Ticarette Uyulması Gereken Ahlak İlkeleri Nelerdir?

marten-bjork-6dW3xyQvcYE-unsplash
Fotoğraf: Marten Bjork-Unsplash

İslam hem dünya hem de ahiret yaşamı için çalışılmasını emreder. Hatta, Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerin hepsinin de tebliğ dışında başka meslekleri icra ettikleri bilinir. Bu bağlamda, İslam inancında çalışmak da bir çeşit ibadet olarak kabul edilir. Ancak bu noktada kişinin helal yollarla çalışması ve imanlı olması gerekir. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz bir gün Hz. Muaz ile karşılaşmış ve “Ya Muaz, ellerin nasırlaşmış.” demiştir.  Hz. Muaz da “Evet ya Resulallah, kazma elimde toprakla meşgul oluyor ve bu sayede çoluk çocuğumun nafakasını kazanıyorum.” diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine Hz. Muhammed, Hz. Muaz’ı öper ve “Bu eli cehennem yakmaz.” (Tibyan) buyurur. Buradan anlaşılacağı üzere ailesini geçindirmek üzere çalışan ve alın teri dökenler dinimizce övülür.

İslam’da çalışmanın önemi… Bireysel çalışma kişinin, kendisinin ve ailesinin geçimini sağlar. Ancak toplum açısından bakıldığında bireylerin çalışması ülkelerin de refah seviyesini artırır. Bu bakımdan, çalışmaya devam etmek hem dini hem de toplumsal bir sorumluluk olarak kabul edilebilir. Kur’an-ı Kerim’de

“Allah, rahmetinden dolayı size geceyi ve gündüzü yarattı ki dinlenesiniz, lütfundan rızkınızı arayasınız ve bütün bunlara şükredesiniz.” (Kasas Suresi, 73. Ayet) buyrulur.

Bu ayet incelendiğinde, gündüz vakitlerinin çalışıp rızık aramak için; gece vakitlerininse dinlenmek için yaratıldığı görülür. Yani, Allah kullarının ibadet etmesinin yanı sıra çalışıp dünyevi rızkını kazanması için de imkan tanımıştır.

İslam’da üretimle ya da ticaretle uğraşarak helal yolla kazanılan nimetler hayırlı karşılanır. Ancak çalışma hayatı konusunda kişilere erdemli olmaları ve ahlaklı davranmaları tembihlenir. Bu noktada, gelir elde etmek için kurulan her sistemin önceliğinin iman ve ahlak olması beklenir.

İslam ve ticaret ilkeleri… Allah’ın insanlara yol gösterme görevi bahşettiği peygamberler de halkın içindendir ve birer meslek sahibidir. İslam peygamberi Hz. Muhammed de meslek olarak ticaret ile uğraşmıştır. Kendisi hayatın maddi ve manevi tüm alanlarında olduğu gibi, ticarette de örnek davranışlar sergilemiştir. Dinimiz, ticaret ile uğraşanlara hem iş öncesinde hem de iş sırasında bazı ilkeler edinmesini tavsiye eder. Bu bağlamda kişinin ticaret öncesinde; güvenli ortam sağlaması, iyi niyetli olması, evinden besmele ile çıkması, işe erken gitmesi ve rızkı verenin yalnızca Allah olduğuna inanması gerekir. Nitekim peygamber efendimiz “Allahu Teala sevdiğine, rızkını kafi (yetecek kadar) verir.” (Ebuşeyh) buyurmuştur. Yani, gün sonunda elde edilen kazanca az ya da çok olması fark etmeksizin şükredilmesi gerekir. Ticaret sırasında dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise şu şekilde sıralanabilir: Ticaret esnasında hem dünya hem de ahiret yaşamını düşünerek hareket etmek ve haramdan uzak durmak. Helal yoldan kazanç elde etmek ve alıcının gönlünü hoş tutmaya çalışmak. Ticaret esnasında ölçü ve tartıyı doğru bir biçimde ayarlamak ve kul hakkına girmemeye özen göstermek. Kazanca kanaat etmek ve hırstan kaçınmak. Gerektiğinde alıcıya ikramda bulunmak.

İslamiyet’te kadınların çalışmasına nasıl bakılır? İslam inancında kadınların çalışmasına engel koyan herhangi bir hüküm bulunmaz. Ancak iş yaşamında kadınların haramdan sakınması ve dini hükümler çerçevesinde hareket etmesi gerekir.

İslamiyet’in yayıldığı ilk dönemlerden beri kadınlar çalışma hayatında yer almıştır. Bu bağlamda kadınların ağırlıklı olarak; terzilik ve dericilik yaptığı ile ticaretle uğraştıklarına şahit olunur. Hatta Peygamber Efendimizin ilk eşi olan Hz. Hatice’nin de ticaretle uğraştığı bilinir. Peygamber Efendimiz, “Helal kazanmak için sıkıntı çekene, cennet vacip olur.” (Gazali) demiştir. Buna göre, ailesi ve kendi için helal yolla para kazanmak isteyenler iyilikle müjdelenmiştir.