Tilavet Secdesi ve Secde Ayetleri…

ID 142963618 © Apartura | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 142963618 © Apartura | Dreamstime.com

Yüce kitabımız Kur-an’ı Kerim’de on dört sure içinde geçmekte olan secde ayetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye “tilavet secdesi” denir. Tilavet kelimesi, Arapça “t-l-v-” kökünden türemiş bir mastardır ve sözlükte; bir kimseye uyup ardından gitmek, tabi olmak, okumak gibi anlamlara gelmektedir (Asım Efendi, Kamus, IV, 886-887).

İslami kaynaklara göre bu secdenin yapılması vaciptir. Kur-an’ı Kerim’de secde etmek ile ilgili geçen bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “Onlara Kur-an okunduğu zaman secde etmiyorlar!” (İnşikak Suresi, 21. Ayet)

Yine İslami kaynaklara göre tilavet secdesinin vacip oluşuna delil olarak Abdullah bin Ömer (r.a) şöyle bir rivayette bulunduğu öne sürülür: “Peygamber (S.A.V) Kur-an’ı Kerim okurken içinde secde ayeti bulunan bir sureye geldiğinde secde ederdi. Biz de kendisiyle birlikte secde ederdik. Öyle ki, bir kısmımız alnını koyacak yer bulamazdı. Allah resulü (S.A.V) buyurdular ki: “Ademoğlu secde ayetini okuduğunda secde ederse, şeytan ağlayarak oradan uzaklaşır ve şöyle der: Eyvah! Adem oğlu secde etmekle emir olundu, secde etti; ona cennet var. Ben de secde etmekle emir olundum ama isyan ettim; bana da ateş var!” (Müslim, İman, 133; İbn Mace, İkame, 70) Bu rivayetler ışığında yol alan Müslümanlar Kur-an’ı Kerim’deki secde ayetlerinden birinin okunması halinde secde etmenin gerekliliği hususunda görüş birliğine varmışlardır.

Tilavet secdesi şu üç halde yapılmaktadır: Secde ayetinin kişinin kendisi tarafından okunması, secde ayetini bir başkasının okuması ve imama uyma şeklindedir. Yazımıza secde ayetleri ile devam edelim:

“Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O’na ibadetten yüz çevirmezler; O’nu tespih ederler ve yalnız O’na secde ederler.” (Araf Suresi, 206. Ayet). “Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah’a secde eder.” (Rad Suresi, 15. Ayet). “Göklerdeki ve yerdeki canlı şeyler de melekler de yalnız Allah’a secde ederler ve hiç de büyüklük taslamazlar.” (Nahl Suresi, 49. Ayet). “De ki: “İster inanın ona, ister inanmayın. O, kendilerine daha önce ilim verilmiş olanlara okunduğunda, onlar, çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar.” (İsra Suresi, 107. Ayet)

“İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimet lütfettiği peygamberlerdendir: Âdem’in soyundan, Nuh’la birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in soyundan, kılavuzluk edip seçtiğimiz kimselerden. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdelere kapanırlardı.” (Meryem Suresi, 58. Ayet)

“Görmedin mi göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah’a secde ediyor. Birçoğunun da üzerine azap hak olmuştur. Allah’ın hakir kıldığına ikramda bulunan olmaz. Allah, dilediğini yapar.” (Hac Suresi, 18. Ayet). “Dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık: Akşam-sabah birlikte tespih ederlerdi.” (Sad Suresi, 24. Ayet). “Onlara, “Rahman’a secde edin!” dendiğinde şöyle derler: “Rahman da neymiş? Senin emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç? Ve bu söz onların nefretini artırdı.” (Furkan Suresi, 60. Ayet). “Göklerde ve yerdeki sırrı açığa çıkaran, onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilen Allah’a secde etmemek gayretindeler.” (Neml Suresi, 25. Ayet).

“Bizim ayetlerimize o kimseler inanır ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde, secdelere kapanırlar ve hiç böbürlenmeyerek Rablerine hamt ile tespih ederler.”(Secde Suresi, 15. Ayet). “Gece ve gündüz, Güneş ve Ay onun ayetlerindendir. Eğer sadece Allah’a kulluk/ibadet ediyorsanız, Güneş’e, Ay’a secde etmeyin; onları yaratan Allah’a secde edin!”(Fusilet Suresi, 37. Ayet). “Artık Allah için secdeye kapanın, ibadet edin/iş yapıp değer üretin!”(Necm Suresi, 62. Ayet).

“Karşılarında Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.” (İnşikak Suresi, 21. Ayet). “Sakın, sakın! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş!” (Alak Suresi, 1. Ayet). Allah hepimizin secdede ettiği hayırlı dualarımızı kabul eylesin…