bir anlam bulunur. İslam inancında kulların Allah’ı sevdiği gibi Allah da kullarını sever. O’nun hangi kullarını sevdiği de Kur’an’da kesin bir şekilde ifade edilir. Bu ifadelerde sevilen kulların; sabırlı ve temiz olduğundan, takva, tevekkül ve ihsan sahibi olduğundan ve tövbe ettiğinden bahsedilir. Bu terimlerde tasavvuftaki Allah sevgisinin temellerini oluşturur. Tasavvuf davranışlarına göre seven kimse sevdiğine itaat eder. Bu sebeple de tasavvufi düşünceyi benimseyenler Allah’ın isteklerine uygun davranır ve O’nun sevdiği işleri yapmaya çalışır.

Tasavvufun dini temelleri neler?

Tasavvuf, insan hayatının tümünü ilahi bilgiler doğrultusunda şekillendirir. Bu esnada da Kur’an-ı Kerim ve sünnet olmak üzere iki dini temeli kullanır. Bu bağlamda, tasavvuf aynı zamanda İslam’ın manevi ve ruhani boyutu olarak da kabul edilir. Tasavvufi davranışların tümünde Allah’ın rızası, ahiret hayatı ve orada erişilecek nimetler ön planda tutulur. Dünya hayatı ve kazançları bunların önüne hiçbir zaman geçmez. Kur’an-ı Kerim’in çok sayıda ayetinde de dünya yaşamının geçici olduğundan ve esas olanın ahiret yaşamı olduğu vurgulanır.

A’la Suresi’nde konuyla ilgili “Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı ve süreklidir.” denilir.