Yunus Emre ve Tasavvuf Aşkı

Photo 128918800 © Janusz Pieńkowski - Dreamstime.com

Yunus Emre bir tasavvuf ve halk şairi olarak hem yaşadığı dönemde hem de sonrasında en çok sevilen şairlerden biri oldu. Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsüydü. Toplumların geçmişlerine baktığımızda, onları yükselten çağlarda değerli kişilerin yaşadığını görürüz. Bir tasavvuf şairi olarak Yunus Emre de onlardan biriydi.

Bulunduğu çağ içinde inandığı değerleri insanlara sanatla anlattı. Sevgi, hoşgörü, birliktelik, Allah sevgisi onun yaydığı değerlerin başında geliyordu. Onunla çağdaş olan pek çok değerli isim de elbet vardı. Mevlana, Hacı Bektaş Veli bu isimlerden öne çıkanları.

Yunus Emre tasavvuf düşüncesini anlatırken, Kuran-ı Kerim ve hadislerini kaynak edindi. Eserlerinde ilahi aşk her zaman işlediği bir temaydı. Tasavvuf düşüncesinin önemli değerleri ahlaki kurallar, insan sevgisi en çok vurguladığı konular oldu.

Ünlü halk ozanı, tasavvuf inancına bağlı olarak tam kırk yıl boyunca Şeyh Tapduk Emre’nin kapısında hizmet etti. Bu süreç zarfında “ben” anlayışını terk etti, biz anlayışı ile sadece Allah rızası için hizmette bulundu.

Şair Yunus Emre, Tapduk Emre’ye ettiği kırk yıllık hizmetten sonra istediği mertebeye erişemediğini düşünerek tekkeyi terk eder. Daha sonra yolda başına gelen olay ona yanlış düşündüğünü gösterir.

Bu olay da şudur; tekkeden ayrıldıktan sonra bir mağarada yedi kişiyle karşılaşır. Onların yemeğini yer sonra onlarla dua eder. Dua ederken de “onlar kime dua ediyorsa ben de o kişiye dua ediyorum.” der. Bitince Yunus Emre’ye kim için dua ettiğini sorarlar, o da önce siz söyleyin der. Onlarda “Tapduk Emre’ye kırk yıl hizmet eden kişinin hürmetine ettik.” derler. Bu olay üzerine tekkeye geri döner.Tasavvuf inancı arayanın aradığını bulacağını söyler.

Yunus Emre evlendi mi? Çocukları oldu mu bilemiyoruz. Seyahatleri hakkında da kısıtlı bilgiye ulaşıyoruz. Kayseri, Azarbeycan, Nahçıvan , Tebriz ve Şiraz’a gittiğini biliyoruz. Değerli halk ozanımız, Türk tasavvuf edebiyat alanındaki çalışmalarında kendine has üslubu dikkat çekti.

Divan şiirini de etkiledi.  Yunus Emre dizelerini tasavvufla besledi. Yunus Emre şiirleri daha ilk yazıldığı dönemden itibaren ezberlenerek okundu.

Yunus Emre bazı kerametler ile de hatırlanıyor

Tasavvuf şairinin Türk- İslam kültürünü her yönüyle yaşadığını biliyoruz. Kıymetli halk şairi tasavvuf şiirlerini yazarken halka yakın bir dil kullanmayı tercih etti. Bu şiirleri öz Türkçeydi. Yunus Emre için halk şairi yerine halkın şairi tanımlaması yapılır.

Derin tasavvuf sevgisini hem hece ölçüsüyle hem de aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlerinde anlattı. Yunus Emre iki eser bıraktı biri Risaletü’n  Nushiyye diğeri de Divanıdır. Derin İslam düşüncesinin büyük şairinin rivayetleri Vilayetname’de geçer. Bir rivayete göre şeyhinin kızıyla evlendiği söylenir.

Şair tasavvuf inancına göre kendisini aşık olarak tanımlar. Bu onun en önemli özelliğidir. Onun hayatına yön veren bu tasavvuf inancına dayanan aşkıdır, o da Allah aşkıdır.

Şaire göre Allah’a ulaşmanın yolu nedir?

Ona göre Allah’a ulaşmanın yolu yeryüzündeki çirkinliklerden arınarak olabilir. Ozanın tasavvuf anlayışında Allah’ı tanımak nefsini tanımakla mümkündür. Bu düşünce onun şeyhiyle yaptığı ilk konuşmada duyduğu düşüncedir. Nefsini bilen kişi rabbini de anlar. Dünyada yaşadığımız her şey sadece bir sınavdır. Başına gelen tüm olaylar onun içindekini dışarı çıkarması için başına gelenlerdir.

Karşımıza çıkan her iyilik ve kötülük yine Allah tarafından karşımıza çıkarılmıştır. Eğer bu durumu kavrarsak halimizden memnun olabiliriz. Başımıza gelen tüm olaylardan sonra döneceğimiz kişi Allah’tır. Kendisine göre ilim de Allah’a ulaşmak için bir araçtır. Şaire göre gönül kitabı yedi deniz mürekkep olsa yine de yazmaya yetmez.