Teknolojinin Kölesi Değil Efendisi Olalım!

ales-nesetril-Im7lZjxeLhg-unsplash
Fotoğraf: Ales Nesetril-Unsplash

Teknoloji denilince aklımıza ilk telefon, televizyon, bilgisayar, gibi elektronik aletler gelirdi; fakat teknolojinin gelişme hızına bir anda yeni bir boyut kazandıran, internetin hayatımıza girmesiyle dijital dünya ve o dünyanın iletişim araçlarıyla da tanışmış olduk.

Yaşamımızın her alanda var olan bu araçlar kitlesel iletişimde bizi birbirimize bağlıyor ve küresel bilgi akışının sağlayıcıları oluyorlar. Uzakları yakın eden, kitlelere yön veren bu büyük gücün bilinçli ve kontrollü kullanılması, insanı makinelerin kölesi değil efendisi konumunda tutar. İlk çağlardan bu yana teknoloji! İnsan beyninin gelişme süreci, hayatta kalma savaşı ve merak duygusuyla doğru orantıda ilerleyen teknolojinin günümüze kadar kat ettiği mesafe binlerce yıl öncesine dayanır.

Teknoloji, İnsanların gereksinimleri ve ihtiyaçları doğrultusunda icat ettikleri her türlü buluş, araç, gereç ve makinelerdir. Bir ihtiyacın giderilmesi için gereken her türlü malzeme ve ürünün bir araya toplanmasıyla ve sonucunda elde edinilen bilginin yayılmasıyla meydana gelir. İnsanın çok basit araçları kullanıp hayatı kolaylaştırmasıyla başlayan teknoloji, günümüzde de hızla ilerleyen bir yapıya sahip.

Teknoloji, günümüz teknolojisinin araç ve gereçleri gibi olmasa da insanlığın tarihi boyunca var olmuştur. İlk çağlardan bu yana insanın temel ihtiyacı olan beslenmek için avlanma isteği ve bu yönde icat ettiği her türlü alet teknolojik bir üründür. Beslenme sorununun ortadan kaldırmasından binlerce yıl sonra yiyeceklerini pişirmek, ısınmak, aydınlanmak için bulduğu ateş de teknolojik bir üründür. Daha sonrasında gelişen insan beyni, nasıl üretirim merakıyla tarımı icat etmiştir. Ekme, biçme, sulama, toplama için kullandığı her türlü malzeme de teknolojik gelişme olarak kayda geçmiştir. İlkel teknoloji olarak adlandırabileceğimiz bu gelişmeler insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla deneyimledikleriyle ortaya çıkmıştır. Buldukları bilgiyi işleme koymuş geliştirmiş ve insanlığa katkı sağlamak için de bilgisini yaymıştır.

Bundan 800 bin yıl önce ateşin bulunması da teknolojik gelişme, şimdilerde robotların yapımı da. Teknoloji insanın var olduğu sürece hep var olacak ve gelişecektir. Şimdilerde teknolojik gelişmelerin hızına yetişmekte insanoğlu çok zorlanıyor. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojisi hayatımızı baştan sona değiştirmeye başladı. World Internet Users Statistic verilerine göre dünya nüfusunun %54’ü internete bağlı.

İnternet en hızlı yayılan iletişim aracı oldu. Hayatın kolaylamasında çok önemli bir yeri olan internetin icadı sayesinde insanlar bilgiye daha çabuk ulaşıyor. Eğitim, sağlık, ticaret, haberleşme ve aklımıza gelebilecek birçok alanda internet teknolojisini kullanıyor. Bilgisayarlarımız, tabletlerimiz akıllı telefonlarımız sayesinde internete bağlanıp sosyalleşiyor, bilgi akışını sağlıyor, ticaret yapıyor, online eğitimler alıyor, film izliyor, kitap okuyoruz. Aklımıza gelebilecek her alandaki gelişim ve iletişimi internet sayesinde yakalayabiliyoruz.

Dijital dünyanın bilgi, belge, video, fotoğraf gibi yazılı ve görsel verilerin paylaşılabildiği internet ortamı iletişimi çok daha hızlı ve kolay hale getirdi. Bilgiye rahat ulaşılabilirliği sayesinde öğrenmek istediğimiz konulara kimseye ihtiyaç duymadan zamansız ve mekansız ulaşabiliyoruz. İslam’da sosyal medya ve internetin kullanılmasının caiz olup olmadığı sorusu bu iletişim aracının nasıl kullanıldığına bağlıdır.

İslam dini hakkında merak edilen her türlü bilgiye internet ve sosyal medya sayesinde kolay bir şekilde ulaşılır. Namaz hakkında bilgiye sahip olmak isteyen kişi bu konudaki video ve görsellere bakarak namaz kılmayı, abdest almayı, kıblesini bulmayı öğrenip uygulayabilir. İslam hakkında yapılan seminerlere ve sohbetlere katılmak imanını geliştirmek için merak ettiği dini yazı ve makaleleri okumak alimlerin kitap ve tefsirlerini araştırmak amacıyla kullanılan internet ve sosyal medyanın hiçbir zararı yoktur.

İnternet ve sosyal medyanın ölçüsüz kullanılması birçok zararı beraberinde getirir. İnternetin kullanım amacını bilen ve bunu kendi faydası doğrultusuna kullanabilen kişiler teknolojinin nimetlerinden doğru faydalanan kişilerdir; ancak bu mecranın ahlaki değerlere zarar verici nitelikte video ve fotoğraf paylaşılarak kullanılması, ev aile hayatını tehlikeye atıcı ilişkilerin yaşanması, zenginin yoksulu düşünmeden lüks yaşam ve hayatlarını imrendirecek şekilde yayınlaması toplumda uçuruma ve ahlaki yozlaşmaya sebep olur. Bir kitle iletişim aracı olduğu için de bu yayın ve hesapları takip eden kişilerde kıskançlık, yalan, zina, kısa yoldan zengin olma isteği uğruna, ahlaksızlık etme gibi düşük değerlerin doğmasına sebep olur.

İnternetin sunduğu imkanları iyi değerlendirmek, mantılık davranıp lehimize kullanmak doğru olandır. Sosyal medyayı İslam dininin güzelliğini gölgeleyen, bilgi kirliliğini ortadan kaldıran ve İslam felsefesinin derinliğini anlatan aydınlatıcı hesap ve yayınların yapılması bu dininin herkes tarafından sevilmesine iyi bir vesile olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!